Uluslararası kuruluşlara ‘inat’, Türkiye büyüyor

04:008/08/2015, Cumartesi
G: 13/09/2019, Cuma
Kerem Alkin

ABD'nin tüm küresel piyasalar tarafından merakla beklenen ve her ay takip edilen 'tarım dışı istihdam' verisine yurt içi piyasalar, Türk finans kurumlarının ekonomistleri ve yerli ekonomi haber kanalları da aşırı odaklanmış olduklarındandır sanırım, dün Türk Ekonomisi için açıklanan bir önemli verinin işaret ettiği sonuç atlanmış gözüküyor.Türk Ekonomisi, 2015 yılının 2. çeyreğinde yüzde 4 ve hatta bir miktar üzerinde dahi büyümüş olabilir. Yurt içi piyasalar ve ekonomi çevrelerinin bir bölümünde,

ABD'nin tüm küresel piyasalar tarafından merakla beklenen ve her ay takip edilen 'tarım dışı istihdam' verisine yurt içi piyasalar, Türk finans kurumlarının ekonomistleri ve yerli ekonomi haber kanalları da aşırı odaklanmış olduklarındandır sanırım, dün Türk Ekonomisi için açıklanan bir önemli verinin işaret ettiği sonuç atlanmış gözüküyor.
Türk Ekonomisi, 2015 yılının 2. çeyreğinde yüzde 4 ve hatta bir miktar üzerinde dahi büyümüş olabilir
. Yurt içi piyasalar ve ekonomi çevrelerinin bir bölümünde, Türk ekonomisine yönelik olumsuz beklenti, haber ve yorumlara yönelik 'algı seçiciliği' öyle travmatik bir hal almış durumda ki, yabancı kurumlarının Türk ekonomisi ile ilgili 'olumsuz' büyüme tahminleri daha rağbette.
Buna karşılık, dün Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı haziran ayı sanayi üretim verisi, 7 Haziran genel seçimleri sonrası oluşan belirsizliğe rağmen, sanayinin üretmeyi sürdürdüğünü gösteriyor.

2014'ün 1. çeyreğinde yüzde 73,4 olan ortalama imalat sanayi kapasite kullanım oranı, 2015'in 1. çeyreğinde yüzde 73'e gerilemiş; sanayi üretimi de 2014'de yüzde 5,3 artmış iken, 2015 yılının ilk çeyreğinde ancak yüzde 1,8 artabilmişti. Bunun doğal sonucu olarak, 2014 yılının ilk çeyreğinde Türk Ekonomisi yüzde 4,9 büyürken, 2015 yılının ilk çeyreğinde büyüme ancak yüzde 2,3'e ulaşabildi.
Buna karşılık, dün açıklanan TÜİK sanayi üretim verisi ile, sanayi üretiminin 2014 yılının haziran ayına göre yüzde 5,5 artmayı başardığını, bunun sonucunda, 2015 yılının 2. çeyreğinde sanayi üretimi artışının yüzde 3,9'a yükseldiğini gördük
. Önceki yıllara dayalı sanayi üretimi-GSYH büyümesi karşılaştırmasından hareket ile, yılın ikinci çeyreğinde en kötü ihtimalle Türkiye'nin büyümesinin yüzde 2,9 olabileceğini, en iyi büyüme tahmininin yüzde 4,8 olduğunu ve bu iki tahminin orta noktasının yüzde 3,9 ile 4 aralığına geldiğini belirtirim.
Bu veri ve tahminler, siyasi belirsizliğe rağmen, Türk ekonomisinin büyümeyi sürdürdüğünü ve uluslararası kimi kuruluşların öngörülerinin bu verilerle uyuşmadığını göstermekte.

