Dünyâ bir seçim sağanağına yakalanmış gibi. . Ardışık olarak pek çok yerde seçimler yapılıyor ve yapılacak. Normal zamanlarda yaşıyor olsaydık, seçimler ,belli aralıklarla gerçekleşen demokratik süreçler olarak değerlendirilir , bu kadar büyük bir alâkaya mazhar olmazdı. Ama bugün seçimler, her zaman olduğundan daha yüksek iştiraklı , o nispette de dramatik ve kritik seyrediyor.

Demokrasilerin tuhaf bir çelişkisi var. Demokratik yapılar, özünde çok kırılgan ve yüksek gerilimlere dayanmıyor. Demokrasilerin devamlılık kazanabilmesi olabilmesi için asgari şart, evvelemirde, siyâsî/sosyal tansiyonun düşürülmüş, aşırılık ihtiva eden yüksek gerilimlere yol açan dâvaların topraklanmış olmasıdır. İkinci şart ise, siyâsî tercihleri şekillendiren sâiklerin fayda/menfaat kıstaslarına oturtulmasıdır. Ancak bu iki şart temin edilirse devamlılığından daha fazla emin olabileceğimiz bir demokratik sistemin varlığından bahsedilebilir. Ama bu manzara, zaman içinde, vatandaşların siyâsete olan alâkasının da azalmasına (depolitizasyon)sebebiyet vermiştir. Çok düşük iştirak nispetleri, siyâset ile rabıtası çok düşük seyreden ( a politik) vatandaşların sayısındaki artışlar bunun alâmetidir. Kuşu yaşatmak için parça parça kanatlarını kesmek; ondan sonra da onun uçmasını beklemek gibi bir şeydir bu. Demokrasilerin devamlılığını temin maksadıyla yapılan işler, diyalektik olarak demokrasinin rûhunu da söndürüyor.

II.Umûmî Harp sonrasında , hele hele 1945-1970 arasında ; yâni, tam istihdamcı, kalkınmacı, büyümeci ve bölüşümcü ekonomi siyâsetlerinin altın çağı olarak bilinen devirlerde konformizm yükselmiş , neredeyse otomatlaşan siyâsete dâir bağlar hayli körelmişti. 1968 hâdiseleri bunlara tepkiden neşet etmiştir. Bu dalga, hatırdan çıkarmayalım, sistemik krizlerin hissedilmeye başlandığı 1970’lerin hemen arifesinde yaşanmıştır. 1990’lar sistemik krizin yol açtığı ilk dağılmayı işâret ediyordu. Hemen akabinde temsilî demokrasilerin (Westminster model vb)i otomatlaştığını iddia eden, demokrasiye, mahalli, kültürel dinamikleri de katmayı hedefleyen , katılımcı modeller parlatılmaya başladı. Bu gayretler, resmîleşen, bürokratikleşen, donuklaşan demokrasilere tâze bir kan vermek olarak algılanıyor ve büyük heyecan doğuruyordu. Bununla paralel olarak siyâsete adanmış sosyal alâka da yükselişe geçiyordu. Esâsen bu “tâzelenmede” imâ edilen, basit olarak fayda/menfaat ekseninde sistemden daha fazla pay almaya odaklanan Homo Economicus gerileyecek, moral değerler etrafında Homo Politicus eylemlerin dümenine geçmiş olacaktı. Sanki, yeni, epik bir çağın eşiğindeydik.

Görülmeyen, pek de görülmek istenmeyen şey, zannedildiği gibi Homo Economicus’un gerilemesi değildi. Tam aksine ,Homo Economicus daha dokunulmaz kalacağı, siyâsetin muhtemel müdahalelerinden tamâmen kurtulduğu başka bir zemine kaçırılıyordu. Aşırı finansallaşmanın hüküm sürdüğü, fayda/çıkar tâkibinin hiçbir engele çarpmadan işlediği , bu sebeple daha çekici olduğu bir zemindi bu. O zamanlar biz, kimlik meselelerine odaklanmış homo politicus’u eleştiriyor; kontrolsüz Homo Economicus’a hizmet eden yeni ekonomik odellerin düeşitsizliği büyüteceği ve dünyâyı çölleştireceğine işâret ediyor; bu çölleşmenin zannedildiği gibi demokrasileri kuvvetlendirmek yerine onun sonunu getirecek olan yeni kan dâvaları doğuracağına işâret ediyorduk. Nitekim, istemeyerek de olsa haklı çıktık.

