Engelliler de barışın parçası olmalı
00:00, 18/04/2013, Perşembe
Yeni Şafak

Gündem
Engellilerin barış sürecine desteği önemlidir çünkü; Türkiye nüfusunun yüzde 12,29''unu engellilerden oluşturmaktadır. Bu engellilerin bir kısmı da 30 yıldır yaşanan şiddetin mağdurlarıdır. Bu yüzden engelliler koltuk değnekleri, tekerlekli sandalyeleri ile ''engelli bireyler''in sayılarının artmaması için barışa destek vermelidir.
Dünya''da ve Türkiye''de yeni yeni bir dönem ve sürec yaşanmaktadır. Dünya ve Türkiye inanılmaz bir hızla değişiyor, dönüşüyor. ''Arap Bahar''ı olarak adlandırılan Ortadoğu''da yaşanan gelişmeler, İsrail ile yaşanan Mavi Marmara krizinden sonra gerilen ilişkilerin, İsrail devletinin özür dilemesiyle gelinen nokta, ülkemizde ''Kürt'' sorununa müzakere çerçevesinde çözüm üretme arayışları, dünyadaki bu değişim ve dönüşümün ekseni dışında düşünmemiz bizleri yanılgılara düşürebilir.
Diktatoryal rejimlerin yıkılması, bu ülkelerde yaşayan halkların kapalı toplumdan açık topluma doğru evrilme talepleri, yeni dünya sisteminin kendisini yeniden kurgulamaya ve inşa etmeye doğru harekete geçtiğinin de habercisi olmaktadır.
SİVİL TOPLUMUN DESTEĞİ
Dünyanın bir başka yerinde, Kolombiya''da ülkemizde ki sürece benzer bir süreç yaşanmaktadır. 50 yıldır süren ve yaklaşık 600 bin insanın ölümüyle sonuçlanan çatışmalar Marxist sol Kolombiya Devrimci Silahlı Güçler ya da kısa adıyla FARC temsilcileri ile Kolombiya Hükümeti temsilcileri Küba''nın başkenti Havana''da bir araya gelerek resmi olarak barış görüşmelerine başlıyorlar. İlginç bir nokta da Kolombiya halkının hafta sonu bir miting düzenleyerek sürece kitlesel destek vermesidir.
Ülkemizde de barış süreci, ''Akil İnsanlar''ın çalışmaya başlamasıyla yeni bir sürece girmiştir. Toplumun diğer kesimleride ''Barış'' için elinden STK''larının temsilcileri ''barış süreci'' çalışmalarına destek verdiklerini açıkladılar. Burda dikkat çeken ayrıntılardan biri. Barış sürecine destek veren STK temsilcilerinin farklı siyasal görüşlere mensup temsilciler olmalarına rağmen,
Siyasi parti temsilcilerinin engellilerden öğrenecekleri çok şeyler olduğu açıktır. Her kesimden STK''lar bu sürece destek vermeli, örgütlü oldukları alanlarda üyelerine ve paydaşlarına bu süreci anlatmalıdırlar. Barış sürecinin başarıya ya da başarısızlığa uğrayıp/uğramaması, sokaktaki insanın vereceği yada vermeyeceği desteğe bağlıdır. Sürecin geleceğini, Siyasi liderlerin siyaseten söyledikleri ve yaptıkları değil, sokaktaki insanların verecekleri destek belirleyecektir. Bu nedenle Sivil Toplum temsilcilerine büyük görev ve sorumluluk düşmektedir. Sokaktaki insanı sürece dahil edecek, sokağın sesini, duygu ve düşüncelerini, çekincelerini yansıtabilecek bir anlayışa gereksinim vardır.
