Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Kurum'dan önemli açıklamalar: Tüm barınma talepleri karşılanacak
22:44, 15/10/2026, PerşembeG: Güncelleme: 23:13, 15/10/2026, Perşembe
Yeni Şafak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum açıklama yaptı.
İstanbul Valiliği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un başkanlığında, kentte etkili olan yağışa karşı yürütülen çalışmalara ilişkin Afet Koordinasyon Toplantısı düzenlendiğini bildirdi. Kritik toplantı sonrası önemli açıklamalarda bulunan Bakan Kurum, "Milletimizin yanında, el birliğiyle inşallah bu sıkıntıları problemleri gidereceğiz ve arkadaşlarımız bu manada tek bir mağdur vatandaşımız kalmayana kadar hane hane dükkan dükkan çalışacağız" ifadelerini kullandı. Bakan Kurum vatandaşlara tedbir çağrısında bulunarak "Zorunlu olmadıkça evden çıkmayın" dedi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, selin ardından İstanbul'da son duruma ilişkin bilgi verdi.
Açıklamadan öne çıkan başlıklar şöyle:
Sözlerimin başında sel felaketinden etkilenen tüm vatandaşlarımıza ve aziz milletimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Bu felakette İstanbul'da hayatını kaybeden üç vatandaşımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına, sevenlerine başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Yine Ayazağa'da kaybolan beş vatandaşımızı ve Kocaeli'de bir vatandaşımızı da arama kurtarma çalışmalarımızın ilgili valilerimizin koordinasyonunda emniyet birimlerimizce, AFAD'ımızca, jandarmamızca sahada yoğun bir şekilde arama faaliyetlerinin de kesintisiz devam ettiğini belirtmek istiyorum. İnşallah en kısa zamanda vatandaşlarımıza ulaşıyor olacağız.
Milletimiz müsterih olsun. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde devletimiz tüm kurumlarıyla, işte burada gördüğünüz gibi valilerimizin koordinasyonunda AFAD'ımız, emniyet birimlerimiz, itfaiyemiz, jandarmamız, Kızılay'ımız yine Çevre Şehircilik Bakanlığı ekiplerimizce birlikte bir koordinasyon içerisinde sahada çalışmalarımızı ilk andan ilk dakikadan itibaren yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz.
Bugünkü toplantımızda da detaylı bir şekilde sel felaketinin nedenlerini, sonuçlarını, buradaki vatandaşlarımızın durumlarını ve ardından ortaya çıkan tabloyu hep birlikte değerlendirdik. Atacağımız adımları yine burada kararlaştırdık. Tabii öncelikle İstanbul ile başlamak istiyorum. Şunu belirtmeliyim ki şehrimiz 83 yılın en yüksek yağışını aldı. 83 yıldır böyle bir yağış yok ve metrekareye 24 saatte 186 kilogram ve şimdiye kadar da 273 kilogram yağış düştü. Bunun büyüklüğünü şöyle ifade edeyim. Metrekareye 273 kilogram yağış, 27 santim su yüksekliği demek. Yani çok basit şekilde anlatacak olursak, bilhassa selin Yoğun yaşandığı, Sarıyer'de, Şile'de, Başakşehir'de, Güngören'de 27 santim su yüksekliği, işte son 48 saatte o ilçelere düştü. Ve bir günde İstanbul'da böyle bir yağış sonrasında barajlardaki doluluk oranı %7 seviyesinde arttı. Yani yağışın böyle bir büyüklüğü söz konusu.
Tabii felaketin ardından en önemli öncesi can güvenliği, vatandaşımızın canı. Ve bu noktada şu an itibariyle kurtarma bekleyen veya ulaşılamamış herhangi bir vatandaşımız yok. Tüm vatandaşlarımızı güvenli alanlara, emniyet birimlerimiz aldılar ve bir kısmını da misafirhanelerde misafir ediyoruz. Bu çerçevede tam 3057 vatandaşımızı güvenlik birimlerimiz sağ salim hamdolsun kurtardılar ve güvenli alanlara taşıdılar.
Yine sahada sel felaketi gören 39 ilçemizde 14 ayrı noktada 110 aracımızla yine itfaiyemiz, belediyelerimiz, vatandaşımıza sıcak çorba ve ihtiyaçlarını giderecek yardımları anbean yapmaktadır. Bu çerçevede 48 toprak kayması vakası gerçekleşti ve yine 39 ilçemizde 53 istinat duvarı da yine bu aşırı yağış sebebiyle yıkıldı. Bu çerçevede tam 9755 ihbar bu koordinasyon merkezine geldi ve birimlerimiz 7800'üne anında müdahalelerini yaptılar. Ve orada vatandaşımızın ne talebi varsa, ne ihtiyacı varsa devletimiz bu talepleri hızlı bir şekilde gerçekleştirdi.
