Neden sürekli enflasyon tahmini güncelliyoruz?

04:0017/01/2026, Cumartesi
G: 17/01/2026, Cumartesi
Levent Yılmaz

Son dönemin en önemli tartışma konularından birisi Merkez Bankası’nın sürekli olarak enflasyon tahminlerini güncelliyor olması. Bu konu hemen hemen her yerde gündeme geldi. Hatta Enflasyon Raporu toplantılarında doğrudan Merkez Bankası yönetimine de soruldu. Ben de bugün bu konuyu daha teknik bir alanda ele almak istiyorum. Elbette ideal olan senaryo bir merkez bankasının önceden belirlediği enflasyon hedefine ulaşması ve hatta daha düşük seviyede enflasyonu tutabilmesidir. Ancak maalesef bu her

Son dönemin en önemli tartışma konularından birisi Merkez Bankası’nın sürekli olarak enflasyon tahminlerini güncelliyor olması. Bu konu hemen hemen her yerde gündeme geldi. Hatta Enflasyon Raporu toplantılarında doğrudan Merkez Bankası yönetimine de soruldu. Ben de bugün bu konuyu daha teknik bir alanda ele almak istiyorum.

Elbette ideal olan senaryo bir merkez bankasının önceden belirlediği enflasyon hedefine ulaşması ve hatta daha düşük seviyede enflasyonu tutabilmesidir. Ancak maalesef bu her zaman gerçekleşmez ve bazı dönemlerde enflasyon hedeflenenin üzerinde oluşabilir. Tabii ki bunun farklı nedenleri vardır ve yine bazı durumlarda bu nedenler kabul edilebilir. Örneğin iç veya dış kaynaklı ekonomiye etki eden ekonomi dışı faktörler nedeni ile beklenmedik gelişmeler olabilir. Öngörülmeyen kuraklık ya da zirai don gibi iklim olayları hedeflerin şaşmasına neden olabilir. Ancak sürekli tekrarlanan yukarı yönlü güncelleme bazı teknik yaklaşım gözden geçirme gerekliliklerini de beraberinde getirebilir.

Bu konu ile ilgili araştırma yaparken karşıma İngiltere Merkez Bankası’nın internet sitesinde yayımlanan “Durum ve zaman bağımlı fiyatlama” başlıklı bir çalışma çıktı ve Türkiye için de yol gösterici olabileceğini düşündüm.

Söz konusu çalışma İngiltere’deki firmaların fiyatları zaman bağımlı mı yoksa durum bağımlı mı belirlediğini tespit etmek için doğrudan firmalara sorular sorarak hazırlanmış. Çalışmanın amacı fiyatlama davranışlarındaki enflasyon dinamikleri ve maliyet şoklarının fiyatlara geçişi üzerindeki etkisini ölçmek olarak belirlenmiş. Çalışmanın bulgularına geçmeden önce “zaman bağımlı” ve “durum bağımlı” kavramlarını kısaca açıklayayım ki mesele daha kolay anlaşılsın.

“Zaman bağımlı fiyatlama” fiyatların düzenli aralıklarla belirlenmesini ifade ediyor. Örneğin yeni yıl başları veya her çeyrek gibi.

“Durum bağımlı fiyatlama” ise fiyatların belirli olayların ve şokların ardından belirli bir zamanı beklemeden belirlenmesi olarak açıklanıyor.

Gelelim araştırmanın bulgularına. 2019 yılında firmaların %44’ü durum bağımlı fiyatlama yaparken bu oran 2023-2025 döneminde %54’e yükselmiş. Daha fazla durum bağımlı fiyatlama eğiliminde olan gruplar ise;

• KOBİ’ler

• Mal üretenler

(Yaklaşık %65)

• İşgücü dışı maliyet oranı yüksek firmalar

• Satış, fiyat ve maliyet belirsizliği yüksek firmalar olarak tespit edilmiş.

Hizmetler sektöründeki firmalar ile büyük firmaların daha çok zaman bağımlı fiyatlama yaptığı görülmüş.

Çalışmanın bir diğer bulgusu da durum bağımlı firmaların maliyet şoklarına daha güçlü tepki veriyor olması. Bu firmalarda maliyet şoklarından sonra fiyatlara geçişkenlik hem çok yüksek hem de daha hızlı. Büyük şoklarda ise fark çok daha fazla açılıyor. Özellikle petrol/doğalgaz gibi arz şoklarında durum bağımlı firmalar çok daha hızlı ve güçlü fiyat artışı yapıyor.

Çalışmanın merkez bankaları politikaları ve kullandığı tahmin modelleri için de önemli tespit ve önerileri var. Bana göre en önemli tespitlerden bir tanesi şu: Çoğu TCMB’nin de genellikle kullandığı DSGE (Dinamik Stokastik Genel Denge) modeline dayanan klasik zaman bağımlı modeller büyük şok dönemlerinde enflasyonu görece düşük tahmin ediyor. Enflasyon yüksekken ve belirsizlik artarken durum bağımlı fiyatlama yapan firma sayısı artıyor.

Benzeri bir durum ABD’de de gözlemleniyor. Örneğin 2021-2022 yıllarında fiyat değişim sıklığının ikiye katlandığını gözlemliyoruz. Yani yüksek enflasyon dönemlerinde ABD’de de firmalar fiyatlarını çok daha sık değiştirmişler ve durum bağımlı fiyatlama yapmışlar. Euro Bölgesi ekonomilerinde de durumun hemen hemen bu şekilde olduğunu görüyoruz.

Elbette Euro Bölgesi, ABD ve İngiltere’de yapılan çalışmaların bulgularına bakarak Türkiye’deki mevcut durumun bire bir aynı şekilde olduğunu iddia etmeyeceğim. Ancak son dönemde yüksek enflasyonist ortamda olan ve ekonomiye etki eden ekonomi dışı faktörlerin oluşturduğu belirsizliklere ek olarak kuraklık ve zirai don gibi arz şoklarına maruz kalan ekonomide geleceğe yönelik enflasyon tahminleri yaparken durum bağımlı fiyatlamanın daha yaygın olabileceğini göz önünde bulundurmak faydalı olabilir.

Böylelikle belki de banka itibarını zedeleyen enflasyon tahminlerini sürekli yukarı yönlü güncelleme zorunluluğundan kurtulabiliriz.

#ekonomi
#enflasyon
#Levent Yılmaz