Yazarlar &8220;Ateş Hattı"ndaki Pakistan&8221; Fotoğrafını Doğru Okumak

“Ateş Hattı"ndaki Pakistan” Fotoğrafını Doğru Okumak!

Tamer Korkmaz
Tamer Korkmaz Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Pakistan''da Benazir Butto suikastı başta olmak üzere son dönemde yaşananları doğru algılayabilmemiz için Eylül 2006''daki kimi enstantaneleri “banttan izlememizde” fayda var…

O tarihte ABD''yi ziyaret eden Pakistan Devlet Başkanı Müşerref CBS televizyonuna verdiği mülakatta “ABD 11 Eylül sonrasında bizi tehdit etti” demişti…

Pervez Müşerref tehdidin nasıl gerçekleştiğini de anlatıyordu: “Pakistan İstihbarat Örgütü Başkanı bana gelip dönemin ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Richard Armitage''ın kendisine ''Terörle mücadelede yeterince işbirliği göstermezseniz bombalanmaya hazır olun. Pakistan''ı taş devrine döndürürüz!'' dediğini söyledi. Armitage''ın bu tavrı çok terbiyesizceydi…”

Bu açıklamalarından üç gün sonra (25 Eylül 2006) Pakistan liderinin ''Ateş Hattında'' adlı otobiyografisi piyasaya çıkmıştı…

Müşerref, kitabının bir yerinde aynen şöyle diyordu: “Amerikalıların kendilerini desteklememiz için bize karşı kabadayı tavırlarına o kadar sinirlendim ki, bizden izinsiz operasyonlar düzenlerlerse onlara karşı koyabilir miyiz diye komutanlarıma tatbikat emri verdim…”

Bütün bunlar, 1999''da ABD''nin desteğini alarak Pakistan''ı yönetmeye başlayan Müşerref''in devamında Washington''a “ne yaparsa yapsın yaranamadığını” gösteriyordu.

Ezcümle, Eylül 2006''daki fotoğraf Müşerref''in Pakistan''ı ABD''nin yörüngesinden çıkardığı anlamına geliyordu…

O tarihten bugüne kadar Pakistan''da yaşanan kaosun temelinde “ABD''nin Pakistan''ı geri almak için” yaptığı icraatlar var: Benazir Butto suikastını, ABD''nin “Türkiye-İran-Pakistan Hattı”nın en zayıf halkası olan Pakistan''ı “koparmaya” yönelik bir “kabus adım” olarak görmek gerekir…

Butto suikastı, Pakistan''da mevcut kaosu zirveye çıkarıp, Müşerref iktidarını sonlandırmayı hedefliyordu:

Washington''ın nihai arzusu “ABD ile son derece uyumlu bir iktidar”a ulaşmaktı…

Bakınız, Butto''nun öldürülmesinden ısrarla kim sorumlu tutuluyor? Müşerref! Oysa bu baştan aşağı kirli bir propaganda…

Dahası, Washington''ın baskısıyla Pakistan hükümetine olayın “El Kaide ve Taliban tarafından yapıldığının” söyletilmesi dahi sağlandı. Ancak El Kaide suikastı üstlenmeyerek “bu defa rolünü oynamadı” yani oyunu bozdu. “El Kaide” kendisini imal eden gücün kontrolünden çıkmaya mı başlıyor, ne?!

Boston Globe gazetesi, Pakistan''daki son olayları yorumlarken “ABD, bu ülkedeki nükleer silahların denetimi konusuna kayıtsız kalamaz. Pakistan''da aşırı uçların nükleer silah edinmesine izin verilmemelidir” görüşünü öne çıkarıyor. Bu bakış açısı, Pakistan''da olup bitenler hakkında dünya kamuoyuna yaptırılmaya çalışılan “yanılsama”yı doğrusu çok iyi örnekliyor…

Sözkonusu tez, ABD''nin “Müşerref''i devirip Pakistan''ı yeniden elde etme” planı için son derece elverişli bir kılıftır…

Müşerref, 17 Kasım''da “Pakistan''da güvenliği sağlayamazsak/kaos sürerse nükleer silahlar yanlış ellere geçebilir!” demişti. Pakistan liderinin bu demeciyle aslında “Nükleer silahların ABD''nin kontrolündeki bir Pakistan''ın eline geçme ihtimali”nden söz ettiğine emin olunuz…

* * *

FİNAL: 5 Kasım''da Bush Erdoğan''a ısrarla Pakistan''ı sormuştu. Ama beklediği cevabı alamamıştı!

3 Aralık''ta Gül Pakistan''da Müşerref artı Benazir Butto, Navaz Şerif ve İmran Han''la görüşerek Ankara''nın tam desteğini ortaya koydu. 27 Aralık''taki Butto suikastı Pakistan''ın “yeni gidişatını tersine çevirmeye yönelik” kanlı bir adımdı. Pakistan iyice karıştı ancak Müşerref yıkılmadı…

Şimdi de, Abdullah Gül Beyaz Saray''a gidiyor: Bu demektir ki, Gül-Bush görüşmesindeki Pakistan kısmına özellikle dikkat etmemiz gerekiyor!

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.