"HASAR TESPİTLERİ HAFTA SONU TAMAMLANACAK"
Diğer taraftan hızlı bir şekilde hasar tespite girdik. Yani vatandaşımızın mal hasarlarına ilişkin yine çiftçimizin ürün hasarlarına ilişkin ne varsa bunları da AFAD koordinasyonunda ilgili başkanlıklar, birimler hızlıca tespitlerini yapıyorlar ve şu ana kadar yapılan tespitler çerçevesinde sadece Ayazağa'da 300 işyeri hasarı, 200 araç hasar tespiti yapıldı. Hasar tespitlerini hafta sonu itibariyle tamamlamayı hedefliyoruz ve bu kapsamda yapılan hasar tespitleri sonucunda vatandaşımızın mal hasarlarına ilişkin yani evlerindeki hasarlara ilişkin yine binalarda yaşanan hasarlara ilişkin de devletimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları çerçevesinde her türlü desteği yapacaktır. Milletimiz bu noktada müsterih olsun.
Yine çiftçilerimizin hasarları var. Tarım Orman Bakanlığımız da bu konuda hasar tespitlerini hızlı bir şekilde yapıyorlar. 109 hayvanımız telef oldu, inşallah hafta sonu da Tarım Orman Bakanlığımız çiftçilerimizin telef olan hayvanlarına ilişkin yardımları gerçekleştiriyor olacak.
ALTI GÜZERGAH TRAFİĞE KAPATILDI
Ulaşımda yine tedbir amaçlı Eyüpsultan, Sarıyer ve Şile'de toplam altı güzergah trafiğe kapatıldı. Bu tamamen tedbir amaçlı. Olası yine yağışlarla ilgili herhangi bir riski almamak üzere bu tedbiri aldık. Yollarımızı açmak için de çalışmalarımızı anbean sürdürüyoruz.
Diğer taraftan elektrik kesintileri var. Yaklaşık 40 bin vatandaşımızın bu noktada elektrik kesintisi söz konusu. 10 bini Anadolu Yakası, 30 bini de yaklaşık Avrupa Yakasında olmak üzere. Burada da tedbir amaçlı bu işi yapıyoruz. Yaklaşık 9 bin civarında su baskını ihbarı var ve bu ihbarların hepsine ekiplerimiz hızlı bir şekilde müdahale ediyorlar. Yani gerek şehrimizdeki araç gereçlerle, gerek şehir dışından yine valimizle, İçişleri Bakanlığımız, AFAD'ımız koordinasyonunda istediğimiz araçlarla birlikte hızlıca müdahaleyi yapacağız. Yarın, en geç cumartesi günü tüm baskınlardaki bu hasarı açıkçası gidermek adına o iradeyi hep birlikte göstereceğiz.
Yine burada arama kurtarma ekiplerimiz, AFAD gönüllerimiz, itfaiyemiz, jandarmamız, emniyet birimlerimiz vatandaşımızın, milletimizin yanında olacaktır.
Diğer taraftan Kocaeli ve Sakarya'da da kuvvetli yağışlar etkisini gösterdi ve bu iki ilimizde de su baskınları meydana geldi. Sakarya'da da yaklaşık metrekareye 140 yağış düştü. Bir ev yıkıldı, bir köprü çöktü ve özellikle Başiskele ve Kartepe ilçelerimizde su baskını ve dere taşkınları yaşanmakta. Yine bu iki şehrimizde de valilerimizin koordinasyonunda belediyelerimiz ve tüm ekiplerimiz, devletimiz sahadadır. Milletinin yanında, el birliğiyle inşallah bu sıkıntıları problemleri gidereceğiz ve arkadaşlarımız bu manada tek bir mağdur vatandaşımız kalmayana kadar hane hane dükkan dükkan çalışacağız. Nasıl Kastamonu Bozkurt'ta yaptıysak, nasıl Giresun'da Dereli'de hızlı bir şekilde aksiyon aldıysak, Antalya'da yangın sonrası milletimize evlerini bir yılda nasıl teslim ettiysek İstanbul'daki sel sonrası aksiyonumuzda aynı şekilde olacak.
Tedbiri elden bırakmayacağız. Meteoroloji Genel Müdürlüğümüzün uyarıları devam ediyor. Yarın sabah itibariyle özellikle Avrupa Yakası kısmında yeniden yağışlarımız var. Yarın sarı kodlu uyarımız İstanbul için, yine diğer illerimiz için, 24 ilimiz için devam ediyor. Ve cumartesi günü de yağışların İstanbul genelinde devam edeceğini Meteoroloji Genel Müdürlüğümüz bize söylüyor. Dolayısıyla olumsuz hava şartlarının devam edeceğinden vatandaşlarımızdan ricamız zorunlu olmadıkça evden çıkmamaları, herhangi bir ihtiyaçları varsa kaymakamlarımıza, belediyelerimize iletebilirler. O ihtiyaçları da hızlı bir şekilde giderme yoluna gideceğiz.
Yine yarın Zonguldak ve Düzce'de turuncu uyarımız var. Ve bu illerimizde de bizler gereken tüm tedbirleri yine valilerimizin koordinasyonunda alıyoruz ve vatandaşlarımızdan da bu noktada tedbirli olmalarını istirham ediyoruz.
'İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ YAĞIŞ REJİMİNİ DE ETKİLİYOR'
Şunu da belirtmemiz lazım, İstanbul'da yaşadığımız her afet, her böylesi sıkıntılı olay bize acı gerçeği bir kez daha hatırlatıyor. İklim değişikliği artık geleceğin değil bugünün en önemli gündem maddesi. Bugün baktığınızda sadece bizde değil, dünyanın birçok bölgesinde, birçok ülkesinde farklı coğrafyalarda aşırı yağışlar, seller, kuraklık, yangınlar yaşanıyor ve hem vatandaşların bu noktada malına canına zarar vermeye devam ediyor.
Son dönemde işte Brezilya'yı gördük, Nepal'de yaşanan acıyı hep birlikte gördük, şahit olduk ve işte bu olaylar da aslında iklim değişikliğinin en somut göstergeleri. Özellikle Nepal'de aşırı yağışların yol açtığı seller ve heyelanlar şehirlerimizin bu tür afetlere karşı hazırlamanın ne kadar önemli olduğunu da bir kez daha gözler önüne serdi.
Ülkemizde yaşadığımız bu yoğun yağışlar da aslında aynı gerçeği bir kez daha ortaya koymaktadır. İklim değişikliği maalesef yağış rejimini etkiliyor ve artık çok daha kısa sürelerde yani tahmin edemeyeceğimiz, belki hesap edemeyeceğimiz o sürelerde çok daha yoğun yağışlarla karşılaşabiliyoruz.
Geçmişin verileriyle şunu net bir şekilde söylemek gerekirse geleceği planlayamayız. Bu artık gün gibi ortada ve şehirlerimizi yalnızca o geçmişteki afetlere göre değil, gelecekte karşılaşacağımız o daha şiddetli hava olaylarını da dikkate alarak planlamak mecburiyetindeyiz. Bugün buradaki istişarelerimizde Ayazağa'daki, Cendere'deki dere kesitlerinden, oradaki dere ıslahlarının yapılmasına kadar birçok konuyu hep beraber istişare ettik. Oturduğumuz makamlar, aldığımız görevler bize bir sorumluluk üstlüyor ve bu sorumluluğun gereği de hep birlikte bu işleri gidermek mecburiyetindeyiz. Ve devletimiz bu noktada gereken her türlü desteği tüm belediyelerimize bu manada verecektir.
"İSTANBUL TÜM AFETLERE DİRENÇLİ HALE GETİRİLMELİ"
İstanbul'un tüm afetlere karşı dirençli bir şehir haline getirilmesi çok çok önemli bir konudur ve biz bunu birlikte yapmaya mecburuz. Yani vatandaşımızla, devletimizle, belediyelerimizle bunu yapmaya mecburuz. İstanbul'un öncelikli ve tek gündemi değerli arkadaşlar budur, bu olmalıdır. Ve devletimiz, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları çerçevesinde seferberlik şuuruyla, tüm imkanlarıyla İstanbul'un, İstanbullu hemşerilerimizin yanındadır. Bakanlık olarak biz de riskli konutlarımızı afete hazırlama noktasında tüm birimlerimizle sahadayız ve buradan özellikle belediyelerimize de seslenmek istiyorum. Dere yataklarının temizlenmesi, dere ıslah çalışmalarının düzenli bakımı, yağmur suyu drenaj sistemlerinin güçlendirilmesi ve taşkın risklerinin yeniden değerlendirilmesi artık ertelenemez bir sorumluluktur. Merkezi yönetimimiz, yerel yönetimlerimiz ve bilim dünyamızla birlikte hareket etmeli, bu ve benzer olayları yaşamamak adına adımlarımızı kararlı bir şekilde atmak mecburiyetindeyiz.
İstanbul bizim göz bebeğimiz. İstanbul'un herhangi bir sıkıntısı Türkiye Cumhuriyeti'nin sıkıntısıdır, milli güvenlik meselesidir. Her zaman söylüyoruz; afet risklerine uyum, afet risklerine şehrin dirençli hale getirilmesi bizim mecburiyetimizdir. Ve bu mecburiyet doğrultusunda da hep birlikte çalışmak mecburiyetindeyiz.
Afetten etkilenen tüm vatandaşlarımıza İstanbul'daki, Kocaeli'ndeki, Sakarya'daki, Antalya'daki tüm kardeşlerimize bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi ifade ediyor ve Rabbim ülkemizi milletimizi her türlü afetten muhafaza etsin diyor, hepinizi saygıyla hürmetle selamlıyorum. Çok teşekkür ediyorum.

Gündem
İstanbul'da acil durum toplantısı: Bakan Kurum sahada inceleme yapacak

Gündem
Bakanlıkta İzmir zirvesi: Gündem kentsel dönüşüm ve Körfez

Gündem
Bakan Kurum '2 milyon 378 bin yapının dönüşümünü tamamladık' diyerek vatandaşa çağrı yaptı

Gündem
Bakan Kurum paylaştı: Kimse böyle olacağını düşünmedi
