3 milyonun üzerinde personeli olan kamunun hâlâ personel stratejisi yok

Ahmet Ünlü
Ahmet ÜnlüYeni Şafak Gazete Yazarı
00:00, 06/10/2014, Pazartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
3 milyonun üzerinde personeli olan kamunun hâlâ personel stratejisi yok

3 milyonun üzerinde kamu personeli istihdam eden kamu kesiminde personel stratejisinin olmadığını üzülerek görüyoruz. Niçin yoktur? Niçin gerek duyulmamaktadır? Ya da bizim bilmediğimiz bir stratejisi var mıdır? Personel stratejisinin olmaması da bir strateji midir? Doğrusu bu konuları merak ediyoruz. Bu durumun acı neticesi ise kamuda farklı farklı uygulamaların ortaya çıkmasıdır. Halbuki bu durum kurumlara bırakılmayacak kadar ciddi bir konudur.

Bu bağlamda literatürü takip edenler memur tanımın yeterli olmadığını ve bu tanımın yeniden gözden geçirilmesi gerektiği eleştirilerini görmüşlerdir. Özellikle hizmetli personelin yaptığı işler dikkate alındığında bunların da 10 hizmet sınıfı içerisinde yer alması memur tanımı üzerinde düşünülmesi gerektiğini göstermektedir. Kaldı ki bu işlerin hizmet alımı yöntemiyle temizlik firmalarına yaptırıldığı bilinen bir gerçektir. Ancak, hizmetli personel de on hizmet sınıfı içerisinde yer almaktadır.

Kamunun işte bu noktada karar vermesi gerekmektedir. Uygulamaya baktığınızda birçok kamu kurumunun hiçbir şekilde yardımcı hizmetler sınıfına personel almadığını ve bu kurumların bu işleri hizmet alımı yöntemiyle daha nitelikli bir şekilde özel sektöre yaptırdığını göreceksiniz. Bazı kurumlar ise hem hizmet alımı yöntemini seçmekte hem de yardımcı hizmetler sınıfına personel almaktadır. Bu durum ise işleri çıkmaza sokmaktadır.

Uygulama birliğini sağlamakla görevli Devlet Personel Başkanlığı ise hakemlik görevini yeterince yapamıyor ve uygulama birliğini sağlayamıyor. Halbuki personel alım sürecinin başından sonuna kadar içerisinde olan bir kurumun misafir gibi kenarda beklemesi doğru değildir. Bu alanda yapacağı bir personel strateji çalışmasıyla norm ve standart birliğini sağlayabilir.

Bazen uygulamada o kadar çelişkili durumlarla karşılaşılmaktadır ki akla ziyan durumlar ortaya çıkmaktadır. Bir taraftan kamu, güvenlik işlerini özelleştirmekte diğer yandan ise bazı kurumlar kadrolu güvenlik elamanı almaya çalışmaktadır. Halbuki bir otoritenin bu işe el atması ve uygulama birliğini sağlaması gerekmektedir.

Yine engelli hizmetli alımı tam bir faciadır ve kimsenin bunu izah etmesi mümkün değildir. Görme engelli bir personelin bu hizmeti nasıl yapacağı veya bu personele hizmetin nasıl yaptırılacağının iyi hesap edilmesi gerekmektedir. Engel grupları dikkate alınmadan yapılan yerleştirmenin nasıl bir sonuç doğuracağının birileri tarafından hesap edilmediği anlaşılmaktadır. İstihdamla kamu yararı ve hizmet kalitesi nasıl eşleşecek doğrusu merak ediyoruz. Kervan yolda düzülür mantığı ise 21. Yüzyıl''da revaç görmeyen bir yöntemdir.

İşte bu anlattıklarımızın altında yatan temel sebep ise personel alanında yapılma gereği dahi duyulmayan personel stratejisidir. Bu durum o kadar acıdır ki şu ana kadar böyle bir çalışmanın yapılmaması dahi tam bir faciadır. Bütçe kanunlarına konulan hükümlerle personel politikası belirlenemez. Personel strateji oluşturma yerine ayrılan personel sayısının oranlarına göre kamuya personel almaya kalkışırsanız ortaya böyle anormal manzaralar çıkar.

Kamu kesiminin; alınacak personelin sayısı, niteliği, hangi kuruma nasıl bir dağıtım yapılacağı, alınan personelin eğitimi, çalıştırma şartları, sınavların çerçevesi gibi birçok konuda maalesef bir strateji olmadığı için ilgili kurumların inisiyatifine bırakılmıştır.

Bu konularda bilimsel çalışmalarınız yoksa işlerin el yordamıyla yapılmasından başka çareniz yok demektir. Uygulamalar da bakandan bakana veya bürokrattan bürokrata değişecek demektir. El yordamıyla yapılan işlerin de nasıl bir sonuç doğuracağını ilgilerin takdirine bırakıyorum.

Amacımız vatandaş memnuniyeti ise bunun yolu, iyi eğitilmiş personel profilinden geçmektedir. Öncelikle uygulamanın içerisinde olanlarla akademisyenlerin hazırlayacakları personel stratejisi bu işin ilk adımıdır. Özel sektör uygulamalarının araştırılması yapılmadan hazırlanacak personel stratejisi ise bir ayağı aksak bir düzenleme olacaktır. Çünkü, özel sektör personel uygulamaları, kamuya ciddi bir yol göstericilik sağlayacaktır.

Hazırlanacak strateji akabinde ise yıllar önce hazırlanmış ve hala yürürlükte olan mevzuatın bir an önce değiştirilmesidir. Zaten esaslı bir strateji hazırlığından sonra mevcut mevzuatın ne kadar yetersiz olduğu görülecektir. Ümidimiz bu anlattıklarımızı dikkate alan birilerinin çıkmasıdır.

