Hayret yok olmayı değil artışı ve eksilişi kabul eder

Ömer Lekesiz
Ömer LekesizYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 08/01/2026, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Hayret yok olmayı değil artışı ve eksilişi kabul eder

Önceki yazımızda hakikatin tevazu ile araştırılası gerektiğinden bahisle, ilgili sorunların da haddi aşmaktan kaynaklandığını belirtmiştik.

Haddi aşmaktan maksat bilmekle bilmemenin yani görmekle görmemenin, aydınlıkla karanlığın, gölge ile sıcaklığın, ilimle cehaletin sınırlarını silmeye “kalkışmak”tır (Fâtır, 35/19-20).

Dolayısıyla bu kalkışma bir şeyin “ne” (hakikat); “ne için” (hikmet) ve “nasıl” (marifet) olduğunu karıştırma olarak, her biri kendi başına idrakin bir mertebesini (basamağını) oluşturan, aslında “tek” ama nefsi güçleri bakımından “çok” olan insanın kendi hakikatinden perdelenmesi olarak önce çıkmaktadır.

Böylece haddi aşmak, yine Hz. Ebû Bekir’in “Ma‘rifetin sonu, ma‘rifetten âciz kalmaktır” sözünden hareketle söyleyecek olursak, nesnenin bilgisinden başlayarak bilgiyi var eden Allah’ın hakkına yönelmiş olmaktadır. Zira bu söz Allah’ın bir bilgi nesnesi olmadığını, mutlak hükmeden olarak hükme konu olmayacağını, bu sebeple O’nu bilme iddiasının iddia edenin kendi yetersizliğini idrak etmesiyle ile ancak sahih halde gelebileceğini göstermektedir. Bu noktada da idrak inceltilmiş, susma ve teslimiyet (İslam olma) öne çıkmış olunmaktadır.

Tasavvuf terminolojisinde bu hâl yani incelik gösterme, susma ve teslim olma hâli “hayret” olarak adlandırılmıştır.

Ebû Nasr Serrâc Tûsî’nin “Teemmül, tefekkür ve huzur sırasında ariflerin kalplerinden gelen, onları teemmül ve düşünmeden alıkoyan bedîhat yani aydınlanma” olarak tanımladığı (el-Lüma’, Erkam) hayret hakkında, Hucvirî, Şiblî’nin onu devamlılık şartıyla marifete yormasından hareketle şunları söylemiştir:

“Hayret (ve şaşkınlık) iki nevidir: İlki, bir şeyin varlığı ve mahiyeti, ikincisi bir şeyin keyfiyeti hakkındaki hayrettir. Allah'ın varlığındaki hayret şirk ve küfürdür, keyfiyetindeki hayret ise mârifettir. Çünkü Allah'ın varlığında ârifin şüphesi yoktur, Allah'ın keyfiyeti ve nasıl bir varlık olduğu hususunda ise akıl için mecal yoktur. Burada geriye, Hakk'ın vücudunda yakîn, keyfiyetinde ise hayret kalmaktadır. Bundan dolayıdır ki, (Şiblî): ‘Ey hayrete düşenlerin delili, hayretimi artır’, demiştir. O bu sözü ile önce Allah'ın varlığı ve sıfatlarının kemâli konusundaki mârifeti ispat ve kabul etmiş, bütün halkın maksadının O olduğunu, dualarının O'nun tarafından kabul edildiğini, hayret edenler için O'ndan başka hayret edilecek bir şey bulunmadığını bilmiş, o zaman hayretin artırılmasını dilemiş, matlubta (Allah’ın varlığında) aklın hayran ve sergerdan olmasının bir şirk ve bir vakfe (tereddüt) olduğunu anlamıştır. Ve bu mâna gayet latîf ve hoştur.” (Keşfu’l-Mahcûb, Dergâh)

Gündelik hayatın içinden baktığımızda ise çocukluğumuzda başlayan hayrete giderek alıştığımızı ve böylece yok olmayı kabul etmeyen ancak artış ile eksilişi kabul eden hayreti yaşımız ilerledikçe eksiltmeye yöneldiğimizi görür, örneğin kozmolojiyi bir fizik meselesin, kendi varlığımızı biyolojik bir gerçekliğe havale ederiz.

Bu nedenle Kur’an hayretteki eksilmeye karşı “Bakmaz mısınız?”, “Düşünmez misiniz?”, “İbret almaz mısınız?” uyarılarıyla bizden o alışkanlığımızı kırmamızı diğer bir söyleyişle alışkanlık uykusundan uyanmamızı ister. Böylece hayret, yukarıda işaret ettiğimiz ayetin “Görmeyenle gören, karanlıklarla aydınlık, gölge ile sıcak bir olmaz.” mealine göre görmenin, aydınlıkta olmanın, şeylerin farkını bilmenin hakikatine bağlanarak, mezkur olumsuzlukları kırma ve aynı zamanda kendi haddimizde durma çabamıza ad olur.

Sûfîlerin “marifet arttıkça hayret artar” demesi de bundan olsa gerektir. Zira hakikat, bir eşya gibi ele alınıp bitirilecek bir şey değildir. Her an yeni bir yüzüyle görünür. Yaratmanın sürekli olduğu şu âlemde, insanın şeylere alışması ya da alıştığını sanması aslında körleşmesinden ve asıl bu saikle haddi aşmasından başka bir şey değildir.

İdrak esasında nefsin güçlerinden “hissî–aklî bilgi” olarak nazar, istidlâle; “kalbî idrak” olarak firâset, sezgi, basirete; “keşf ve ilhâm” olan yakîn ve mükâşefe’ye… tabi olan hayret, günümüz insanının en büyük kayıplarındandır. Hiçbir şey karşısında onun hakikatinin gerektirdiği kadar durmuyoruz. Her şey akıyor, biz de akıyoruz. Duran yok. Oysa hayret, insanın varlıktaki akış karşısında “bunda bir sır var” diyerek durmasıdır ki bu da “Burada benim aklım yetmiyor” diyebilme cesaretinin adıdır.

Bu bakımdan tasavvuf geleneğinde de hayret, bir menzil (mertebe, basamak) olarak anılmakla birlikte bu geçilip bırakılan bir menzil değildir. İnsanın soluklandığı, bazen orada bizzat ikamet ettiği bir eşiktir.

Çünkü hayret imanın tazelenmesine, ibadetin alışkanlıktan kurtarılmasına hizmet eder ve bu minvalde duayı tekrar olmaktan çıkarır.

İnsanı, “biliyorum” kibrinden, “bilmiyorum ama huzurundayım” edebine taşır.


Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026