Nazım Hikmet, "Sen mutluluğun tablosunu yapabilir misin Abidin?" demişti.
Dün Diyarbakır bir tuval oldu.
Recep Tayyip Erdoğan
Mesut Barzani
Şivan Perver
ve İbrahim Tatlıses ellerine fırçayı alıp, barışın tablosunu yaptılar.
Öyle ki, Mesut Barzani"nin de Şivan Perver"in de hayallerinde dahi göremeyecekleri bir gündü.
Dün Diyarbakır"da birbiri ardına tarihi gelişmeler yaşandı. Birbiri ardına tabular yıkıldı.
Öcalan"ın, çözüm sürecini "Sırat Köprüsü"nde diye tarif ettiği bir sırada sürece yeni bir format atıldı.
Hem meteorolojik hem siyasi iklim güzeldi.
Benim için şehrin barometresi gibi bir özellik taşıyan Bağlar semtinde dahi, insanlar küçük kürsülere kurulmuş çaylarını içip sohbet ediyorlardı.
Şehrin merkezine doğru ilerlerken, Kürtçe-Türkçe pankartlarla Diyarbakırlılar Başbakan"a "Hoş geldiniz" diyorlardı.
Habur sürecinin başlatıldığı dönemde çöp dağları ile Başbakan"ı karşılayan Diyarbakır gitmiş, başka bir şehir gelmişti.
Osman Baydemir, Başbakan Erdoğan"ı kırmızı halı sererek, belediyenin kapısında karşılarken, Erdoğan defalarca geldiği Diyarbakır"da ilk kez BDP"li belediyeyi ziyaret ederken bunları düşündüm.
Hele BDP Milletvekillerinin Başbakan"ı karşılamaya geldikleri, Erdoğan ile Baydemir"in el ele tutuştukları, karşılıklı esprilerin yapıldığı makam odasındaki havaya bakınca, çözüm sürecinin nelere kadir olduğunu gördüm.
Diyarbakır"da öyle bir hava oluştu ki, meydanlara on binleri yığabilen BDP"liler, il merkezinin önünde pankart açıp protesto eylemi yapmaya kalkışınca 100 kişiyi bulamadılar.
Yer: Kantar Meydanı
Saat: 13.49
Ve tarihi an.
Mesut Barzani ile Başbakan Erdoğan birlikte girdiler meydana.
Barzani, Kürtlerin milli giysisi Şel-u Şepik giymişti.
Meydanı birlikte selamladılar.
Şeyh Said"in torunu Muhammet Akar, "Elhamdülillah bu günleri de gördük" dedi.
Barzani daha önceki, "Kuzey Irak yönetimi" şeklindeki anonsların aksine bu kez "Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı" olarak takdim edildi.
Barzani"yi Diyarbakır"a getirerek özgüvenini sergileyen irade, "Irak Kürdistan"ı demekten çekinmemişti.
Başbakanla seçim kampanyasında geldim ama meydan hiç bu kadar canlı değildi.
Meydan, sokaklar ve balkonlar doluydu ve canlıydı.
Mesut Barzani kürsüye davet edilirken Şivan Perver ile İbrahim Tatlıses girdiler meydana.
Müthiş bir heyecan dalgası yaşandı.
Ve Barzani Diyarbakır Meydanında kürsüye çıktı.
"Bana bu altın fırsatı yaşattığınız için teşekkür ediyorum" dedi.
"Türk gencinin kanı bir Kürt genci tarafından, bir Kürt gencinin kanı bir Türk genci tarafından dökülmesinin zamanı geride kalmıştır" dedi.
Barzani konuşmasını Kürtçe vedasını ise Türkçe yaptı.
"Yaşasın Türk ve Kürt kardeşliği" dedi. Ama ondan önce, "İnanıyorum ki barış süreci sonuca ulaşacaktır" diye konuştu.
Şivan Perver, "Genç bir delikanlı olarak terk ettiğim ülkeme bir yaşlı olarak döndüm" diye başladı sözlerine. İbrahim Tatlıses"le birlikte meydanda sözün, toplu nikah töreninde ise sesin düetini yaptılar.
Çok derinliği olan mesajlar verdi bu toprakların yetiştirdiği iki sanatçı. Şivan Perver, "Başbakan Erdoğan büyük bir mayayı temiz bir süte kattı" dedi.
İbrahim Tatlıses, "Biz Şivan kardeşimizle buraya ne şana geldik ne şöhrete. Şana, şöhrete doyduk. İhtiyacımız barıştır" diye konuştu.
O yüzden, "Bir erkek çocuğum olursa adını barış koyacağım" sözleri uzun süre alkışlandı.
Şivan"ı dinlerken "bu kadar güzel bir sesten bizi niye koparmışlar" diye isyan ettim. Ayrıca İbrahim Tatlıses"i ne kadar özlediğimizi fark ettim.
Onlar, "Barış geldi ağlama anne" dediler. Emine Erdoğan ağladı. Hüzünlendik. Vatanından kaçmak zorunda bırakılan Ahmet Kaya"yı hatırladık.
Başbakan çıktı kürsüye. Şivan Perver"le, İbrahim Tatlıses"in ellerini havaya kaldırırken güzel bir fotoğraf karesi oluştu.
Diyarbakır"da, "Çözüm sürecine sahip çıkarsanız, süreç büyüyecek" dedi Başbakan.
Bölge halkını, "Yeni Türkiye"yi birlikte kurmaya" davet etti.
"Cezaevlerini boşaltacağız, dağdakileri indireceğiz" diye konuştu.
Daha ne desin?
Kimi bu sözleri, "Başbakan genel affı kast etti" diye yorumladı. Çözümden, barıştan korkanlar bu sözden de korktular.
Mesut Barzani"nin Diyarbakır meydanında Kürtçe konuştuğu. Şivan Perver"in ana dilinde şarkılar söylediği bir Türkiye, eğer çözüm sürecini başarıya ulaştırırsa, genel affın dahi küçük kalacağı adımlara tanıklık edebiliriz.
Toplu nikah töreninin tanıklarından biri olan Leyla Zana"nın dediği gibi, "Onurlu bir barışa şahitlik ettik."
Türkçe Kürtçe barış şarkıları söyledik. "Barış geldi ağlama anne" dedik ve dün Diyarbakır"da barışın resmini yaptık.
Başlıklar :

