Almanya gerçekten birleşti mi?

04:00, 13/10/2026, SalıG: Güncelleme: 06:48, 13/10/2026, Salı
Yeni Şafak
Almanya gerçekten birleşti mi?
İllustrasyon: Cemile Ağaç Yıldırım

Doğu ve Batı Almanya arasındaki fark 2026 seçimlerinde kendini daha net bir şekilde göstermiştir. Üstelik söz konusu seçimler, Doğu Almanya döneminin neden olduğu kapalı toplum yapısının, dışa kapalılığın ve kolektif aidiyet arayışının bir yansıması olan düşüncenin Batı eyaletleri tarafından da benimsenmeye başladığının habercisi oldu.

Dr. Ahmed Faruk Ergün - İstanbul Medeniyet Üniversitesi

ikinci Dünya Savaşı dünya tarihinin en büyük yıkımlarından birine neden oldu. Fakat bazı ülkeler dolaylı bir şekilde savaştan etkilenirken, diğerleri doğrudan etkilendi. Savaştan doğrudan etkilenen ülkelerin başında şüphesiz Almanya geliyordu. Almanya’yı derinden sarsan savaşın ardındaki maddi yıkım değildi sadece, belki de en büyük yıkım Alman devletinin ikiye bölünmesiydi. Buna ek olarak Almanya 1949 yılında yalnızca fiilen değil, zihinsel ve sosyolojik olarak da ikiye bölünmüştü. Bir yanda Batı Bloku tarafından kontrol altına alınan ve kapitalist/liberal değerleri temsil eden Batı Almanya (BRD), diğer tarafta da Sovyet kontrolü altındaki komünist değerlerin temsilcisi Doğu Almanya (DDR).

İKİ BLOK ARASINDA PAYLAŞILAN COĞRAFYA

Bölünmeyle birlikte iki “devlet” birbirinden farklılaşmıştı veya farklılaşmak zorunda kalmıştı. BRD çoğulcu bir parlamenter sistemi, DDR ise tek parti egemenliğinde bir sosyalist düzen benimsemişti. Söz konusu farklılaşma kendini sadece haritada veya siyasette göstermiyordu, aynı zamanda ekonomik anlamda da artık “iki ayrı devlet” farklı tarzlar benimsemişti. BRD tarafında sosyal piyasa ekonomisi, DDR tarafındaysa merkezi planlı bir ekonomi modeli işlemekteydi. Benzer farklılıklar uluslararası arenadaki iletişimlerde de kendini gösteriyordu; BRD NATO üyesi iken, DDR Varşova Paktı’nın bir parçasıydı.

Kısacası, iki blok arasında paylaşılan bu coğrafyada sadece rejimler değil; değerleri ve gündelik hayat pratikleri bütünüyle başkalaşmış iki ayrı toplum inşa edilmişti. Bu farklar 1989 yılında Berlin Duvarı’nın yıkılışı ve 1990’daki resmi birleşme ile ortadan kalkmış gibi görünse de DDR bir nevi BRD’nin anlayışını kabul etmek zorunda kalmıştı. Ancak kabul etmek ile benimsemek ve aidiyet duymak arasında ince bir çizgi vardı. Aradan geçen 30 yılı aşkın süreye rağmen bugün Almanya’nın siyasal ve toplumsal manzarasına baktığımızda sorulması gereken en temel soru halen geçerliliğini koruyor: Almanya zihinlerde ve toplumsal hafızada gerçekten birleşti mi? Kabullenmek tam manasıyla birleşmek midir veya haritada birleşmek aynı zamanda kültürel ve anlam dünyasında da birleşmek anlamına gelir mi?

KAFALARDAKİ DUVAR YIKILDI MI?

Özellikle son 20 yıllık süreç bazı konularda Alman toplumunda kutuplaşmayı gözler önüne serecektir. Bugün bile Federal Almanya’da siyasetten sosyokültürel kodlara kadar birçok alanda Doğu ile Batı’nın birbirinden çok keskin çizgilerle ayrıldığı görülmektedir. Bu bağlamda en bariz ayrışma vatanseverlik ve milliyetçilik gibi kavramlarda kendini göstermektedir. Nitekim BRD geleneğindeki eyaletlerde milliyetçilik, vatanseverlik gibi kavramların ifade ettiği anlam ile DDR’ye ait olan eyaletlerdeki anlamın belirgin düzeyde farklılaştığı varsayılabilir. Batı Almanya eyaletleri daha açık, çokkültürlülüğe müsait bir toplumsal zemine ve anlayışa sahipken, Doğu Almanya daha kapalı ve Alman milliyetçiliğini daha çok önemseyen bir toplumsal zemini benimsemektedir.

