İki mesele: Ergenekon ve cemaat

Ali Bayramoğlu
Ali BayramoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
00:00, 30/07/2014, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
İki mesele: Ergenekon ve cemaat

Türkiye 10 yıldır yapısal reformlarla, yargısal süreçlerle, idari reflekslerle kendisini temizlemeye çalışıyor. Karanlık bir geleneği, vesayet düzenini tasfiye etmeye uğraşıyor.

Ancak bir "temizlik yorgunluğu" yaşandığı da tüm çıplaklığıyla ortada.

Usulüne göre yapılmayan, içinde farklı iktidar kavgalarını barındıran, devletin içinde farklı bir merkeze dayanan hiyerarşiler üreten, yeni hukuk ve hak ihlallerine yol açan, hatta darbecilerden demokrasi kahramanı üretme ihtimali barındıran "temizlik süreci" hem zaman zaman meşruiyet ve inandırıcılık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor, hem ana hedeften çıkıp yan yollara saptı.

Geçtiğimiz günlerde başlayan emniyetteki paralel yapı operasyonunun arkasında yatan gerçek budur. Bu açıdan mesele sadece siyasi iktidara karşı darbe girişi değildir, sistem içinde oluşan özerk ve kural dışı bir alandır.

Şu açık: Bu alanın aktörleri askeri vesayete yönelik temizlik çabasında önemli bir rol oynadılar.

Hukuk içinde kaldıkları anlar ve süreçte diğer bir kirliliğin varlığına işaret ettiler ve üzerine gittiler. Ancak hukuk sınırlarını aşıp, başka bir hesap için faaliyet göstermeye başladıkları anda ve bu temizlik çabasını kullanıp, kirlettikleri noktada başka bir dev sorun ürettiler.

Karmaşık bir durum yok:

Bugün, temizlik davalarının istismarından mağdur olan sanıklar ve mağduriyet üreten durumlar dışında, iki kara odakla karşı karşıyayız. İlki Ergenekon dokusu, ikinci paralel dokudur. Bu iki kara nokta birbirlerini götürmezler, birinin karanlığı diğerini ak kılmaz. Yılmazer"in tutuklanması Veli Küçük"ü aklamaz örneğin. Ya da tersi Ergenekon davasının doğru ayakları Yılmazer"in eğri ayaklarını ortadan kaldırmaz.

Kimilerinin bu, iç içe girmişliği anlamakta zorlandığını, iki bilinmeyenli denklem ötesinde kafalarının karıştıklarını görüyoruz, ama gerçekler değişmiyor.

Örneğin Veli Kücük"leri tutuklatan Yılmazer ekibi, bir ara Ferhat Kentel, Mesut Yeğen gibi isimleri de KCK davasından tutuklatmak üzereydi. Bugün cemaati olumlayan, son tutuklamaları hükümetin yolsuzluk operasyonuna cevabı olarak gören kimi köşe yazarları da aynı durumla karşı karşıyaydı. Brüksel"deki Kürt Kurultay"larına katılımları uçak biletleri, otel faturalarıyla suç deliline dönüştürülüyor, Güneydoğu"da kurdukları her temas raporlanıyor. takip ediliyordu. Adli soruşturmalara dahil edilmelerine ramak kalmıştı.

Bunların arkasındaki tek gerekçe ise Okyanus ötesinin aşağıya verdiği "Kürt politikası perspektifi"ydi.

Bu süreci durduran ise iktidar kavgası oldu.

Doğrusal düşünce alışkanlıklarının, örneğin hem Ergenekon"un hem paralel yapının, hem yolsuzlukların hem darbe girişimlerinin aynı anda varolabilecek belalar olduğunu anlayamama halinin yarattığı körlük ne vahim!

2102 Ocak ayında MİT krizinden 1 ay kadar önce "Neden Otoriterleşiyoruz" başlıklı bu köşede yayınlanan yazımda hükümet politikaları ve tarzı yanında temel bir otoriterleşme nedeni olarak şu unsura işaret etmiştim:

"Git gide otonom hale gelen bir emniyet-adliye dokusu ve işleyişi"...

Sorunu ise şöyle tarif etmiştim:

"Bu dokunun önemi siyasi karar mekanizmasıyla yarışan bir işleyiş üretmiş olmasından kaynaklanıyor. Nitekim Ergenekon, KCK ve asker meselesinde tüm adli soruşturmalar genel ve sistematik takip yetkisine sahip "polis istihbarat birimleri" merkezli yürütülüyor. Aylarca süren takip ve soruşturmalarda, savcılar "yönlendirici ve denetleyici" değil, "onaylayıcı ve meşrulaştırıcı" bir işlev görüyor. Mahkeme heyetleri önlerine gelen dosyalar itibariyle onları izliyor. Bu durumda bu yapı sadece suç takibi değil, suç alanı ve "politikaların üretilmesi ve yürütülmesi"ne soyunuyor. Buna imkân veren de emniyetin genel takip ve yönlendirme yetkisiyle, uygulama adı altında "kapsam tanımı" yapma araçlarına sahip bulunmasıdır."

Bu tabloyu hala görmeyenler var, hala hükümete çıkacak fatura hafifler diye düşünenler, hala tek bilinmeyenli denklem düzeyini aşamayanlar var ya, inanılır gibi değil......

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026