17 Aralık darbe girişiminden sonra sayın Başbakan"ın görevi bırakmak zorunda kalacağına hakkalyakin inananların hevesleri 30 Mart seçimleriyle birlikte kursaklarında kaldı. Bu süreçte birkaç istisna dışında Başbakan"ın yalnız kaldığını bilmeyen olmadığı gibi sayın Gökçek gibi yaptığını halisane tevbe istiğfarla itiraf eden de şu ana kadar çıkmadı.
Ancak, kimin ne yaptığı ve ne yapmaya çalışmadığı gün gibi aşikar olmuştur. 30 Mart seçimlerinden sonra bazı bakanlıklarda zoraki de olsa görevden almalar hızlandırılmak zorunda kalınmıştır. Bu yazımızda zoraki görevden almaları başlatanlara faydalı olacağını düşündüğümüz bazı pratik bilgiler vereceğiz.
1- Görevden alacağınız bürokratların ellerinizde istifa dilekçeleri olsa dahi bunları sakın işleme koymayın. İşleme koyarsanız yıllarca kardeşane çalıştığınız ve birçok sırrınıza vakıf olan kişiler mağdur olabilirler. Malum, göreve atama yapılırken üst düzey bürokratlardan genellikle peşinen istifa dilekçesi alınır.
2- Görevden almalarda mutlaka bu kişilerle çalışmak istediğinizi ama talimatın Başbakandan geldiği için yapacağınız bir şey olmadığını söyleyin. Yani kötü adam olarak mutlaka Başbakanı gösterin. Ne diye siz kötü adam olasınız. Zaten, paralel yapının hedefinde sadece Başbakan var. Ne diye bir de siz kötü adam olasınız.
3- Görevden aldığınız kişiler sizin için vazgeçilmez nitelikteyse mutlaka dava açtırın. Hiç çekinmesinler. Ha bu arada görevden aldığınız kişilerin kadrolarını boş bulundurun. Niçin boş tuttuğunuz sorulacak olursa nitelikli eleman bulamadığınızı söylersiniz.
4- Davayı kazanınca da boş tuttuğunuz yerlere tekrar atarsınız ve yargı kararı bahanesine sığınırsınız. Böylece, 2577 sayılı Kanunun 28 inci maddesinde yapılan değişiklik sizin imdadınıza yetişir. Ola ki doldurmak zorunda olursanız ilgilileri uygun bir kadroya atar ve aktif olarak çalıştırırsınız. Sakın ola ki onları küstürecek işler yapmayın.
5- Görevden aldığınız ve görevden alındığı için dava açanlar hakkında kusurları olsa dahi sakın ola ki soruşturma açtırmayın. Alimallah sonra bütün sırlarınızı ifşa ederler.
6- Daha önce görevden alınan milli görüş kökenliler hakkında yapıldığı gibi bunlar hakkında da soruşturma açar ve sıkıntıya sokarsanız, onlar da sizi yıpratırlar. Ne gerek var, durduk yerde sıkıntıya düşmeye. Davayı kazanırlarsa kazansınlar, zaten davaları takip edecek abileri olduğu için kısa sürede de yürütmeyi durdurma kararı alırlar, siz de mahkeme kararı gereğince göreve başlatırsınız. Zaten gönüllü olarak onları görevden almadığınız için suçu Başbakanın üzerine atarsınız olur biter.
7- Görevden aldıklarınızdan yüksek ek göstergeden faydalanmasına çok az bir süre kalanlar için izin ve rapor kullandırarak altı aylık süreyi tamamlattırabilirsiniz. Nitekim İnsanlık bunu gerektirir. Bunca süre acı ve tatlı birçok anınız geçmiştir. Malum ek göstergeden faydalanmak için en az altı ay çalışma zorunluluğu, makam tazminatından faydalanmak için de 2 yıl çalışma zorunluluğu bulunmaktadır.
8- Her ne kadar makam tazminatı için 2 yıl gerekse de canınızı sıkmayın, önemli olan makam tazminatlı görevlerde toplam iki yıl bulunmak da aynı işi görür. Örnek verelim, müsteşar yardımcısı olarak 14 ay görev yapan bir personel görevden alınarak Bakanlık Müşaviri kadrosuna atanırsa ve iki yıllık toplam süreyi bu kadroda tamamlarsa müsteşar yardımcısının makam ve ek göstergesinden emeklilikte faydalanabilir.
9- Görevden aldıklarınızın ilgili kurumlarınızda veya başka kurumlardaki yönetim ve denetim kurulu üyeliklerine sakın dokunmayın. Hatta bunların bu görevlerini bahane ederek altlarına makam araçları verin. Aman ha bunların bu görevlerine dokunmayın ve mevzuatta yazan "yönetim kurulu üyelerinin atandıkları usule göre görevlerinden alınabilirler" hükmünü hiç dikkate almayın. Soran olursa da mevzuatta bu görevler için süre belirtildiğini ifade edin. Hatta elinizin altındaki paralel hukukçulardan da destek alabilirsiniz.
10- Hatta görevden aldığınız müsteşarlara veya üst düzey görevlilere yönetim kurulu üyesi oldukları genel müdürlüklerde veya başka kurumlarda bir oda tahsis ettirin ve faaliyetlerine buradan devam etsinler. Ne olacak sanki, İnsanlık öldü mü? Ha bu arada tekrar hatırlatalım, görevden alınanlar, makam araçlarına ve diğer ayrıcalıklara alıştıkları için sakın ola ki bunların makam araçlarına, sekreterlerine ve diğer ayrıcalıklarına ses çıkarmayın. Yoksa Başbakanlık Müşaviri veya Bakanlık Müşaviri yaptığınız paralelciler nerede oturacaklar? Bilmeyen varsa anlatalım; Bakanlık veya Başbakanlık Müşavirlerinin makam araçları ve özel sekreterleri yoktur. Bir de istisnalar dışında birkaç müşavir bir arada oturuyor. Alışkın olmayanlar sıkıntı çekebilirler.
Ben kısa anlattım siz uzun anlayın. Aman ha benim anlattıklarımı tersinden anlamayın. Yoksa sizde kötü adam olursunuz. Ne gerek var bu Ülkeye bir tane kötü adam(!) yeter. Sürçü lisan etti isek af ola. Ha anlattıklarımızı anlamayan veya karışık bulan olursa elektronik posta yoluyla sorular yöneltebilirsiniz. Merak etmeyin isminizi yazmam.
Başlıklar :

