Bu ittifaklar Güney Kıbrıs'ı korumaz
04:00, 26/10/2026, Pazartesi
Yeni Şafak

Nikos Hristodulidis, Binyamin Netanyahu, Kiriakos Miçotakis
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) işgalci İsrail ile siyasi ve askerî açıdan iş birliğini artırması, ülke basınında eleştirilere yol açtı. Rum siyasi analist Ioannis Tirkides, GKRY’nin Türkiye karşıtı ittifaklara yönelerek adanın güvenliğini riske attığını savunarak, Türkiye karşıtı kurulan ittifakların ülkesini korumayacağını vurguladı.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), son yıllarda özellikle Türkiye’ye karşı soykırımcı İsrail ve Yunanistan ile askeri ve siyasi iş birliğini artırdı. Bu durum ise GKRY basınında eleştirilere yol açtı. Cyprus Mail gazetesine değerlendirmelerde bulunan Rum siyasi analist Tirkides, GKRY’nin İsrail ile geliştirdiği askeri, siyasi ve diplomatik ilişkilerin adanın güvenliği üzerindeki etkilerine değindi. Tirkides, GKRY’nin geleneksel tarafsızlık politikasından uzaklaşarak İsrail ve ABD eksenine yöneldiğini anımsatarak, ülkesinin İsrail ve Yunanistan ile birlikte Türkiye karşıtı bir ittifakın parçası haline geldiğini söyledi. Tirkides, bu politikanın GKRY’ye herhangi bir bağlayıcı güvenlik taahhüdü sağlamadığına dikkat çekti.
GÜVENLİĞE DEĞİL RİSKLERE YOL AÇAR
GKRY’nin Türkiye karşısında İsrail ve diğer bölgesel aktörlere dayanarak güvenlik sağlamaya çalışmasını eleştiren Tirkides, "Türkiye karşıtı ittifaklar Güney Kıbrıs’ı korumaz" değerlendirmesini yaptı. Tirkides, dış güçlerin kendi bölgesel çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini, bu nedenle İsrail ve Yunanistan ile kurulan ortaklıkların Türkiye karşısında kalıcı bir güvenlik garantisi oluşturmadığını savundu. Tirkides, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin başka devletlerin stratejik hedeflerine dayanarak politika yürütmesinin adayı daha fazla askeri ve siyasi riskle karşı karşıya bırakabileceğini kaydetti.
BATI'NIN ASKERİ GARNİZONU OLUYORUZ
Rum analist, GKRY’nin İsrail ve Batılı ülkelerle geliştirdiği askeri ilişkilerin Güney Kıbrıs’ı yabancı güçlerin operasyon alanına dönüştürme tehlikesi taşıdığını kaydederek "Adayı Batı’nın askeri garnizonuna dönüştürüyorlar" eleştirisini dile getirdi. Tirkides, bölgesel çatışmaların devam ettiği bir dönemde adanın askeri konuşlanma ve operasyon hazırlık noktası olarak kullanılmasının nasıl bir güvenlik stratejisi olarak görülebileceğini sorguladı. İsrail’in bölgesel çatışmaların tarafı olduğuna vurgu yapan Tirkides, GKRY’nin bu İsrail’le geliştirdiği askeri ortaklıkların adayı doğrudan çatışmaların içerisine çekebileceği uyarısında bulundu.
"DIŞ GÜÇLERE GÜVENMEK YANLIŞ"
Rum analist, GKRY’nin Türkiye karşısında İsrail ve diğer bölgesel aktörlerden destek aramasına da karşı çıktı. "Türkiye’ye karşı dış güçlere güvenmek yanlış" değerlendirmesinde bulunan Tirkides, GKRY’nin güvenliğini başka ülkelerin çıkarlarına bağlamasının stratejik bir hata olduğunu aktardı. İsrail ve Yunanistan ile geliştirilen askeri ilişkilerin Türkiye’ye karşı bağlayıcı bir savunma taahhüdü içermediğini belirten Tirkides, GKRY’nin kendi kapasitesini aşan riskler üstlendiğini ifade etti. Tirkides, GKRY’nin Türkiye karşıtı siyasi ve askeri yöneliminin örnekleri arasında İsrail, Yunanistan, GKRY ve ABD’nin yer aldığı 3+1 iş birliği mekanizmasını gösterdi. Tirkides, İsrail’in Trodos Dağları’ndaki radar sistemlerine erişimini, İsrail yapımı BARAK MX hava savunma sistemlerinin satın alınmasını ve ortak askeri tatbikatları da söz konusu politikanın parçaları olarak değerlendirdi. Rum analist, askeri iş birliğinin genişletilmesine rağmen İsrail veya ABD tarafından GKRY’ye bağlayıcı bir karşılıklı savunma garantisi verilmediğini vurguladı.
İSRAİL DOSTLARINA TEPKİ
Tirkides, İsrail Müttefikleri Vakfı’nın Rum Meclisi'nde oluşturduğu parlamenter gruba katılan milletvekillerini de eleştirdi. "Rum milletvekilleri Türkiye karşıtı" ifadesini kullanan Tirkides, söz konusu isimlerin aşırı milliyetçi bir çizgide bulunduğunu ve Türkiye üzerinde baskı oluşturmak amacıyla yabancı güçlerden destek aradığını savundu. GKRY’nin İsrail ve ABD eksenine yönelmesinin arkasındaki siyasi aktörlere de değinen Tirkides, Rum Dışişleri Bakanlığı'ndaki yerleşik kadroları işaret etti. Özellikle iki bölgeli federasyon modeline karşı çıkan kesimlerin bu politikanın belirleyicileri arasında bulunduğunu savunan Tirkides, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in de aynı siyasi çizgide hareket ettiğini belirtti. Hristodulidis’in Dışişleri Bakanlığı kökenli olduğunu hatırlatan Tirkides, Türkiye karşıtı dış politika anlayışının GKRY’nin üst kademelerinde benimsendiğini ifade etti.
BEKLENEN SONUÇLAR ALINMAYABİLİR
Rum analist, GKRY’nin İsrail ve ABD ile geliştirdiği ilişkiler üzerinden mutlak güvenlik sağlamaya çalışmasını da eleştirerek "Mutlak güvenlik tehlikeli bir yanılsama" ifadelerini kullandı. Tirkides, ABD’nin bölgesel güvenlik yapılanmasındaki değişimlerin dış güçlere dayalı güvenlik politikalarını daha riskli hale getirebileceğini söyledi. Tirkides, GKRY’nin Türkiye karşısında başka devletlere dayanarak geliştirdiği güvenlik politikasının beklenen sonuçları vermeyebileceğini belirterek "İttifaklar Güney Kıbrıs’ı korumak yerine çatışmaya sürükleyebilir" uyarısında bulundu. Rum analist, İsrail ve diğer bölgesel aktörlerle kurulan ilişkilerin adayı askeri gerilimlerin yaşanabileceği bir noktaya dönüştürebileceğine işaret etti.

Dünya
Libya’dan Trump’ın sözlerine protesto notası

Dünya
Hanzala hacker grubundan İsrail’in gizli arşivine siber saldırı: 150 gigabaytlık veri sızdırıldı

Dünya
İşgalci İsrail Filistinli aileye kendi evini zorla yıktırdı

Dünya
Gıda sıkıntısının yaşandığı Gazze'de Filistinlilere yemek dağıtıldı



