Zeytin ağacı: Direnişin sembolü

Turgay Yerlikaya
Turgay YerlikayaYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 19/10/2026, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Zeytin ağacı: Direnişin sembolü

Ekim ayı içerisinde Gazze’nin ve bir bütün olarak Filistin’in yaşadığı dramatik serüvenin bilançosuna dair epeyce şey söylendi. Aksa Tufanı’nın bölge siyaseti açısından ne anlam ifade ettiğinden tutun da yaklaşık üç senede İsrail’in Gazze’deki soykırımının yarattığı tahribatın bütün ayrıntılarına kadar değinildi. Katledilen gazeteciler, Hamas gerekçe gösterilerek bombalanan hastanelerde şehit olan doktorlar, her şeye rağmen üniversiteleri ayakta tutmaya çalışırken canlarını feda eden akademisyenler. Tüm bunların yanı sıra Heideger’in ifade ettiği şekliyle, insanın ölüme doğan bir varlık olarak yaratıldığı bu cihanda, bu sıralamanın çoğu kez çocuklar aleyhine işlediği bir coğrafyanın adı Filistin. Yaşanılanları sadece bir istatistiki göstergeye dönüştürmeden ne yapılabilir sorusu çok soruldu, muhtelif cevaplar verildi, sözler tükendi ve nihayet yine kış aylarına gelindi.

Gazze’deki trajedinin çok fazla tartışılmayan bir boyutu da açlık ve yağmalama. Filistin Tarım Bakanlığının Ekim ayı ile ilgili raporlarına bakıldığında, Batı Şeria’daki zeytin hasadı döneminde görülen yağmalama ve hırsızlık olayları inanılmaz boyutlara ulaşmış durumda. İsrailli işgalcilerin bölgedeki demografik mühendislik çabalarına ek olarak, Filistinlilerin zeytin bahçelerini yakmaları ve hasat edilecek ürünleri çalmaları, insanlık açısından elbette utanç verici. Fakat bölge halkının mukavemeti ve insan hakları konusunda çalışan örgütlerin uyarılarına rağmen bu konuda herhangi bir mesafe alınabilmiş değil. Buna ek olarak, işgalcilerin bazı bahçelere kimyasal bırakarak zehirleme girişimlerinde bulundukları ve bölge halkının sağlıklı gıdaya erişimini zorlaştırdığı da kamuoyuna yansıyan bir durum.

Filistinliler için direnişin sembolü olan zeytine yönelik bu hasmane tutum, soykırımın her alanda devam ettiğini de göstermektedir. Güney Afrika’nın İsrail’e yönelik Uluslararası Adalet Divanında (UAD) açtığı soykırım davası neticesinde UAD’nin verdiği tedbir kararları bu noktada oldukça önemli. Nitekim UAD’nin 2024’te verdiği ve sonrasında ek tedbirlerle devam ettirdiği uyarılar soykırımın engellenmesi yolunda İsrail devletine ciddi ihtarlar içeriyor. Özellikle soykırımı engelleme yükümlülüğü noktasında İsrail devletinin mükellef olduğu insani yardım konusundaki uyarıların hilafına hareket edilmesi, soykırım suçu işlendiğinin en açık göstergelerinden biridir. Karara istinaden insani yardımların tam anlamıyla ulaştırılmaması, İsraillilerin bu yardımları yağmalaması ve devlet aygıtlarının sistematik biçimde soykırımı kolaylaştırması UAD’nin kararlarının işlevine dair tartışmayı hararetlendirmektedir.

Uluslararası yardımların tedbir kararlarına uymayacak biçimde sevk ve idaresinin dışında kararın hilafına zeytin bahçelerine yönelik saldırılar da İsrail adına utanç tablosuna eklenecektir. Seçimler öncesinde Netanyahu’nun başbakanlık yarışında ivme kaybetmesi ile ortaya çıkan tablonun Gazze ve Batı Şeria’daki durumu değiştirmesi ne kadar mümkün, tartışılır. Nitekim İsrail’de mevcut hükümete alternatif iddiasındaki isimlerin politikalarına bakıldığında, seçim sonrası olası bir değişiklikte mevcut süreçle ilgili radikal değişikliklerin olması pek de mümkün gözükmüyor.

Son dönemde İsrail’e yönelik artan diplomatik baskı ve İsrail’in uluslararası dünyadan izole edilmesine dönük çabalar önemli ölçüde karşılık buluyor. Hem Eisenkot hem de Lapid’in Netanyahu’ya yönelik eleştirilerinde öne çıkan bu tema, gelecekteki politikalar açısından belirleyici olacaktır. Bu nedenle İsrail’de muhtemel bir değişiklik sonrası uluslararası baskıyı asgari düzeye indirmek ve meşruiyeti tahkim etmek için yoğun bir çaba sarf edilebilir. Soykırım her ne kadar bugüne kadar engellenememiş olsa da orta-uzun vadede oluşacak etki, Gazze gibi acı deneyimlerin tekrarlanmasının da önüne geçecektir.

Bu sürede, oluşan acı bilançonun insanlık adına utanç vesikası olduğunu söylemeye bile gerek yok. Soğuk kış günlerini beklerken zeytin ağacının temsil ettiği direniş sadece Filistin halkı namına değil bütün insanlığın ortak vicdanında temsil edilen bir pozisyon olmalıdır. Zeytinin temsil ve direniş gücüne atıfla Mahmut Derviş’in “Eğer zeytin ağacı, kimlerin kendini toprağa diktiğini bilseydi, yağ yerine gözyaşı akardı zeytinlerinden” dizelerini bugün çok daha fazla hatırlamakta fayda var.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026