Bir devri teslim etmek

Akif Emre
Akif EmreYeni Şafak Gazete Yazarı
01:00, 04/01/2014, Cumartesi • Yeni Şafak Haber Merkezi
Bir devri teslim etmek

Türkiye"de iç siyaset dengelerini aşan türde, hiç yaşanmamış bir altüst oluş haline tanık oluyoruz. Bu tanıklık bir kenardan seyretme lüksünü bahşetmiyor hiç kimseye. Ancak yaşanan politik görünümlü mücadelenin mahiyeti travmatik sonuçlar doğurmaya gebe.

Bu hengamede dikkatlerden kaçan, ilk bakışta sıradan bir devir teslim töreni izlenimi veren bir olay yaşandı. 2013"ün sonuna gelindiğinde İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu 2005 yılında teslim aldığı görevini Suudi Arabistanlı İyad Medeni"ye devretti. Eski adıyla İslam Konferansı olarak bilinen teşkilatın genel sekreterliğine İhsanoğlu"nun getirildiği dönemle devrettiği bugünü kıyasladığımızda Türkiye"de, bölgede çok şeyin değiştiğini fark ederiz.

Bu değişikliklerin en önemli boyutu Türkiye"yi ilgilendiriyor. Daha doğrusu hem Türkiye"ye dönük dünyadaki algıda, imajda, güç tasavvurunda; hem de kendini algılayış biçiminde önemli bir farklılık oluştu. Hatırlanacak olursa Türkiye daha önceli dönemde de teşkilatın genel sekreterliğini almak için girişimlerde bulunmuş, fakat alamamıştı. Ak Parti iktidarının ilk döneminde, İslam dünyasında ve Batı"daki imajı etkileyen, farklı alanlarda diplomatik olarak başarı hanesine yazılan adımlar atılmıştı. Bunlardan biri de İİT genel sekreterliğinin Türkiye"den bir isme verilmesiydi. Üye sayısına bakıldığında BM"den sonra en kalabalık uluslararası örgüt olan teşkilatın işlevi bir yana, Türkiye açısından dönemin diplomatik başarı öykülerinden biriydi kuşkusuz.

Ak Parti iktidarının ilk dönemine bu gözle bakıldığında bir dizi uluslararası, sembolik değeri yüksek başarıların, ödülle/ndirmele/rin yaşandığı gözden kaçmaz. Eurovision"dan, güzellik yarışmalarına peş peşe gelen ödüller bir bakıma Türkiye"nin önünün açıldığı fikrini destekleyen göstergeler olarak okunabilirdi. İçeride sağladığı istikrarın ve sisteme çekidüzen verilmesinin, var olan potansiyeli harekete geçireceği muhakkaktı. Uluslararası sistem de bu durumu, özellikle Ortadoğu"nun ve İslam aleminin durumu göz önüne alındığında, Türkiye"nin öne çıkmasında kolaylaştırıcı unsur olarak değerlendirdi. Zira aynı zamanda Türkiye küresel ekonomiye adaptasyonu da gerçekleştirmişti.

Bundan sonra yapılması gereken, hem iç dinamikler hem de dış unsurlar rasyonel biçimde değerlendirilerek yeni bir dış politika üretilmesi, yıllardır içine hapsedilmiş ülke insanının potansiyelinin diplomatik, ekonomik ve kültürel anlamda yakın coğrafyasına ve dünyaya açılmasıydı. Nitelim bu anlamda önemli adımlar atıldı.

Batı"nın, özellikle Amerika"nın bu aşamada bölge politikaları açısından yeni Türkiye imajının güçlendirilmesinde yarar gördüğü de sır değil. Türkiye"nin önünün açılması ve bir rol-model olarak İslam dünyasına sunulmak istenmesi ile Türkiye"nin iç politikada istikrarı sağlayarak var olan potansiyelini harekete geçirme iradesinin eş zamanlı olarak kesiştiği bir dönemdir.

Bu iki faktörün, yani iç potansiyelin harekete geçirilmesiyle dışarıda önünün açılmasının ortaya çıkardığı Türkiye algısını en çok Türklerin yanlış okuduğunu düşünüyorum. Tarihsel ve jeo-stratejik potansiyeli ile elindeki imkanlar arasında gerçekçi olmaktan çok, romantik bir duygu ilişkisi kurmak, yöneticiler dahil millet olarak pek çok kimsenin gururunu okşadı.

Türkiye"nin sahip olduğu potansiyel üzerinde zihin eksersizi yapmakla reel imkanları göz ardı etmek farklı şeyler. Özellikle "Arap baharı" sürecinde Türkiye imajının hangi amaçlarla parlatılmak istendiği çok açık biçimde ortaya çıkmıştı: NATO üyesi, demokratik olduğu kadar seküler sisteme sahip, aynı zamanda Müslüman kimliği ile Batı ve Batılı değerlerle barışık bir model...

Bu imaja dayalı olarak Türkiye"nin kendi imkânlarını, kapasitesini aşan bir beklentiye girmesi ve buna paralel bir retorik peşinde koşar görünmesiyle ciddi krizler çıktığında "test edilmek" gibi riskli bir alana kayacaktır. Hatta bu çerçevede Türkiye"ye sınırlarını ihtar etmek için bazı kriz alanlarına müdahil olmada cesaretlendirildiği bile söylenebilir. Bunun en tipik örneklerinden biri Suriye krizidir. Türkiye"ye bölgeyi tek başına dizayn edemeyeceğinin gösterilmesi, hem de neo-İttihatçı heyecanla olaya müdahil olma heveslisi kalemlerin iddialarına karşın acı bir fatura çıkarılmasıyla sonuçlanacaktır. Bugün Suriye politikaları konusunda hükümeti acımasızca eleştiren muhafazakar çevreler dahil (mesela Cemaat"e yakın kalemlerden o dönemde Türk ordusunun Suriye"ye girmesini savunanlar bile vardı) pek çok çevre algı ile gerçeklik ilişkisini kaybetmiş bir haldeydi.

Tüm bunlardan geriye dönüp baktığımızda, yine tekrarlayalım, olanca potansiyeline rağmen hem Türkiye, hem bölge hala çok naif dengeler üzerinde duruyor. Bölge kaostan öte, sekter bölünmeye, çatışmaya doğru giderken, İİT genel sekreterliğinin Suud"a geçmesi ne kadar güçlü bir gösterge ise Mısır darbesinin ardında Suud faktörünün olması da bir o kadar gerçek.

Bölgenin derin bölünmüşlüğü ile Türkiye"nin içinde ortaya çıkan fay hatlarının da küresel etkilerden bağımsız olduğunu kim söyleyebilir? Kissenger"in 11 Eylül sonrasında sözünü hatırlatmakta yarar var: "Sanılanın aksine bundan böyle savaş Batı ile İslam arasında değil, İslam ile İslam arasında olacaktır."

Bu oyunu bozmanın tek yolu; adı ve amacı ne olursa olsun kurulmakta olan yeni küresel ve yerel ittifaklar adına cepheler inşa etmek yerine Müslümanlık anlayışlarımızı yeniden gözden geçirmekten başka bir şey değil.

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026