
"Alice Harikalar Diyarında" adlı meşhur masalda, yolunu yitiren Alice"in Kedi ile aralarında geçen şu konuşmayı oldum olası sevmişimdir:
"Cheshire pisisi, (...) lütfen bana hangi yolu izlemem gerektiğini söyler misiniz?"
"Bu nereye gitmek istediğine göre değişir," dedi Kedi.
"Aslında nereye gittiğim pek umurumda değil" dedi Alice.
"O zaman hangi yolu izlersen izle, fark etmez" dedi Kedi.
"Bir yere varayım yeter" diye tamamladı Alice sözünü.
"Ah, bundan kuşkun olmasın, kesinlikle bir yere varırsın, tabi eğer yeteri kadar yürürsen." (Lewis Carroll, Alice Harikalar Diyarında, İş Kültür Yay., İst., 2011)
Sözü -fazla uzatmadan- Yusuf Kaplan"ın gazetemizdeki "zihniyet merkezli" yazılarına getirmek istiyorum; umarım masaldan geçiş yapmam bir problem oluşturmaz; Mustafa Kutlu"nun anlatımda sadelik esasını sevdiğim için bu sade örneği seçebildim.
Kaplan, medeniyet iddiası taşıyan Müslüman bir toplum için zihin/zihniyet yenilenmesine sürekli vurgu yapıyor.
İsabetlidir, aklın yolu bir değilse de hakikat birdir çünkü.
Tefessüh etmiş bir medeniyetin, son iki yüz elli yılda yıkılmış üç imparatorluğun bakiyesi olarak halen İslam çatısı altında yaşayanların zihinlerindeki / zihniyetlerindeki tahribat küçümsenemeyeceği gibi, şimdiki zamanı doğru okumanın ve bu doğrunun geleceğe bereketlenerek nakledilmesinin yolu da mezkur tahribatın giderilmesinden ve hakikatin zihin / zihniyet düzeyinde yeniden inşasından geçiyor olmalıdır.
Her şeyden önce bu bir yol belirlemesidir. Alice ile Kedi"nin "bir yolu seçmemişsen, hangi yolu izlediğinin önemi yoktur" öğüdüne çıkan yukarıdaki konuşmalarını da bu nedenle alıntıladım: Bir yol"u seçmemişseniz, hayattan henüz hiçbir şeyi seçmemişsiniz demektir.
Zihin / zihniyet neden önemli?
Zihin"i "İnsanın kendini ve çevresini bilmesinde rol oynayan idrak, tanıma, anlama, kavrama, hatırlama, sembolleştirme, muhakeme ve soyutlama gibi faaliyetlerin tümü" olarak açıklayan Misalli Sözlük (İlhan Ayverdi), zihniyet"i de "Belirli görüş, inanç ve alışkanlıkların etkisiyle oluşan düşünce tarzı, zihin yapısı" olarak açıklamış.
Bu açıklamalar konunun önemine de delil teşkil ettiğinden sözü ayrıca çoğaltmaya hiç gerek yok.
Konu İslam ve Müslümanlar olunca "zihnin / zihniyetin yeniden inşası" dediğiniz yerde zaten mevcud olan bir hükmün mevcudiyetine işaret ediyorsunuz demektir; dolayısıyla eskimeyen, geçersizleşmeyen bir hüküm olarak Kuran ve Sünnet, sizin zamanınıza, sizin zemininize ve sizin zahirinize yeniden açılacak demektir.
Buradaki kesin söyleyişin nedeni de ilk örneklerinin kesinliğinden ve onların yukarıda belirttiğim yol"u halen temsil ediyor olmalarından kaynaklanan bir söyleyiştir.
Kendi kanaatlerim doğrultusunda bunu şöyle açayım:
Dini ilimde yetkinliğe erişen el-Gazzali"nin içtihat, İbn Arabi"nin İrfan (tasavvuf), İmam-ı Rabbani"nin tarikat kapısını kapattığına dair ileri sürülen tezlerin doğru olduğunu farz edelim.
Onlar neyi nasıl yaptılar veya neyi nasıl yapmadılar ki bunlar söz konusu oldu?
Kapanmışsa kapanmanın, kapanmamışsa kapanmamanın kodlarına yine onlarca hıfzedilmiş olmalıdır ki, sorunun cevabı da zorunlu olarak o kodların onlardan / onlarla açılmasına bağlıdır.
Bu üç isim, zihniyetimizin üç büyük temsilcisidir; İbn"ü-l Vakt olanlardan zihni / zihniyeti dert edinenlerin tam ortasında duracakları bir üçgendir. Öncelikli olarak el-Mustasfa, Fütûhat-ı Mekiyye ve Mektubat"ın içinden geçmek kültürün yeniden inşasına da zemin oluşturabilecektir; nitekim kültür dediğimiz şey son tahlilde zihniyetin eleğinden geçebilenlerin toplamı değil midir?
Mezkur yol ulema tokuşturma yolu değildir, geçmişteki ve şimdiki her alim kendi alanında mutlaka değerlidir, ancak el-Gazzali, İbn Arabi ve İmam-ı Rabbani hıfzedilmiş ve açılmayı bekleyen ilgili kodların muhatapları olmakla önceliklidir.
Mezkur yol gündelik siyasetin değil, ona da karakter kazandırabilecek uzun soluklu, asil bir siyasetin gereğidir ve bu siyaset, bugünü olduğu kadar geleceği de belirleyebilecek bir siyasettir.
Bu yol mevcut kazanımları korumaya mahsus bir yol da değildir. Bilakis şimdiye kadar başkalarının yardımıyla edinilmiş imkanları dışlama, okul, yurt, banka, medya vb. puta dönüşmüş ilgilerden kaçınma yoludur. Din gayesiyle sırtına dünyanın ağırlığını yüklenmiş olanlar bu yolda yürüyemezler.
O halde şu zamanın grup, cemaat, şeyh, alim merkezli kısır tartışmalarını aşıp, Kaplan"a seçtiği yolda eşlik edilmelidir.
Bu manada, diri bir heyecanla "nerede kalmıştık?" diyebileceklerin sayısının az olmadığına inanıyorum.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.