
Geleneksel Sanatlar Derneği tarafından düzenlenen "Geleneksel Sanatlar Yarışması 2013"te dereceye giren eserler, Zeytinburnu Belediyesi Kültür Merkezi"nde sergileniyor.
Derneğin Genel Koordinatörü Ahmet Akcan, bu etkinliklerinde İslam sanatlarıyla hemhal olan ustaları ve öğrencilerini sözlü, atışmalı kısır tartışmaların dışına taşıyarak, sanatta rekabetlerini öne çıkarma gayretlerini dile getirdi ayaküstü yaptığımız sohbette.
Belli ki sonuçlar da bu güzel niyete göre oluşmuş: Lütfi Şen ve yardımcıları Saliha Sultan ile Neşe Özlap Akın"ın "da" ortak çabaları ve elbette Zeytinburnu Belediyesi"nin sağladığı imkanlar sayesinde bu sergi gerçekleşmiş.
Sergideki eserlerle ilgili genel kanaatimi belirtmeden önce İslam sanatlarının kitap esaslı oluşuyla, çerçevelenerek dışa (görünürlüğe) çıkarılmasından kaynaklanan önemli bir çelişkiyi dile getirmek istiyorum.
Evet İslam sanatları öncelikle hat, tezhip ve ebru planında Kur"an; minyatür, kat"ı planında mesnevi; hat, tezhip, çini, kalemişi planında cami merkezli çalışmalardır.
Bu nedenle ilgili eserler varlığına bağlı oldukları, içerildikleri kitapları, alanları, yüzeyleri aşmamışlardır. Diğer bir ifadeyle İslam sanatları Batılı anlamda "Beyaz Küp" yoluyla teşhir edilmemiş, uzun vadede buna ihtiyaç da duyulmamıştır.
Ancak İslam sanatlarının son on yılda kazandığı ivme, yeni marifet ve iltifat anlayışının gerektirdiği dışa çıkma ihtiyacıyla birleşince, artı bu eserler sanat pazarında bir meta olarak değer de yüklenince kitaptan ve doğal yüzeyden farklı bir alana taşınarak teşhir edilmesi birçok problemi beraberinde getirmiştir.
Örneğin söz konusu eserlerin "Beyaz Küp"te sergilenip sergilenemeyeceği, oralarda sergilenemeyecekse kendisine mahsus bir Beyaz Küp"ün geliştirilip geliştirilemeyeceği iki ciddi soru olarak önümüze dikilmiştir.
Şimdilik Beyaz Küp"ten kaçınan( aslına bakarsanız Beyaz Küp tarafından henüz fazlaca itibar da edilmeyen) İslam sanatları ancak kimi kültür merkezlerinin fuayelerinde, tekke ve dergahların revaklarında, kimi sarayların kabul salonlarında renklerinin, figürlerinin doğru görülmesini ve alımlanmasını sağlayan özel ışıklandırmadan mahrum, bakışı esere teksif edebilecek yalıtımdan yoksun olarak sergilenebilmektedir.
Bunu derken elbette küratörlük, teşhir etme deneyim ve becerisi açısından ilgili kişilerin ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştıklarından kuşku duymuyorum, bilakis vurguladığım yetersizliklerin cevaplanmamış sorulardan ve mevcut imkanların sanat dışı yapısından kaynaklandığını söylemeye çalışıyorum.
Öte yandan İslam sanatlarıyla ilgili sergileri Beyaz Küp"te yapmanın biraz zor olacağına inanıyorum. Çünkü Beyaz Küp, Brian O"Doherty"nin "Galeri Mekânının İdeolojisi" kapsamında kullandığı bir terimdir ve o mevcut galeri mekânını "Biraz kilise kutsiyeti, biraz mahkeme salonu resmiyeti, biraz deney laboratuvarı gizemiyle şık bir tasarım hoşluğu" olarak niteleyip, buralarda "Modernizm"in yaşamı biçimsel değerlere dönüştüren algısı"nın başarıya ulaştığını" belirtir ve "Ama tabii ki bu, aynı zamanda, Modernizm"in o ölümcül hastalıklarındandır. Gölgesiz, beyaz, temiz, yapay galeri mekânı estetiğin teknolojisine adanmıştır." kaydını düşer.
Dolayısıyla İslam sanatları dendikte onun sergilenme tarzının Beyaz Küp"le öncelikle ideolojik planda bir çelişki oluşturacağını düşünüyorum.
Fakat sergilemedeki mevcut değişimi oluşturan şartlara bakarak, İslam sanatlarının tekrar kitaba, camiye döndürülemeyeceğini ve yeni teşhir şartlarının da buna göre yapılandırılması gerektiğine inanıyorum.
"O halde ne yapmalı?" sorusuna verebileceğim cevapları, göreceğim her yeni sergiyle birlikte pratik durumlar üzerinden düşünecek ve sizlerle paylaşacağım.
"Geleceğin Ustaları" adlı sergiyle ilgili kanaatime gelince:
Bu sergi gibi İslam sanatlarıyla ilgili küçük, büyük, bireysel, karma her serginin beni heyecanlandırdığını; emeklerin evlerden, atölyelerden çıkıp duvarlara nakş olmasının kolay bir iş olmadığını, bu nedenle eser ve sergileme anlamında ilgili her çabayı kutlamanın ve ilgililerine teşekkür etmenin gerekli olduğunu sanıyorum.
Ama son tahlilde bu vb. sergilerde Neşet Ertaş"ın kelimeleriyle "goonümü titretecek" az sayıda eserin olduğunu da belirtmek ihtiyacındayım.
Bunun İslam sanatlarının öz"üyle ilgili olan nedenlerini başka sergiler, etkinlikler vesilesiyle dile getiririm inşallah.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.