
İtiraf etmeliyiz ki memleketin solcuları çok âlem insanlar. Her zaman her şeye kulp takabiliyorlar. Her zaman ama her zaman haklı çıkabiliyorlar…
Hatay başta olmak üzere, “kentsel dönüşüm”e karşı mitingler yapan ve dava üstüne dava açarak binaların yenilenmesini engelleyen kendileri. Fakat hala haklıymış gibi konuşuyorlar, hala slogan atıyorlar…
Hep aşağıladıkları TOKİ konutları sapasağlam ayaktayken, birçok yerde kentsel dönüşüme hayır mitingleri organize edenler yüzünden, insanlar hem canlarını hem mallarını kaybettiler…
Rant diye diye binaların yenilenmesine engel oldular; keşke insanlar bunlara inanmak yerine, daha küçük ama daha sağlam dairelerde otursalardı, can ve mal kaybı yaşanmasaydı…
Gençlerin slogan atma şehvetini anlayabiliriz, fakat saçı başı ağarmış insanlar kantin solcuları gibi hala slogan atıyorlar, hala demagoji yapıyorlar…
“Buradayız, korkmuyoruz, gelin tutuklayın bizi” gibi ucuz ve bayat şovları sahneliyorlar.
Ne geçti ellerine? Kürsüde yaşadıkları o hazdan, o şöhretten başka.
Sosyal medyadan çok etkilenenler için üç cümlede manzarayı özetlemeye çalışalım:
TOKİ konutları gösterdi ki bizde bilgi de var, bilim de var, teknoloji de var…
“Şeyh uçmaz mürit uçurur” misali, kimi uzmanlar günden güne meşhur olunca fazla havaya girdiler. Yine her konuda ahkam kesmeye, kendilerini aklın ve bilimin temsilcisi zannetmeye, halka parmak sallamaya, üstünlük taslamaya kalktılar.
Kendilerini “bilim”in Türkiye distribütörü zanneden kimi meşhurlar hükümeti ve hükümetin şahsında ona oy veren muhafazakâr kitleyi yine aşağılamaya başladılar.
Şarkı da nakarat da değişmiyor: “Cahiller Erdoğan’a oy verdiği için bunlar başımıza geliyor” diyorlar, demeye getiriyorlar…
Gerçekler sosyal medyada paylaşıp durdukları yalan/yanlış içerikler gibi değil oysa:
Mesela İstanbul’un bir ilçesi (Esenler), dev bütçeye sahip İBB’den daha fazla binayı yeniledi…
“Her şey çok güzel olacak” diye kandıkları yeni başkanın, kendi reklamına kentsel dönüşümden daha fazla bütçe ayırdığını bilmiyorlar…
İmamoğlu eyleme geçip binaları yenilemek yerine hala deprem çalıştayı yapmakla meşgul, sanki İBB’nin elinde bu bilgiler yokmuş gibi…
O espriyi duymuş olmalısınız: İBB’de reklam ajansından başka çalışan yok…
Erdoğan’ın İBB başkanı olduğu dönemde, birçok bürokrat başarılarıyla sivrilmiş ve Türkiye’de tanınır olmuştu.
İmamoğlu’nun İBB’sinde ise yıllardır sözcüsü Murat Ongun’dan başka kimsenin adı geçmiyor, bilinmiyor…
Türkiye’den de örnek verilebilir pekâlâ: Gaziantep’in Şahinbey Belediyesi, onlarca yıldır CHP’nin yönettiği İzmir’den daha fazla binayı yeniledi…
İnşaat ve Yapı İşçileri Sendikası Başkanı, depremde evi yıkılmamasına rağmen hala depremzede olduğunu iddia edebiliyor, kameralar karşısında iktidarı suçlayan açıklamalar yapabiliyor…
Sosyal medyadaki algının aksine, 1999 depremi sonrası tablo şaşırtıcı:
Gölcük depreminden sonra yeni mevzuata göre yapılan binalardan sadece %3’ü yıkılmış…
Bu tabloya sevinemiyoruz çünkü 99 öncesi yapı stokunun altında kaldık; bu eski binaları bugüne kadar yenileyebilmeliydik, kentsel dönüşüm çoktan tamamlanmış olmalıydı.
Yaşadıklarımızdan ders alarak, İstanbul’u yenilememiz gerekiyor.
Biliyoruz ki Erdoğan her krizden güçlenerek çıktı, vatandaş da bunu biliyor, yıkılan bu evleri bir yılda yapsa yapsa Erdoğan yapar diyor.
Korkarım, muhalefet dersini almayıp, ortalık biraz durulduktan sonra yine kentsel dönüşüme hayır mitingleri yapacak, bayat sakızları çiğnemeye devam edecek, kentsel dönüşümü yavaşlatmak için davalar açmaya devam edecek… Hükümet kentsel dönüşüm dedikçe, rantsal dönüşüm demeye devam edecekler.
İnşallah yanılırım.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.