Yemek sipariş uygulamaları iştahımızı yönetiyor
04:00, 01/11/2026, Pazar
Yeni Şafak

Diyetisyen Mutlu, kampanyaların porsiyon algısını da değiştirebildiğine dikkat çekti.
Yemek siparişi uygulamaları üzerine yapılan yeni bir araştırma, indirim ve kampanyaların ne yiyeceğimize ilişkin kararlarımızı etkilediğini ortaya koydu. Araştırmada, kullanıcıların yemek seçmeden önce kampanyalara yöneldiği, indirimler sayesinde sağlıksız yiyecekleri tercih ederken daha az suçluluk hissettiği ve besin değerlerini çoğunlukla göz ardı ettiği belirlendi.
Uzman Diyetisyen Hümeyra Mutlu, dijital platformların yeme davranışı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, ekonomik açıdan avantajlı görünen siparişlerin beslenme açısından her zaman kazanç anlamına gelmediğini söyledi. Mutlu, "Ücretsiz teslimat, yüzde 40 indirim veya bir alana bir bedava gibi kampanyalar, ekonomik bir fırsat sunarken farkında olmadan beslenme davranışlarımızı değiştirebiliyor" dedi.
AÇLIK DEĞİL KAMPANYA BELİRLİYOR
Ekim 2026’da Avustralya’da yayınlanan araştırmaya değinen Mutlu, "Yemek siparişi uygulamalarındaki indirimlerin, ücretsiz teslimat seçeneklerinin ve promosyonların tüketicilerin yemek tercihlerini şekillendirdiğini ortaya koydu. Bazı katılımcılar, ne yemek istediklerine karar vermeden önce kampanyaları incelediklerini ifade etti. Bu bulgu, beslenme davranışı açısından önemli bir değişime işaret ediyor. Öncelik, bedenin ihtiyacından satın alma fırsatına kayabiliyor” bilgisini verdi.
HER 10 KİŞİDEN 4’Ü DAHA FAZLA YİYOR
Türkiye’deki araştırmaların da benzer bir tabloya işaret ettiğini söyleyen Mutlu, “Özdoğan ve Karakaya’nın 2024 yılında 660 yetişkinle gerçekleştirdiği araştırmada, katılımcıların yüzde 84,5’i çevrim içi siparişlerinde pide, pizza ve hamburger gibi karbonhidrat ağırlıklı yemekleri tercih ettiğini, yüzde 61,6’sı ise siparişlerini ağırlıklı olarak akşam saatlerinde verdiğini belirtti. Daha dikkat çekici olan ise katılımcıların yüzde 43,3’ünün çevrim içi siparişlerin daha fazla yemelerine veya yüksek kalorili ürünleri tercih etmelerine neden olduğunu düşünmesi. Ayrıca yüzde 15,5’i aç olmasa bile kendini ödüllendirmek istediğinde yemek sipariş ettiğini bildirdi”
Bizi yemeye ne yönlendiriyor?
Beslenme açısından asıl riskin yalnızca yiyeceklerin içeriğinde değil, tüketim kararının nasıl verildiğinde gizli olduğunu vurgulayan Mutlu, “Beslenme çevremiz artık market rafları ve restoran menüleriyle sınırlı değil; telefon ekranlarımız da bu çevrenin bir parçası. Hangi yiyeceğin ilk sırada gösterildiği, hangi ürünün indirimle sunulduğu ve besin değerlerinin ne kadar görünür olduğu, kararlarımızı etkileyebilecek unsurlar arasında. Sağlıklı seçeneklerin de ekonomik açıdan erişilebilir ve dijital ortamda görünür olması, halk sağlığı açısından önem taşıyor. Bugün beslenme alışkanlıklarımızı belirleyen yalnızca mutfağımızdaki yiyecekler değil, ekranlarımızdaki seçenekler de. Dolayısıyla sağlıklı beslenmenin yeni gerekliliklerinden biri, dijital ortamda da bilinçli seçim yapabilmek. Çünkü ekonomik olarak avantajlı görünen bir sipariş, beslenme açısından her zaman kazanç anlamına gelmiyor. Belki de artık yalnızca ne yediğimizi değil, bizi yemeye neyin yönlendirdiğini de sorgulamalıyız.” ifadesini kullandı.
BEDAVA ÜRÜN PORSİYONLARI BÜYÜTÜYOR
Kampanyaların porsiyon algısını da değiştirebildiğine dikkat çeken Mutlu, “Küçük bir fiyat farkıyla büyütülen menüler, ücretsiz teslimat için sepete eklenen tatlılar veya ikinci ürünün bedava sunulması, ihtiyacımızdan fazla yiyecek satın almamıza neden olabilir. Üstelik büyük porsiyonlar, tüketilen miktarın normal algılanmasını kolaylaştırabilir. Zamanla bu beslenme örüntüsü, enerji dengesini ve kalp-damar sağlığı ile metabolik sağlığı olumsuz etkileyebilir” uyarısında bulundu.