ABD seçimlerinin neticeleri ortaya çıktığında , acı acı bunları hatırladım. Büyük bir ekseriyet hem ABD’de hem de küresel kamuoyunun nazarında bir nefret odağı hâline gelmiş olan Trump’ın ve Cumhûriyetçilerin aldığı ağır mağlûbiyetten fevkalâde memnun görünüyor. Doğrusu ben pek de o kanaatte değilim. Bu “zafer” , ABD’li Demokratların târihî ve ümitsiz çöküşünü düşündürüyor. Esâsen benim nazarımda bu seçimin neticesini, kayığı akıntının tersine bir kürek hareketiyle rotasından bir miktar saptırmış olmaklık olarak değerlendiriyorum. Kurduğum mantık ve yürüttüğüm muhakeme ise son derecede sâdedir.

Marks’ın mutlak olmasa bile büyük ölçüde doğru bulduğum bir tespiti vardır. Marks, “üretici güçlerin gelişimi engellenemez” diye yazıyordu. Bence engellenmesi pekalâ mümkündür. Peki muhtemel midir? Hiç zannetmiyorum. İşte tam o noktada yine Marks’ın târihî ve pratik olarak doğruya işâret ettiğini teslim etmemiz gerekiyor. Put kırıcılık (İkonaklastisizm) bir teolojik hareket olarak nasıl başaramadıysa ve putçuluk çeşitli şekillerde yeniden küllerimden doğduysa, makine kırıcılık (machine breaking) de başaramadı. ABD seçimlerinde Demokrat adaylara müteveccih desteğin ana sâiklerinden birisi , veri merkezlerine karşı büyüyen tepkiydi. İnsanlara istihdam sağlamayan, yakın gelecekte AI üzerinden i emeği topyekûn devre dışı bırakacağı kesin olan, hâl-i hazırda ise elektrik sarfiyâtını fevkalâe arttıran , devrelerinin soğutulması için su kaynaklarını delice tüketen veri merkezlerine karşı büyüyen tepkiler Teksas, Ohio gibi Cumhûriyetçilerin kalelerini bile elinden aldı. Elon Musk , sırf bu sebeple Cumhûriyetçi adaylara büyük mâli destek verdi.Neticede ,Demokratlar, bilhassa da sosyalist meşrepli pek çok Demokrat aday seçimleri kazandılar. Pekiyi, şimdi ne yapacaklar? Muhtemelen bu yoldaki ihâleleri durduracak, savsaklayacak ,en azından zora sokacak işlere imza atacaklar. Bu da , ABD’nin elinde kalan, ama Çin rekâbeti tarafından tehdit edilen son avantajlı sektörün geriletilmesinden başka bir netice vermeyecektir. Hâsılı , bu işte kazanan Çin olacaktır. ABD’deki müesses nizam; hatta onun Demokratlar arasındaki uzantıları bunlara ne diyecektir?

Trump kaybetti. Bunun sebebi ,kendisini iktidâra getiren iki sütunun ihtiraslarıdır.. Askerî kompleks ve enerji şirketleri savaşlara doymuyor Onun için Trump, onların beklentilerine sâdık olarak ABD’yi savaşa sürdü. Diğer sütun, bilişim sektörlerinin yatırımları ise ,Trump’ın oy deposu olan kaybetmiş mavi yakalıların derdine derman olmak bir taraf, onları daha da zor duruma sürükledi. Hâsılı Trump, oy tabanına yaptığı vaatlerden hayli saptı. Bunları anlayabiliyor ve Trump’ın seçimlerde neden mağlup olduğunu izah etmekte devreye sokabiliyoruz. Ama,üretici güçlerin dinamizmi düşünüldüğünde Trump ne kadar acımasız olsa da Demokratlara nispetle daha isâbetli bir yerde duruyor. Demokratlar ise târihi geriletici bir noktada konuşlanmış vaziyette. Eğer, bu çıkışlarını derin ve ihatalı bir moral çerçeveye oturtmuş ve alternatif bir programa kavuşturmuş olsalardı ben de onların zaferlerinden büyük heyecan duyardım. Ama kazanmış adayların, ister senatör, ister vâli olsun, eylemelerinin popülist/iyileştirmeci (palyatif) çıkışlardan ibâret kalacağını düşünüyorum. Zamânında Luddistlerin eline bir şey geçmediği gibi, veri merkezlerine karşı olan Demokratların da eline bir şey geçmeyecek..

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026