BARIŞ SÜRECI VE ENGELLILER
Engellilerin Barış sürecine yönelik desteği neden önemlidir. Çünkü şimdiye kadar ''toplumsal engelli'' bakış acısından engelliler; işe yaramaz, beceriksiz, asalak, başkalarının kornmasına ve yardımına muhtaç, acınacak gibi, topluluklar olarak görülüyorlardı. Engelliller ve engelli STK''ları genellikle tekerlekli sandalye savunuculuğuna dayalı bir anlayışı temsil ediyorlardı. Geline bu noktada ilk defa engelliler kendisine dayatılan ve oynatılmak istenen rolün dışına çkıp, kendileri için oluşturulmuş ön yargıları yıkmak için harekete geçmişlerdir. Ülkenin en can alıcı ve cesaret isteyen sorunu karşısında ideolojik bagajlardan kurtularak insane bir tavır almışlardır.
Engellilerin barış sürecine desteği önemlidir çünkü; Türkiye nüfusunun yüzde 12,29 engelli bireyler oluşturmaktadır. Yaşanan çatışma ortamı en çok engelli STK''larını ilgilendirmektedir. Çıkan çatışmalar sonucunda binlerce kişi çeşitli yerlerinden yaralanarak, kollarını, bacaklarını, gözlerini, işitme duyularını, akli yeteneklerini yitirerek engelli duruma gelmişlerdir. Barış süreci, bu nedenle engelli STK''larını yakından ilgilendirmektedir.
Engelliler barış istiyor çünkü; tanklara, toplara, silahlara harcanan paraların, engelli bireylerin ve herkesin insanca yaşayacakları bir ülkenin inşaa edilmesine harcanmasını istiyorlar, Dağların, kırların mayınlar ile doldurulmasını, kekik toplarken, koyun otlatırken hiç bir çocuğun, bireyin yaşamını yitirmesini herhangi bir uzvunu kaybetmesini değil, engelli bireylerin özgürce hareket edebilecekleri kaldırımların, sokakların, caddelerin, kamusal mekanların yapılmasına harcanmasını istiyorlar. Artık ölüm haberleri duymak, parçalanmış bedenler görmek istemiyorlar. Engelliler artık hiç bir bireyin tekerlekli sandalyeye, beyaz bastona, koltuk değneklerine, işitme cihazlarına, ortez-protez gibi araçlar ile yaşamlarını sürdürmesini istemiyorlar. Çünkü engelliler artık sayılarının artmasını istemiyorlar.
GÜVERCİNLER VURULMASIN
İşte bu yüzdendir ki engelliler ; daha özgür, demokratik bir ülkede barış içerisinde yaşamak için koltuk değnekleri, beyaz asaları, tekerlekli sandalyeleri ile ''engelli bireyler''in sayılarının artmaması için şartsız ve engelsiz ''Barış süreci''ne destek veriyorlar.
Yeni bir Dünya kurulmalı; barıştan, sevgiden, haklardan yana. Herkesin özgürce yaşayacağı, temel hak ve özgürlüklerin hakim olacağı, insan haklarına dayalı bir toplum ve yönetişim anlayışı oluşturulmalıdır.
Uçurtmaların düşürülmediği, güvercinlerin vurulmadığı, anaların ağlamadığı, genç kızlar ağıtlar yerine sevda türkülerini söylediği, sevginin, dostluğun, barışın hakim olacağı, dağlarında barut yerine kekik kokularının geleceği, mayın yerine çiğdemlerin yetişeceği, papatyaların çiğnenmeyeceği bir ülkede kolkola omuz omuza halaya ve horana durmak ve barış içerisinde birlikte yaşamak için, STK''lar yaşanan sürece müdahil olmalıdırlar. Kaderlerini tayin etme hakkını ve iradesini gösterebilmelidirler. İnsan hakları hareketleri, barış hareketleri, kadın hareketleri, engelli hareketleri gibi. STK''lar sürecin başarıya ulaşması için sorumluluk üstelenmelidirler. Engellilerin koltuk değnekleri, asaları ve tekerlekli sandalyeleri ile başlattıkları bu yürüyüşe destek vermelidirler.
Başlıklar :