Bu durumun en somut tarihsel ve siyasal göstergesi, Doğu eyaletlerinde ortaya çıkan ve kısa sürede kitleselleşen hareketlerdir. Almanya’da aşırı sağın ve İslamofobi’nin toplumsal zeminindeki sembolü olan PEGİDA da bunlardan biridir. PEGİDA 2014 yılında Doğu Almanya’nın en önemli şehirlerinden biri olan Dresden’de ortaya çıkmıştır. Bir toplumsal hareket olarak PEGİDA, süreç içerisinde özellikle benimsenen çokkültürlü politikalara ve Müslümanlara karşı olmuştur. Bu yönde birçok yürüyüş ve gösteri organize eden hareketin en dikkat çekici gösterisi her pazartesi düzenlenen Montagsdemonstrationen yani “Pazartesi Yürüyüşleri” idi. Bahsi geçen yürüyüşler tesadüfi değildi. DDR zamanında “Pazartesi Yürüyüşleri” bu kez aşırı sağcı ve yabancı düşmanı bir kitle tarafından sahiplenildi. Doğu sokaklarında DDR döneminden kalan sloganlara benzer şekilde “Asıl Alman milleti biziz” iddiası benimsendi. Kendilerini bir bakıma DDR’in ve onun mirasının gerçek sahibi olarak gören bu kitle, Berlin’deki federal hükümeti, Batı eyaletlerinin elitlerini ve onların çokkültürlü politikalarını açıkça reddetti.

PAZARTESİ YÜRÜYÜŞLERİ’NDEN SANDIĞA

Bir toplumsal hareket olan PEGİDA’nın siyasi yansıması kendini aşırı sağcı AfD’de buldu. Kurulduğu 2013 yılından bu yana, gittikçe sertleşen ve yabancı/İslam düşmanlığı üzerinde kurulan siyaset anlayışı, daha çok Doğu Almanya eyaletleri tarafından benimsendi. Batı’da marjinal bir protesto hareketi olarak görüldüğü dönemlerde dahi AfD, Saksonya, Thüringen veya Brandenburg gibi eski Doğu Bloku eyaletlerinde hızla ana akım haline geldi. Yakında yapılan eyalet seçimlerinde ise çok açık ve net bir şekilde AfD artık Doğu eyaletlerinde kurumsallaştığını ve Batı Almanya eyaletlerinden de ciddi anlamda destek kazandığını gösterdi. 2026 yılında Sachsen-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern eyalet seçimlerinde AfD açık ara birinci parti oldu. Bu yıl Rheinland-Pfalz eyalet seçimlerinde birinci olmasa da oyunu önceki seçimlere göre ciddi oranda yükseltti. Zamanında DDR eyaletlerinin savunduğu düşüncelere benzer düşünceler savunan PEGİDA ve AfD’nin baştan itibaren özellikle yine bu eyaletler tarafından destek görmesi söz konusu bölgesel yarılmanın kalıcı bir siyasal anlayışa dönüştüğünü göstermektedir. 2026 yılında gerçekleşen seçimler çok açık ve net bir şekilde gösterdi ki Batı eyaletlerinde merkez sağ ve merkez sol partiler ciddi oy kayıplarına rağmen sistemi bir şekilde dengede tutabilirken, Doğu eyaletlerinde geleneksel halk partileri fiilen tasfiye olmuş durumdadır.

Bütün bu tablo göstermektedir ki, 1990 yılında kâğıt üzerinde ve harita üzerinde gerçekleşen birleşme, sosyolojik olarak tamamlanamamıştır. Belki bunun en temel nedenlerinden biri 1960’lı yıllardan itibaren özellikle Batı Almanya eyaletlerine yönelen iş gücü göçüdür. Batı Almanya’nın 1960’lardan itibaren misafir işçi alımıyla başlayan ve yıllar içerisinde gelişen süreç, çokkültürlülüğün belli ölçülerde özümsendiği, dışa daha açık bir yapıya evrilme şeklinde tecrübe edilmiştir. Ancak sebep ne olursa olsun bugün hâlâ Almanya’da çok net iki kutup görülmektedir. Batı Almanya ve Doğu Almanya arasındaki fark en somut haliyle 2026 seçimlerinde kendini daha net bir şekilde göstermiştir. Üstelik söz konusu seçimler, DDR döneminin resmî ideolojisinden ziyade, o dönemin neden olduğu kapalı toplum yapısının, dışa kapalılığın ve kolektif aidiyet arayışının bir yansıması olan düşüncenin Batı eyaletleri tarafından da benimsenmeye başladığının habercisi oldu. Kısacası, elbette DDR düşüncesi tam manasıyla bugün benimsenmiyor, ancak ilginçtir ki o zamanki düşüncelerin yansımaları hâlâ aynı eyaletlerde kendini gösteriyor. Bunun en somut örneği PEGİDA ve AfD’nin özellikle başarılı olduğu eyaletlerin Doğu Almanya’nın eyaletleri olmasıdır.

Başlıklar :AlmanyaDoğuBatı
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026