Zelil rüsva hallerine bakıp utanacaklarına, akıl almaz bir aymazlık, kesif bir madrabazlıkla başımıza "heykel-i fazilet" kesildiler.
Cibilliyetlerini bilmesem hiç gam yemem.
Arazi şartlarına intibak kabiliyeti namütenahi darbesevici eşhas bu!
Usaresiz ve idraksiz modern ahmaklar sürüsü.
Bariz vasıfları bayağılık...
Hiçbir şeylerine güvenilmez.
Hiçbir zaman itimat telkin etmediler, hiçbir zaman.
Sürekli erketede, sürekli pusudalar.
Olmadık lafazanlıklarla muvazeneden zerre miskali nasipleri olmadığını gizlemeye çalışıyorlar.
Hem cehalet sarhoşu, hem de küstahlık derecesinde kurnazlar.
Asırlık sahtekârlıkları felaket ötesi. Felaketin bile kendine göre bir ikaz kıymeti var, bunların yok.
Cavalacozlar kastının önde gidenidir bunlar. Hiçbir mevzuyu karartmadan, manipüle etmeden, çarpıtmadan ele alamazlar.
Vaktiyle bunlarla kim röportaj verirse, kayıtlardan bir kopya da kendine alırdı. O denli güvenilmezlerdi.
Gelgelelim yine de fayda etmezdi.
Zira asparagas iliklerine kadar işlemişti.
Hangi önlemi alırsanız alın şerlerinden emin olmak kabil değildi.
Sadece Aydın Doğan"ın yayın organlarında çalışanların çarpıttıkları söyleşiler, ürettikleri yalan haberler uç uca eklenseydi burdan Eyfel Kulesi"ne yol olurdu.
İnsanları canlarından bezdirdiler.
Mesela, Şerafettin Yardımedici"yi intihara sürüklediler.
Merhum Metin Kaçan"a hayatı zindan ettiler.
Operasyonlarına meze olmayı reddeden Şafak Sezer"den Kutluğ Ataman"a kadar birçok sanatçıya kişilik katli uyguladılar.
Yalan haberlerle, olmadık tezviratla her darbenin lansman faaliyetini muntazaman yürüttüler.
Birçok paşanın aklına giren de başını yakan da bunlardı.
Hiçbir şey bulamadıklarında "Bu yıl hac mevsimi kurban bayramına rastlıyordu" şeklinde acayip "tespitler" yaptılar.
Hiç ama hiç değişmediler.
Gezi olayları dolayımında, "Müftünün karısı" muhabbeti deşifre olana kadar tepe tepe kullandılar.
Bunlardan her türlü puştluk beklenir.
Aydın Doğan"ın organlarını 28 Şubat"ta garnizon çıktısı haline getirdiler. Her Allah"ın günü çoğu kez adını vermedikleri kudretli bir paşanın ağzından milletin kulağına kar suyu kaçırmayı marifet bellemişlerdi.
Meslektaşlarını gündüz gözüyle andıçlayıp (Şemdin Sakık"ın ifadelerini çarpıtarak Birand"ı ve Çandar"ı) malum katillerin hedefi haline getiren de bunlardı.
Şimdi kalkmışlar Chomsky söyleşisi üzerinden Yeni Şafak"a lagaluga yapıyorlar.
Söyleşiyi gerçekleştiren Burcu Bulut, Karamehmetler"in Akşam gazetesinden iki-üç yıl önce transfer edilen, yaptığı söyleşilerle gündem oluşturmayı başaran bir arkadaşımız.
Kuşkusuz yaptığı hatanın iler tutar yanı yok.
Nerdeyse Didier Drogba"nın futbolu hakkında bile görüşlerine başvurulan bir düşünürle yaptığı söyleşide böylesi bir hatanın dermeyan olacağını düşünmemesi aslında bu işlerde ne kadar acemi olduğunun da kanıtı.
Ayşe Arman kadar profesyonel olsaydı, 5 tane orta ölçekli filozof bulur, gözlerine bant çeker söyleşi yapardı.
"Ayşe Arman"ın polisleri" kadar laf edebilecek 5 filozof bulmak biraz zor olduğu için mi böyle yaptı bilemiyorum, ama hatasını kabul ediyor, burası önemli.
Yeni Şafak"ın hiçbir dahli olmadığı mahut hatadan ötürü genel yayın yönetmenimiz de özür diledi ve söyleşiyi yayımdan kaldırdı.
Buna rağmen iflah olmaz muhterisler; hasbelkader aydınlar; ölçüsü, izanı, insafı kalmamış zıpçıktı taifesi; çeyrek porsiyon hakikat avcısı şaşkalozlar; "sonradan görmeler ülkesinin" hafif meşrep uşakları; sefil hazların müptelası ipten kazıktan kurtulmuş darbesevici firariler topyekûn saldırıya geçtiler.
Beyhude kostaklanmasınlar, Yeni Şafak"ı itibarsızlaştırmak alayının boyunu aşar.
Başlıklar :

