Demokrasinin alternatifi askeri darbe değildir
00:00, 26/07/2013, Cuma
Yeni Şafak

Gündem
Mısır''a kıyasla daha ileri demokrasisi olduğu düşünülen Türkiye''de önceki yıllarda yapılan çok sayıda askeri darbelere karşı hiçbir etkili toplumsal tepki ortaya konulmadığı halde, Mısır''da halkın büyük ekseriyetinin, herhangi bir şiddete başvurmaksızın, meşru direnme hakkını kullanma kabilinden askeri darbe yönetimine karşı direniş sergilemesi, bu halktaki demokrasi bilincinin düzeyini göstermektedir.
Mısır''da halkın hür ve serbest iradesi ile iktidara gelen Muhammed Mursi''nin askeri darbe yoluyla görevden uzaklaştırılmasına çok değişik tepkiler verildi. Bu tepkilerin bir kısmı Türkiye''den geldi. Fakat Türkiye''den yükselen tepkiler homojen değildir. Bir kısmı, demokrasiye son veren bu müdahaleyi kesin bir dille telin ederek, demokrasinin gerekleri ile uyumlu olarak sandıktan çıkan iradeye son veren askeri müdahalelerin her türlüsüne karşı olduklarını, hiçbir ''ama''ya yer vermeksizin ortaya koymuşlardır. Diğer bazıları ise, ''aslında darbelerin her türlüsüne karşıyız, ama demokrasi, sadece sandıktan ibaret değildir'' diyerek, dolaylı bir şekilde darbeye meşruiyet ima etmeye çalışmışlardır. Askeri darbeye bazı ''ama''larla yarım ağız tepki verenler, aslında iç âlemlerinde bu hareketi destekledikleri halde, kamuoyu baskısından korktukları için, bunu açıkça dillendirememekte; amalarla dolambaçlı olarak bu meramlarını dile getirmektedirler. Hatta CHP''li Birgül Ayman Güler bunu açıkça ifade ettiği halde, parti içinden hiç bir olumsuz tepki almamıştır.
''Demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir'' sözü, Türkiye''ye yabancı değildir. 27 Mayıs 1960 askeri darbesini savunanların en çok sığındıkları gerekçe bu idi. Bunlara göre benzer durum, Mısır''da Mursi için de geçerlidir. Muhalifler, Mursi''den bazı şeyler talep etti, O, bu talepleri karşılamadığı gibi, yetkilerini güçlendirme yoluna gitti. Yani sandıktan aldığı çoğunluk desteği ile muhalefete yönelik baskıcı uygulamalara yöneldi. Peki, bütün bu bahaneler, demokrasiye kıymak için meşru görülebilir mi? Bu sorunun cevabı kesin kes hayırdır. Çünkü bütün demokrasiler aynı düzeyde olmadığı gibi, Batılı ileri demokrasilerde de, tarihin bütün dönemlerinde demokratiklik düzeyi aynı olmamıştır; bidayette demokrasi sadece sınırlı düzeyde kalmışken, zamanla bu rejim kök salmıştır. Şimdi Mısır''da demokrasiye daha yeni geçilmişken, birdenbire mükemmel bir demokrasi beklemek, siyasi toplumsal realitelerle çelişme arz eder.
DEMOKRATİK USULLER
Diğer yandan Mursi''ye yönelik müdahaleyi haklı kılacak tek meşru gerekçe ''demokratik seçim sandığı''na son vermesidir. Kaldı ki bu durumda da meşru görülebilecek müdahale, olsa olsa ancak halktan gelebilir; askeri müdahaleye cevaz verilemez. Çünkü bu durumda da demokrasi yoktur; birinin diktatörlüğünün yerini askeri diktatörlük almış olmaktadır. Kısaca bir demokraside meşru sandığın alternatifi askeri darbe değildir.
Mursi''nin muhalefetin ve sokakta gösteri yapanların taleplerine olumlu yönde karşılık vermediği doğrudur. Fakat demokratik siyaset tam da böyle bir şeydir. Birileri talep eder, siyasi iktidar lüzumlu görürse, bu talebe olumlu tepki verir, lüzumlu görmezse, olumsuz cevap verir. Bu tercihinin karşılığında da halka hesap verir.
ÖNCELİKLİ MENFAATLER
Gelelim Batı''nın tutumuna. Batı medeniyetinin temelinde insan hakları, hukuk devleti ve demokrasi vardır. Ama bu ülkelerde bir de, hemen her şeye öncelenebilen menfaatler söz konusudur. Şayet bu menfaatlerden birisi, bir Batılı ülke için birinci derecede önem arz ediyorsa, demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları gerileyebilmektedir. Burada Batı''nın, çok genellemeci bir tasnifle dünya ülkelerini ikili bir ayrıma tabi tuttuğu söylenebilir. Birincisi kendi liginde olanlar; bunlar, ileri demokrasilerdir. Diğerleri ise ileri demokrasi liginde yer almayanlardır, bunlarla ilişkilerde çeşitli menfaatlerin belirleyici olmaktadır.
Batılı ülkeler açısından, bu tür ülkelerde demokrasi ya da hukuk devletinin var olması ile olmaması çok da önemli değildir. Hatta çıkarlarına uyuyorsa diktatörlükleri, askeri yönetimleri demokrasiye nazaran daha fazla desteklemektedirler. Çünkü onlar için mühim olan çeşitli menfaatleridir. Orada yaşayan insanlar nasıl yönetilirse yönetilsin, Batılı ülkelerin pek de umurunda değildir. Hatta bir adım daha ileri giderek şunu söylemek de mümkündür.
DEMOKRASİYİ DEVİRME KAZALARI
Çoğu Batılı ülkeler, kendi liglerinde yer almayan ülkelerde demokrasinin olması, kendi menfaatleri ile çelişme halinde ise, el altından bu yönetimin sona erdirilmesi konusunda da pervasızdırlar. Peki, bu tutum tutarsız değil mi? Şeklinde soru sorulabilir ise de, bu sorunun cevabı hayırdır. Çünkü Batılı gelişmiş ülkeler, kendilerine demokrat iken, diğer ülkeler için menfaat ön plana geçmektedir. Menfaat için de demokrasi bir ön şart değildir. Bunun en bariz misalini, Mısır''da yaşananlara karşı takınılan tutum teşkil etmektedir.
Batı''nın Mısır''daki askeri yönetime karşı tutumu ile geçmiş yıllarda Türkiye''deki askeri yönetimlere yönelik tutumları büyük bir tutarlılık göstermektedir. Fakat bütün bunlar, demokratiklik, insan hakları ve hukuk devleti ilkeleri bağlamında tutarlılık arz etmemekte, hepsinde sınıfta kalmaktadır.
Son sözüm, Mısır halkına. Mısır''a kıyasla daha ileri demokrasisi olduğu düşünülen Türkiye''de önceki yıllarda yapılan çok sayıda askeri darbelere karşı hiçbir etkili toplumsal tepki ortaya konulmadığı halde, Mısır''da halkın büyük ekseriyetinin, herhangi bir şiddete başvurmaksızın, meşru direnme hakkını kullanma kabilinden askeri darbe yönetimin karşı direniş sergilemesi, bu halktaki demokrasi bilincinin düzeyini göstermektedir. Umarım bu direniş, demokrasi ile sonuçlanır ve bir daha demokrasiyi devirme kazaları yaşanmaz.
Başlıklar :