Sonuç olarak, siz istediğiniz kadar çözüm önerisi üretin, önerileriniz sahiplenilmediği sürece hiçbir anlamı yoktur. Eğer bu yazımız ilgililerde farkındalık oluşturursa bu dahi bizim için yeterli olacaktır. Çünkü, bu köşede yer alan bir çok ciddi önerinin yıllar sonra dahi hayata geçirilmesi bizleri mutlu etmeye yetmektedir.

AYM"nin verdiği karar memurlar açısından ne anlama geliyor?

Anayasa Mahkemesi, Torba Kanun olarak adlandırılan 6552 sayılı Kanun''la getirilen görevden alınan daire başkanı ve üzerindeki kadrolar ile emniyet personelini ilgilendiren maddeyi iptal etti. Bazıları bu karara şaşırabilir ve olmadık yorumlar yapabilir ama bu köşeyi takip eden okurlarımız çok fazla şaşırmayacaklardır. Çünkü, aylar önce tasarı kanunlaşmadan uyarılarımızı yapmıştık. Bize göre asıl şaşırması gerekenler, 11 Eylül''de yürürlüğe giren bir düzenlemeyi bu kadar kısa sürede iptal ettirmeyi başaranlardır. Bu metni kaleme alanların başını iki elinin arasına alarak düşünmesi herhalde vacip olmuştur. Keşke biz böyle olacağını demiştik demeseydik.

Anayasa Mahkemesi''nin gözüne parmak sokarcasına hazırlanan kanun metnini her aşamada eleştirdik ve yanlışlıkları tek tek izah ettik ancak, sesimiz duyulmadı. "Binlerce bürokratı panikleten maddede neler var?" başlıklı yazımızda konuyu bütün yönleriyle ele alarak maddeyi sert bir şekilde eleştirmiştik ve bu böyle olmaz dedik.

Bu yazımızda özetle şu ifadelere yer vermiştik: "17 ve 25 Aralık süreçlerinden sonra bürokraside ciddi bir tedirginlik oluşmaya başlamıştır. Özellikle 2577 sayılı Kanun''da ardarda yapılan ciddi değişiklikler bürokrasinin şevk ve direncini tamamen kırmıştır. Maalesef yaşın yanında kuru da yanmaya başlamıştır.

Yapılan düzenlemeyle maddede daha önce yapılan sakıncalı düzenlemenin daha da ilerisine gidilerek zaten güçlü olan idare karşısında son derece zayıf durumda olan kamu görevlisinin yargı güvencesi tamamen ortadan kaldırılmaktadır. Kamu gücünü sonuna kadar kullanan amirleri bundan sonra hiçbir güç durduramaz. Kurunun yanında yaşın yanması kaçınılmazdır. Yargı kararının uygulanmasıyla uygulanmaması arasında çok fazla fark kalmamaktadır.

Kamuda kötü bürokrat iyi bürokratı kovmaya başlayacaktır. Tek derdi iyi işler çıkarmak olan bir yöneticiyle bütün derdi ayakta kalmak için üstlerine sürekli yağcılık yapmaya çalışan bir yöneticinin baş etmesi mümkün değildir. Çok kısa sürede iş odaklı çalışan yönetici sıkıntıya girmeye başlayacaktır. Her işten anlayan ve yok kavramı literatüründe olamayan işportacı yöneticiler uzun vadede kamu bürokrasinin kanserli hücresi haline gelecektir. Bu düzenlemeyle kamuda öyle bir noktaya gelinecektir ki her şartta vicdanlarının sesini dinleyen ve bildiklerinden şaşmayan yöneticilerin işleri her geçen gün zorlaşacaktır."

Bundan sonra kararlar nasıl uygulanacak?

Anayasa Mahkemesi''nin vermiş olduğu kararda yer alan;".... Anayasa"ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, kararın Resmi Gazete"de yayımlanacağı güne kadar YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASINA," ifadesi nedeniyle karar uygulamaya girmiştir. Yani kararda kanunda yeni bir düzenleme yapılması için süre de verilmemiş olduğundan madde mevcut haliyle uygulanacaktır.

Buna göre, karardan sonra 28''inci maddenin 1''inci fıkrası; "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez" olarak kalmıştır. Dolayısıyla idarelere gelen yargı kararları en geç 30 gün içinde uygulanmak zorundadır. Ümit ederiz ki iptal edilen metni kaleme alanlar da biraz düşünme fırsatı bulurlar.

Saltanat alanlarından birincisi yıkıldı

Bu köşede sık sık gündeme getirmiş olduğumuz araç saltanatının kısmen de olsa yıkılması bizleri hem sevindirdi hem de ümitlendirdi. 2 Ekim 2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanan "Hizmet Alımı Suretiyle Taşıt Edinilmesine İlişkin Esas ve Usullerde Değişiklik Yapılması Hakkında Karar" ile en çok suiistimal edilen kamunun araç kiralama işlemlerine çeki düzen verildi. Aylık kiralama bedelini sınırsız derecede yükselten "yakıt dahil" şekilde araç kiralama kaldırıldı. Ayrıca kiralanacak araçların aylık bedeli için kasko değerinin yüzde 2"si sınırı getirildi. Bu yeni düzenlemeye göre, kamunun mevzuata göre satın alamadığı araçları hülle yoluyla kiralamasının önüne geçilmiş oldu. Bakalım bu kural ne kadar dayanacak ve hangi akla gelmedik yöntemleri icat ettirecek? İslam aleminin Kurban Bayramı''nı kutlar, bütün insanlığa huzur getirmesini Yüce Rabbim''den niyaz ederim.

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026