
Britanya ve Rus İmparatorluğu arasındaki Asya"daki stratejik rekabet ve güç savaşını anlatmak için kullanılan Büyük Oyun terimi, 19.yüzyıldan başlamak üzere stratejik bölgelerin bu iki güç tarafından paylaşılma mücadelesini tanımlar. Osmanlığı İmparatorluğu, Uzak Doğu ve Orta Asya bu mücadelenin sürdüğü alanlardır. 1813"te Rusya ve Kaçar Hanedanı (İran) arasındaki Gülistan Anlaşması ile başlayıp 1917 Bolşevik İhtilali"ne kadar sürdüğü söylenir. Soğuk Savaş dönemindeyse bu terim, süper güçler ve bölgesel güçlerin coğrafyada sürdürdüğü jeopolitik güç mücadelesi için kullanılmaya devam etmiştir. Bu terimi ilk kullanan Hindistan"da görevli Britanya istihbarat subayı Arthur Connolly, popülerleştirense İngiliz romancı Rudyard Kipling"dir. Soğuk Savaş"ın bitmesiyle bu terimin kullanımı azalmış ancak günümüzde Putinizm dalgasıyla beraber "Büyük Oyun" bir kez daha popüler hale gelmiş ve yanına bir yenisi eklenmiştir: Yeni Büyük Oyun.
Yeni Büyük Oyun, ABD, İngiltere ve diğer NATO ülkelerinin Avrasya ve Transkafkasya"daki güç ve hegemonya mücadelesini anlatmak için kullanılır. Matthew Edwards"ın "Yeni Büyük Oyun ve Yeni Büyük Oyuncular: Kipling ve Mackinder Disiplinleri" kitabı ve Lutz Kleveman"ın "Yeni Büyük Oyun: Merkez Asya"da Kan ve Petrol" kitapları yeni büyük güç mücadelesinin nasıl olacağı üzerine yapılmış iyi araştırmalardır. Her iki kitap da bu mücadelenin yoğunlukla Kafkasya, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Balkanlar arasında geçeceğinin altını çizer. 2003 ve 2004 yıllarında yayınlanan bu iki kitabın yanısıra, pek çok analiste göre bu yeni oyun petrol politikaları üzerine oynanır. Büyük Oyun döneminde olduğu gibi bölgeyi fiili manada yönetmek değildir artık oyunun amacı. Yeni Büyük Oyun, petrol ve doğal gaz boru hatlarını, enerji konsorsiyumlarını ve fiyatlarını kontrol etmek üzerine oynanmaktadır. Aynı zamanda, bilginin ağ tabanlı jeopolitiği (noopolitik) de bu yeni oyunda ciddi bir yer tutmaktadır. Noopolitik terimi, karşımıza sık sık "sert güç" ve "yumuşak güç" stratejilerinin kombine edildiği uluslararası ilişkiler stratejilerinde çıkar. Zbigniew Brzezinski"nin de ABD"nin Asya"da kritik bölgeleri kontrol edebilmesi için yumuşak güce geçmesi, genelinde de yumuşak güçle sert gücü kombine etmesi gerektiğini söylediği bilinir.
Gerçekten de, bugün olan, petrol ve doğal gaz sahaları, boru hattı ve tanker rotaları üzerine kanlı bir mücadeledir. Oyunun bir tarafında ABD, İngiltere ve diğer NATO ülkeleri, diğer tarafında Rusya ve Çin vardır. Almanya, Rusya ile olan ekonomik ve ticari bağları nedeniyle kafa karıştırıcı bir pozisyondayken, İran, son yıllarda Çin ve Rusya ile yaptığı enerji ve hammadde anlaşmalarıyla Rusya-Çin tarafını seçmiştir. Ancak bu tabloda en kritik olan Türkiye"nin yeridir. Türkiye, her şeyden önce NATO"nun en doğudaki üyesidir ve enerji havzalarının tam ortasında, Yeni Büyük Oyun haritasının tam göbeğinde ve Rusya"ya alternatif olarak Doğu"dan Batı"ya uzanan petrol ve doğal gaz boru hatları projelerinin tam merkezinde bulunmaktadır. Yani bu yeni oyunda Türkiye"nin yeri, aktif de olsa pasif de olsa vardır. Zaten Türk-Kürt barışını getiren çözüm sürecinin ardından Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar Türkiye"de yaşanan siyasi çalkalanma, NATO"nun enerji oyununda en kritik stratejik değerlerinden birini taşıyan ve bunun farkında olan Türkiye"yi söz hakkına ve dağılımda paya sahip olmaktan ziyade yönetilebilir tutmaya çalışmasıyla alakalıdır.
11 Eylül"ün ardından Afganistan, Irak, Kırgızistan, Özbekistan ve Tacikistan"da üsler kurarak bölgeye askeri olarak yerleşen ABD"nin Afganistan"dan çıkış planı, Türkiye"yi daha da kritik bir öneme sahip hale getirmiştir. Afganistan"da NATO bünyesinde görev yapan Uluslararası Güvenlik Destek Gücü ISAF"ın faaliyetleri sona erdikten sonra bu önem daha da artacaktır. Bu çekilme süreciyle beraber, halihazırda, radikal grupların yayılmaları gerek ABD gerekse NATO tarafından bilinirken ve bölgedeki ülkelerin bir kısmının Rusya"yla işbirliği yapacağı bilinirken bir de Ukrayna krizi üstüne eklenince Türkiye"nin masadaki durumu artık NATO için, "Varsın yönetemeyelim ama yanımızda olsun" noktasına gelmiştir. Zira 2015"te hayata geçmek üzere imzalanan Belarus, Kazakistan, Rusya ve Tacikistan"ın kurduğu, Kırgızistan ve Ermenistan"ın desteklediği Avrasya Ekonomik Birliği"nin yanı sıra Asya"nın NATO"su olarak bakılan Kolektif Güvenlik Teşkilatı"na Afganistan ve Sırbistan"ın geçen yıl gözlemci statüsünde katılmış olması Rusya"nın coğrafyadaki nüfuzunun göstergesi olarak kabul edilmelidir. Bu bağlamda Türkiye"nin yürüttüğü yumuşak güç politikası kadar Şangay İşbirliği"nin diyalog ortağı olması ve hatta uzun menzilli hava savunma füze sistemi ihalesinde NATO"ya rağmen Çin"le flört etmesinin önemi büyüktür. Tüm bunlar NATO"ya, Yeni Büyük Oyun"da bölgedeki gelişmeler ibrenin Rusya"dan yana vurduğunu gösterirken, Türkiye"nin önemini ve değerini hatırlatmak için atılmış adımlardır ve başarılı da olmuşlardır. Türkiye"nin dış politikası mevcut tablodaki kritik pozisyonu ve bu pozisyonun getirdiği sorumluluğu bilerek hareket etmesi nedeniyle çok kıymetlidir. Peki Yeni Soğuk Savaş"ın dengelerini değiştirebilecek Türkiye"de NATO"nun üssü mü olacaktır, yüzünü Doğu"ya mı dönecektir, yoksa üçüncü bir yol var mıdır?
Devamı Perşembe"ye...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.