Türkiye’nin gücü, Erdoğan liderliğinin anlamı…

Mehmet Metiner
Mehmet MetinerYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 11/03/2022, Cuma • Yeni Şafak Haber Merkezi
Türkiye’nin gücü, Erdoğan liderliğinin anlamı…

Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin iki karakteristiği giderek anlaşılmaya başlandı. Birincisi, Türkiye’nin askeri ve siyasi gücü. İkincisi, Türkiye’nin sözünün eri olduğu.

Türkiye askeri gücünü bugüne kadar hiç kimseye karşı bir koz olarak kullanmadı. Daha doğrusu ve açıkçası, emperyal baskı gücü olarak kullanmadı. Kendisine yönelik bir askeri tehdit söz konusu olmadıkça muazzam askeri gücünü zinhar hiç kimseye bir tehdit ve şantaj unsuru olarak kullanmadı. Buna gücü yetmediği için değil, esas aldığı değerler sistematiğine ters gördüğü için bu tarz bir politikaya tevessül etmeyi aklının ucundan dahi geçirmedi. Askeri gücünü, bir sulh anlayışı ekseninde tuttu her daim.

Türkiye sözünün eri bir ülke oldu hep. Dostlarına her koşulda güven telkin eden bir ülke olması, riyakar ve hilebaz düşmanların öfkesini üzerine çekse de son kertede saygınlığını arttıran bir husus oldu.

Son zamanlardaki dış politika hamleleri ve bugüne kadar Türkiye’ye düşmanlıkta sınır tanımayan ülkelerin Türkiye ile geliştirdikleri yeni ilişkiler bu bağlamda tarihi öneme sahiptir.

Türkiye’nin sadece kendi bölgesinde değil küresel barışa da katkı sunacak bir güce ve saygınlığa sahip olduğunun görülmesi Ukrayna-Rusya savaşında daha somut bir anlama büründü.

Antalya’da dün gerçekleşen Lavrov-Kuleba görüşmesi bunun en açık göstergelerinden biridir elbet.

Türkiye’nin bir NATO üyesi ülke olmasına rağmen Rusya-Ukrayna savaşında dostane bir arabulucu rolü üstlenmesi eminim ki ABD’nin hoşuna gitmemiş olsa bile başka ülkeler nezdinde ciddi bir güven ilişkisinin tesisine katkı sağlamıştır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ne dostumuz Rusya’dan ne de dostumuz Ukrayna’dan vazgeçeriz” sözleri üzerine oturan bu politikası Türkiye’nin her iki karakteristiğinin somut bir yansıması niteliğindedir.

Her iki ülkenin Türkiye’ye güven duyması, Türkiye’nin dostluk vadisinde sözünün eri bir ülke olmasıyla alakalıdır elbette.

Türkiye ne Ukrayna adına Rusya’ya ne de Rusya adına Ukrayna’ya hasmane bir tavır almamış tam tersine iki dost ülke arasında beliren hasmane tutumun “kazan-kazan” formülüyle herkese kazandıracak bir barış mecrasına dökülmesini sağlayacak bir arabulucu rolünü üstlenmiştir.

Dahası ve en önemlisi ABD-Batı blokunun topyekun düşmanlaştırdığı Rusya’ya karşı asla hasmane bir tutum içine girmediği gibi Rusya’nın haklı güvenlik kaygılarının giderilmesi gerektiğine vurgu yapan adaletli bir yerde durmuştur. Daha ileri giderek Rusya’ya yönelik ABD-Avrupa blokunun uyguladığı yaptırımların insanlık ve demokrasi adına sorunlu olduğuna dair eleştiriler getirerek yeni bir siyasal pozisyon üretme yoluna gitmiştir.

Erdoğan liderliğindeki Türkiye en başından itibaren Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunmuş, Kırım’ın ilhakına karşı çıkarken Donbas bölgesindeki sorunun Minsk antlaşmaları çerçevesinde çözümlenmesi gerektiğine dair inancını yinelemiştir. Son olarak Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaş politikasını, başka bir deyişle işgal girişimini de haksız bulmuş, sorunun acil çözümü için iki ülke liderinin bir araya gelmesini olmazsa olmaz önemde gördüğünü deklare etmiştir.

Bunun anlamı açıktır. Her iki lidere verilen mesaj şudur: Sizi savaştırarak siyasi çıkarlarına erişmek isteyen odakların oyununu bir araya gelerek birlikte bozun. Birlikte kaybedeceğinize birlikte kazanın. Ben de bu süreçte üstüme düşeni yapmaya hazırım.

Zelenski’nin kendisini Putin Rusyası karşısında yalnız bırakan ABD-Avrupa blokunun gerçek yüzünü giderek anlaması ve Putin’in de gücüne güvenerek diz çöktürmeye kalkışma siyasetinin aslında son tahlilde kendine de zarar vereceğini anlaması umarım Türkiye’nin arabuluculuk işlevini kalıcı bir çözüm sürecine doğru evirir.

ABD-Avrupa blokuna duyduğu aşırı güvenle Putin’in kendisine hiç bir şey yapamayacağına inanan Zelenski’nin Ukrayna’yı düşürdüğü durumu yeniden gözden geçirmesi ne kadar elzem ise kendi gücüne güvenerek, daha doğrusu aşırı bir özgüvenle her şeyi yapmaya muktedir olduğuna inanan Putin’in Rusya’yı gelecekte içine düşüreceği felaketi görmesi de bir o kadar önemlidir.

Türkiye’nin iki dosta göstermek istediği bu gerçeklik inanıyorum ki kalıcı bir barışa dönüştüğünde yeni bir dünya düzeninin oluşmasına da anlamlı katkı sağlayacaktır.

Lavrov-Kuleba görüşmesi bu anlayışı derinleştirecek bir müzakere sürecinin zeminini oluşturabilirse Türkiye’nin arabuluculuğuyla gerçekleşecek Putin-Zelenski görüşmesiyle yeni bir sayfa açılabilir.

Putin-Zelenski-Erdoğan üçlüsü bu sorunu çözebilir.

O yüzden herkes diline dikkat etmeli.

Barış isteyenler taktik siyasi hamlelere ve kısır suçlamalara tevessül etmezler.

Her şey bir tek görüşmeyle çözümlenmez.

Çözümün yolu müzakerelerden geçer.

Bunun altlığını güvenle oluşturacak güvenilir dostlara ve zamana ihtiyaç var.

Sabırla örülmüş çözüm, kalıcı olur.

Rusya-Ukrayna barışını kendi emperyalist çıkarları için tehdit olarak görenler Türkiye’nin bu rolünü boşa çıkartacak girişimlerde bulunurlarsa hiç şaşırmam.

Her iki ülkenin de birbirleriyle giriştikleri bu savaşta asıl başkalarına kazandırdıklarını artık görmeleri gerekiyor.

Belarus’ta başlayıp süren müzakerelerin formatı ayrıdır, Antalya’da iki ülke dışişleri bakanları arasında yapılan müzakerenin formatı ayrıdır.

Antalya’da ilki yapılan bu müzakere Putin-Zelenski-Erdoğan üçlüsüyle yapılacak bir zirveye dönüşürse asıl o vakit kalıcı ve anlamlı bir çözüm sürecine kapı aralanmış olur.

Tabii bu arada savaşta sivillerin daha fazla mağdur olmamasını sağlayacak ateşkes ve insani koridor açma tarzı girişimlerle sürecin önünü açıcı olmak gerekir.

Belarus’taki müzakere sürecinin devamı bu açıdan gerekli ve önemli.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026