Hangi asker? Hangi AK Parti?

Ali Bayramoğlu
Ali BayramoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
05:00, 24/12/2014, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
Hangi asker? Hangi AK Parti?

2003-2004 yıllarında ordu içindeki kaynama ne bir kurgu, ne bir komplo, ne tezgahdı...

Dönemin aktörleri tarihi içeriden şimdiden yazıyor.

Aytaç Yalman’ın anıları, Başbuğ-Yalman-Özkök-Doğan arasında giden gelen suçlamalar, yaptıkları açıklamalar, Balyoz davasına konu olan seminerin dönemin Genelkurmay Başkanı ve Kara Kuvvetleri komutanı tarafından (askeri bünyeden gelen baskıyla zaman zaman geri adım atmak zorunda kalsalar da) açık bir şekilde, sonuca oluşmamış bir darbe planlaması, hatta girişimi olarak nitelenmesi, tüm çıplaklığıyla ortada.

Balyoz davasında esası gölgeleyen cemaat merkezli sahtecilikler, Ergenekon davasının sanık hakları açısından kötüye kullanılması, cemaatin muhaliflerini kattığı bir süreç haline dönmesi bu tabloyu değiştirmiyor.

Komuta kademesindeki askerin iki tür sicili vardır:

Askeri bünye içi ve ordu açısından sicili, toplum içi ve demokrasi açısından sicili...

Pek çok sade ve mağdur ordu mensubunun yanında, kimi mağrur ve malum generallerin (dağılan, kumpasla karşı karşıya bırakılan kurumumuz sözünü ağızlarından düşürmeseler de, kendi aralarında kendilerini vatansever ve kahraman olarak ansalar da) orduyu siyasallaştırmak, siyasi kullanıma açmak, pay sahibi oldukları bu gerginlik ve kaos ortamında birliklerini cemaat hücumlarına karşı koruyamamak gibi sorumlulukları hiç bir zaman ortadan kalkmayacak.

Bir suç hali bir diğer usülsüzlüğü ortadan kaldırmayacak.

Bu, “ordu merkezli, üstü örtülü, kılıfına uydurulmuş gayri meşru öykü”, 2003’te ve tam 5 yıl sürdü.

2007’ye dönelim...

O yılın baharı cumhuriyet mitinglerine tanık olmuştu. Askeri birlikler subaylar, yakınları talimatla yerlerini almışlardı bu mitinglerde. Bugün kimisi CHP milletvekili, kimisi Ergenekon sanığı olan şahsiyetler meydanlarda orduyu göreve davet etmişlerdi. Başörtüsü, başörtülü cumhurbaşkanı eşi, askeri bürokrasinin denetimi dışında bir cumhurbaşkanı, 12 Eylül Anayasa modelinin çöküş ihtimali eski Türkiye’yi ve taşıyıcısı askeri, asker zihniyetini ayağa kaldırmıştı.

Bunu 27 Nisan muhtırası takip etmişti. Ardından Anayasa Mahkemesi’nin utanç verici 367 kararı gelmişti. Bu kararı teşvik eden basın, bu kararın verilmesi için telefon başına oturan muvazzaf ve emekli generaller, tehdit edilen siyasi parti başkanları...

Bu dalgayı Temmuz seçim sonuçlarına rağmen sürdürenler olmuştu. Hazırladıkları andıçlarla, AK Parti iktidarını yıpratacak yeni tedbirlerle, askeri gemiler üzerinde yaptıkları şovlarla ve en önemlisi AK Parti hakkında açılan kapatma davasıyla...

Ülke bir değil, bir kaç kez darbenin eşiğinden dönmüştü...

Ergenekon, Balyoz davaları başlaması, açılmasını mümkün kılan, bu istikamette askeri alana yönelik soruşturmalarda sivil yargının önünü açan yasa değişiklikleri bu koşullarda mümkün olmuştu.

Bunları bu ülke unutmadı.

Ve hiç bir zaman unutmamalı...

Asker de unutmamalı.

Unutma/unutmama deyince, bu, madalyonun sadece bir yüzü...

7 yıl önce 2007 Temmuz seçimlerine dair şu notu düşmüşüm bu köşede:

- İrtica ve bölücülük tehlikesi üzerine kurulu, tehdide dayalı meydan okumalar, linç girişimleri, suikastlerle gelen bir otoriterleşme dalgasına bir bütün olarak göğüs gerilmiş, askere ilk defa bu denli açık ve kitlesel bir tavır konulmuştur.

- “Beyazlar”, “liberaller”, “solcular”, “azınlıklar” bu ülkede belki de ilk kez her hangi bir kompleks duymadan, ait oldukları kesim ve geleneğin dışında, hatta karşısında yer alan bir siyasi partiye askeri girişime karşı destek vermişlerdir.

- 1990’dan bu yana Türkiye’de ilk kez farklı kimlik ve kesimler bir siyasi parti üzerinden yeni ve sıcak temas kurmuşlardır. 1990’lı yıllar itibariyle toplumsal gruplar arasındaki kopuşların demokrasi ortak paydası etrafında doldurulmaya başladığını görmek sevindiricidir.

AK Parti de bunları unutmamalı...

Yolsuzluk dosyalarıyla hesaplaşmaktan kaçınan, her muhalif durumu bir komplo teorisiyle açıklayan bir AK Parti değil, özgürlük çıtasını her yere değdirmeye gayret eden, sivilliği ve sivil değerleri mesele eden bir AK Parti’yi esas almalı AK Partililer.

Türkiye bunu istiyor.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026