Ramazan, bayram ve Türkiye

Mustafa Kutlu
Mustafa KutluYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 02/04/2025, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
Ramazan, bayram ve Türkiye

Otuz sene önce yayımlanmış bu yazıyı yeniden yayımlamamızın sebebi şudur: Bakalım, o günden bugüne bayramlarda da neler değişmiş.


Manzara şöyle çiziliyor: O yıl bayram tatilinin kaç günü kapsayacağı önceden öğrenilmiş, dost meclislerinde gidilecek tatil beldesi hakkında bolca tartışılmış ve sonunda mekân belirlenmiş, hazırlıklar ona göre yapılmış, geriye büyüklerin hatırını hoş etmek kalmıştır.

Tabii eğer “büyükler” diye bir şey kalmışsa...

O da telefona havale ediliyor.

Ehem... Şey... Nasıl söylesem... İşte, işler falan; son güne kaldı her şey, bir türlü toparlanamadık, yoksa ilk sizin elinizi öpmeye gelecektik, artık hoş görürsünüz, dualarınızı bekleriz, ellerinizden öperiz, bay, bay... Gelecek bayrama mutlaka, ama mutlaka sizinleyiz...

Böylece tatilciler büyüklerin de gönlünü hoş edip, kimselere yakalanmadan yola çıkıyorlar.

Ondan sonra herhalde otel lobilerinde, açık büfe önlerinde dostlarla bayramlaşılıyor.

Anlayacağınız insanlarımız artık bayramdan kaçıyorlar.

Eh günümüzün stresli havasına, yaşamına da bu yakışır elbet.

Evde, mahallede oturup, tıkış tıkış bayram ziyaretine gelip, şeker yemek isteyen sümüklü akraba çocuklarını da bekleseydiler.

Bu satırları okuyanlar Türkiye’de bayramın artık bir kıymet-i harbiyesinin kalmadığına inanacak mı?

Gazeteler ve televizyonlar böyle bir manzarayı her bayram çizip duruyorlar. Ve okuyucular her geçen gün Türkiye’de insanların artık bayrama itibar etmeyip tatile gittiklerine inanıyor, öyle mi?

Öyle diyenler fena halde aldanıyor.

Aldanıyor çünkü onlar ülkede insanların yüzde kaçının Ramazan orucu tuttuğu hakkında sağlıklı bilgiye sahip değiller.

Bu oran yüzde doksanlara yaklaşıyor.

Ramazan orucu tutan insanların tamamına yakın kısmı ise bayramdan kaçma eğiliminde değil.

Modern hayatın her türlü dayatmasına rağmen bu insanlar akrabalarını, eşini, dostunu, komşusunu ihmal etmiyor. İslâm’ın getirmiş olduğu o büyük dayanışma duygusu hayatımızın hemen tamamına hâkim durumdadır.

İkide bir duyarız. Kötüye giden durumlar karşısında “Yahu niçin insanlar sokaklara dökülmüyor, niçin isyan etmiyorlar” diye.

Sokaklara dökülmüyorlar, çünkü her şeye rağmen onların bir güvenlik alanı, bir dost ve akraba çevresi var.

Anasını, ihtiyar babasını huzur evlerine götürüp bırakanlara iyi gözle bakılmıyor çünkü.

Medyanın çizdiği manzara aldatıcıdır.

Zaten bu aldatıcı manzaraya da kimsenin aldırdığı yok.

Türkiye’de zahirde olup-bitenler, televizyon ekranına yansıyanlardan ibaret değildir.

Ülkemizin nabzı sadece sosyete sütunlarında atmıyor. Bu sayfalarda gözükenler ihmal edilebilecek kertede millet hayatının kenarında duruyorlar.

Bu bakımdan “ah nerede o eski bayramlar” edebiyatı bıktırıcı olmaya başlamıştır.

Bütün bunları alt alta sıralayarak toplumda bir değişmenin ve yeni yönelişlerin hiç olmadığını iddia etmiyorum.

Sözüm sadece çizilen manzaranın üzerinedir. Bu manzara büyük tablonun bir köşesinde, çok küçük bir noktayı tanvir ederek onu bütün memlekete teşmil etmeye çabalıyor. Buna hayır diyorum.

Ramazan, bu ülkede yakın tarih söz konusu edilirse dünden daha fazla coşku ile karşılanıyor, daha büyük bir heyecanla yaşanıyor.

Bayram da öyle...

Aksini iddia edenler süpermarketlerin bakkallara beş çektiğini, YDH’nin seçim kazanacağını sananlardır. (Bu eski yazıya yeni bir ilave yapmak şart oldu. YDH, Cem Boyner ve arkadaşlarının kurduğu Yeni Demokrasi Hareketi partisidir. Kuruluş 1994, Genel Sekreter Kemal Anadol. Aklımda kaldığı kadarıyla açık toplum, çoğulculuk, serbest piyasa, özgürlük gibi liberal değerleri savunan bir hareket idi. Kadrosunda; Asaf Savaş Akat, Cengiz Çandar, Can Paker, Etyen Mahçupyan, Kemal Derviş gibi simalar vardı. Parti 1997’de kapandı.

Hey gidi günler, hey!..)

Evet, memlekette pop kaseti tüketen %5’lik dinamik bir kesim var, hatta bu kesimin bastırması sonucu “pop patladı” diyebilirsiniz.

Ama bu medyanın sesidir işte.

Ötede sesi çıkmayan %45’lik “halk müziği” dinleyen bir kesim var.

Mesele “sessiz yığınlar”ın sesini duyurabilmekte.


Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026