Büyümeyi konuşan yok; ama 'not indirimi' var

Dün, haziran ayı sanayi üretim verisi saat 10'da açıklandıktan sonra, biz iktisatçılar ve finans kurumlarının ekonomistleri açısından, 2015 yılının ikinçi çeyreğine yönelik büyüme tahmininde bulunmak zor değildi. İlginçtir, açıklanan haziran ayı sanayi üretim verisinin, bir önceki aya göre yüzde 2,4; bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 5,5 ile piyasa beklentilerinin üzerinde gelmesine yönelik, olumlu, Türkiye›nin her türlü siyasi ve ekonomik belirsizliğe rağmen, ekonomik yapı olarak giderek bağışıklık sistemini daha güçlü kılabilmek adına çaba sarf eden bir ekonomi olduğu konusu hiç gündemde yok. Buna karşılık, 'Moody's Türkiye›nin notunu kırabilir de, kırmayabilir de› türünden, sanki fal bakılıyormuş gibi haberler var.
Buradan da, şöyle bir sonuç çıkıyor; yıllarca İrlanda Kurtuluş Ordusu (IRA) terörüyle boğuşmuş bir İngiltere'nin, ekonomisini ve toplumsal hayatını ayakta tutma mücadelesi ve teröre 'sana rağmen dimdik ayaktayız' mesajı verip vermemek konusunda tereddüt içinde olan Türk iş dünyası. Seçimimizi artık yapmanın zamanı geldi.

ABD verisi önce uçurdu, sonra dolar geriledi

ABD'de temmuz ayı itibariyle 225 bin beklenen tarım dışı istihdam artışı, 215 bin kişilik bir artış rakamı olarak şekillendi ve veri iki yüz binin üzerinde geldiğinden dolayı, ABD Merkez Bankası FED'in sonbaharda olası bir faiz artırım kararını desteklediği şeklinde yorumlandı.
Bunun üzerine, Dolar Endeksi'nin 97,72 puan ile 98,12 puanlardaki önemli çıtaları kırarak, 98,33 puana kadar çıktığını görsek de, saat başı ücretlerdeki artışın yetersizliği ve genel olarak tarım dışı istihdam artışının piyasa beklentisinin altında kalmasına bağlı olarak, Dolar Endeksi'nin tekrar 97,75 puana kadar gerilediğini gördük.
Bu nedenle, euro-dolar paritesi de 1,0860 dolara kadar değer kaybettikten sonra, yeniden 1,0938 puana kadar toparlandı. Dolar-TL kuru da 2,79 TL'nin üzerine sarkıyormuş gibi yapıp, 2,79 TL'nin tekrar altına geldi. Oysa, sabah saatlerinde, dolar kurunun ABD verisi yüksek gelir, Moody's de belki not kırar diye, dünü 2,80 TL seviyesini kırarak tamamlayabileceğine dair değerlendirme yapan analist sayısı az değildi.
Türkiye, bayramdan bu yana ki sert siyasi gündemini eğer yumuşatmayı başarır ise, dolar-TL 2,82-2,78 TL bandından, 2,78-2,74 TL bandına gerileyebilir.
Bakalım, siyasetçilerin katkısı ne ölçüde olacak?

ÇEYREK SANAYİ ÜRETİMİ ÜZERİNDEN BÜYÜME TAHMİNİ (%)

İmalat Kap. Sanayi GSYH Dönem Kullanımı Ürt.Değ. Bym

2011 Yıllık 75,4 9,70 8,49

2012 1. Çeyrek 73,6 2,60 3,13

2. Çeyrek 74,7 3,93 2,78

3. Çeyrek 74,4 2,47 1,54

4. Çeyrek 74,2 0,93 1,40

2012 Yıllık 74,2 2,47 2,17

2013 1. Çeyrek 72,4 2,60 3,05

2. Çeyrek 74,6 2,90 4,61

3. Çeyrek 75,5 3,70 4,23

4. Çeyrek 76,0 4,20 4,52

2013 Yıllık 74,6 3,36 4,12

2014 1. Çeyrek 73,4 5,31 4,87

2. Çeyrek 74,7 3,22 2,33

3. Çeyrek 74,7 3,77 1,94

4. Çeyrek 74,7 1,84 2,57

2014 Yıllık 74,4 3,51 2,87

2015 1. Çeyrek 73,0 1,20 2,30

2. Çeyrek 74,7 3,93 2,9-4,8
#Yurt içi piyasalar
#dünya ekonomisi
#Dolar Endeksi