AK Parti kongresi için, ''Geceden kalmayız'' desem yeridir. Bir gece önce kongre salonunda Kanal 24"te Taşkın Koç"un konuğuyduk.
Program bitti tam kalkacağız ki, bir hareketlilik oldu.
Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, ''Başbakan geliyor'' dedi.
Tabii geliyor denilince hemen gelmiyor Başbakan. Bekledik biraz. Gecenin ilerleyen bir saatinde salona girdi. Etrafında şimdiye kadar 4 kongre, 7 seçimin organizasyonunu başarıyla gerçekleştirmiş bir ekip olmasına rağmen, önce salonu teftiş etti. Sonra oturdu, kongrede kullanılacak olan müzikleri dinledi, talimatlar verdi.
O sırada bize dönüp, ''Siz ne yapıyorsunuz'' dedi. Programdan çıktığımızı söyledik. Kongrede görevli gençler, ''Resim çektirelim'' diye ısrar edince, Star Gazetesi yazarı Elif Çakır da, ''Bizimle de çektirir misiniz?'' diye sordu.
Başbakan, ''Tamam bekleyin'' dedi. O sırada kongre için özel olarak bestelenmiş şarkıyı dinlemiş, jeneriği izlemiştik.
Nasıl bulduğumuzu sordu. Seçim şarkısını daha başarılı bulan da çıktı, ''Sözümüz söz''ü anlamlı bulan da. Başbakan, kanaat belirtmedi, ''Bakalım salon izleyince ne karar verecek'' dedi.
Müzikten ziyade görüntüler ilgimi çekmişti. Türkiye"nin her köşesini ve her kesimini yansıtan görüntüler vardı. Ama bir fotoğraf karesi dikkatimi çekmişti. ''One Minute'' de var dedim.
''İyi olmuş mu?'' dedi.
''Bence iyi olmuş'' karşılığını verdim.
''Bence de iyi oldu'' diye tamamladı.
Bu fotoğrafa dün kongre salonunda ikinci bir kare eklendi.
Kongrede en çok alkışlanan konuk, Hamas lideri Halid Meşal oldu.
Kongre salonundan ve Başbakan"ın konuşmasından notlar da paylaşmak istiyorum.
Salonun içi ve dışı dolu dolu olmasına rağmen, düzenli tertipli bir kongre izledik.
Başbakan Erdoğan lacivert, eşi sarı rengi tercih ettiği için, ''Sarı-Lacivert'' bir görüntü oluştu. Benim gibi Fenerbahçeliler açısından pozitif ayrımcılıktı. Ayrıca selamlama için düşünülen, ''Demokrasi yolu'' diğer partilere örnek olacak bir düzenlemeydi. Böylece selamlama sırasında alışık olduğumuz itiş-kakış yaşanmadı.
Başbakan selamlamayı sadece Türkiye ile sınırlı tutmadı. Kuzey Afrika"dan Gazze"ye, Mekke"den Mogadişu"ya kadar uzanan bir coğrafyayı selamladı. Başbakan"ın selamladığı Osmanlı coğrafyasıydı.
''Veda'' kongresi olması nedeniyle midir bilmem ama Başbakan, Sezai Karakoç"un, ''Sürgün''ünü okurken, ''Sevgili''ye kendi sürgününü yazıyordu adeta.
''Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En sevgili
Ey sevgili
Uzatma dünya sürgünümü benim''
Başbakan"ın 2 saati aşkın konuşmasını bir cümlede özetlemek gerekirse, duygu yüklüydü.
Öyle ki, Neşet Ertaş"ın sesi yankılandığında gözleri doldu, Aşık Veysel, ''Uzun ince bir yoldayım. Gidiyorum, gündüz gece'' derken, hislendi.
Bir veda konuşmasıydı. Başbakan,''Bir veda değil, estir'' diye tanımladı. Yeni bir başlangıç için yapılan vedaydı bu. Ve bir helalleşmeydi.
Başbakan, ''Gönül diliyle'' konuştu ama aynı zamanda, ''2023 vizyonu'' olarak nitelendirilebilecek, ''Manifesto'' olarak değerlendirilebilecek çok çarpıcı açılımları da vardı.
-3 dönem tartışmalarına son noktayı koydu. Ancak ilk çizgiyi kendisine çekti. Böylece siyasette şahısların değil, ilkelerin hakim olduğu bir devrin kapısını açtı.
-Kürt sorununun çözümünde, ''yeni sayfa'' açtı. Hem de üzerinin Kürt kardeşlerimizle birlikte yazılacağı bir, ''yeni sayfa''ydı bu.
-Yeni Anayasa konusunda çok güçlü bir vurgu yaptı Başbakan. ''Çoğulcu ve yeni bir Anayasa konusunda kararlıyız'' dedi.
-Türkiye"nin yönetim sorununa geniş bir yer ayırmasını beklerken, o ise şöyle bir değinip geçti. Ama, ''Yeni sistem konusunda kararlıyız. Siyasi istikrarı dönemsel olmaktan çıkarıp, kurumsal olmaya dönüştürecek çalışmaların içindeyiz'' vurgusu güçlüydü.
-Yeni bir hedef koydu Başbakan. Bir ay sonrasını göremeyen Türkiye"nin önüne 2023 hedefini koymuştu. AK Partili gençlere ise 2071"e hedef olarak gösterdi.
Kongre öncesinde yaptığımız haberlerde, Başbakan"ın, ''manifesto'' gibi bir konuşma yapacağından söz etmiştik. Başbakan"ın konuşmasının sonuna doğru basın tribününden, ''ne oldu manifesto''ya türü sataşmalar başlamıştı ki, 63 maddelik, ''yol haritası'' geldi.
AK Parti her seçimden sonra, ''Seçim bitti vaat gitti'' yapmadı. Hükümet programı ve acil eylem planı ile, ''yol haritası''na dönüştürdü.
Bir yanında özgürlüklerin diğer tarafında reformların yer aldığı, bir ''yol haritası''ydı bu.
Başlıklar :

