Eski CHP Kılıçdaroğlu''nu dize getirdi
00:00, 31/05/2013, Cuma
Yeni Şafak

Gündem
Yeni bir dünya kurulurken, CHP''nin eski siyasetini sürdürmesi, CHP''nin dışarıdan takviyeler ile değişebileceğine inananları hayal kırıklığına uğratmıştır. Yapılması gereken; temel hak ve özgürlüklerin önemsendiği, bireyin ön plana çıktığı, insan hakların öncelik veren bir siyasal pozisyondur.
CHP Türk siyasi hayatına, Cumhuriyetin kuruşlundan bu yana tanıklık eden bir partidir. CHP adeta ''cumhuriyet'' döneminde siyasi hayatımızın ''kara kutusu''dur diyebiliriz. CHP''liler kendi deyimleriyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti''ni kuran ve aynı zamanda da yaşamasını önceleyen bir siyasi partidir. Böyle bir misyon yüklenmiş siyasi partinin kolay bir şekilde yenileşmesi, değişmesi hatta dönüşmesi sanıldığı kadar sancısız olamaz. Bu nedenle CHP''nin sık kurultaylar toplaması, bugün söylediğini yarın inkar etmesi, resmi söylemin dışına çıkanların susturulması böyle bir paradoksal anlayışın sonucudur.
DEĞİŞİM AMA NASIL
İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler''in Meclis''te yapmış olduğu ''Türk'' ulusu ile ''Kürt'' milletini eşit göremezsiniz söylemi'', Genel Başkan Yardımcısı Sayın Gülseren Onanç''ın anket sonuçları üzerinden yaptığı ''CHP''nin seçmeninin %65''i çözüm sürecini destekliyor'' çıkışı sonucunda, Genel Başkan Sayın Kılıçdaroğlu ile görüşmesinden sonra istifa et(tiril)mesi. Burada dikkat edilmesi ve anlaşılması gereken en önemli konu, değişim umuduyla CHP''nin başına getirilen ve ''Yeni CHP'' anlayışı etrafında rüzgar estirilen Sayın Kılçdaroğlu''nun aldığı tavırdır. CHP Genel Başkanı''nın, Sayın Birgül Ayman Güler ve Sayın Gülseren Onanç gibi iki farklı anlayış karşısında, Sayın Güler''i desteklemesi ve Sayın Onanç''ın istifa et(tiril)mesini istemesi, Kılıçdaroğlu''nun statükocu anlayışa teslim olduğu şeklinde yorumlanabilir. Bu da CHP''nin içerisinde değişime direnen güçlü bir ''statükocu'' damarın olduğunu göstermektedir. Bu damar o kadar güçlüdür ki, partinin değişimi söz konusu olduğunda bunu yapabilecek ya da buna niyetlenen kadroları bir şekilde tasfiye edilebilmektedir.
CHP, farklı kesimlere mesaj vermesine rağmen, bir baraj gibi çalışmaktadır. Parti içerisinde farklı seslerin çıkması ve farklı eğilimlerin güçlenmeye başladığı andan itibaren barajın kapaklarını açar ve farklı düşünenleri tahliye ederek böylece partinin geleneksel ideolojisiyle çevrili duvarların yıkılmasını önlemiş olmaktadırlar. Devlet kurmakla övünen yılların partisinin tek başına iktidar olamamasına rağmen, 90 yıldır varlığını sürdürmesi bu stratejik taktiğin bir sonucu olsa gerek.
CHP içerisinde son yaşanan gelişmeler değerlendirildiğinde, CHP''nin söylemleri ve yaptıkları partiyi büyütme ve iktidar olma arayışları değil, duvarlar yıkılmasın diye baraj kapaklarını açmaktır. Böyle yaparak yıkılmadan, yok olmadan devlet kuran siyasi parti olarak varlığını sürdürmektedir. Gülseren Onanç''ın istifa et(tiril)mesinden sonra yapılan açıklamalar çercevesinde CHP''nin içinde bulunduğu durum tam bir komedya''dır. Bir yandan ifade özgürlüğünü savunanlar, Sayın Onanç''ın açıklamalarından sonra istifa et(tiril)mesini parti içi demokrasi olarak göstermektedirler. CHP bakımından bu davranış parti içi demokrasi olarak algılanabilir ama ''siyaset bilimi'' açısından bu uygulama anti-demokratik bir yaklaşımdır.
KRAL ÇIPLAK
Sayın Onanç''ın istifa et(tiril)mesinden sonra CHP''de her şeyin eskisi gibi olacağını varsaymak, ''değişmeyen tek şey değişimin kendisi''dir, söylemiyle örtüşmemektedir. Bir başka çelişki de ''değişmeyen tek şey değişimin kendisi''dir anlayışını savunanların, söz konusu değişim CHP ise bu değişime ve değişmemeye inatla direnmesidir. Birgül Ayman Güler''in ayrımcı söylemine rağmen herhangi bir yaptırım uygulanmaması, Gülseren Onanç''ın istifa et(tiril)mesi arasındaki en önemli nedeni. Güler''in parti resmi söyleminin dillendirmesini, Onanç''ın ise resmi söylemin dışına çıkarak ''kral çıplak'' demesidir. Sayın Onanç''ın istifa et(tiril)mesi ''kral çıplak'' gerçeğini değiştirmemektedir.
Başlıklar :