Öfke marazlı mizacın aynasıdır

04:008/03/2015, Pazar
G: 12/09/2019, Perşembe
Ömer Lekesiz

Haziran seçimi yaklaştıkça, muhaliflerin gerilim, sinir ve öfke kat sayıları da artmaya başladı.Bu artış, asıl niyetleri kamufle eden siyasi şirinliğin ortadan kalması anlamında “siyaseten olumsuz” gibi görülse de doğal (hayati) seyr içinde şu hakikati pekiştiriyor: Her mizaç kendi gerçeğini ancak öfke halinde, hırs tutkusunda, şirretleşen ve şiddete evrilen ilenç dilinde ele verebilir; diğer bir söyleyişle öfke vb. haller mizaçların en iyi göründüğü aynalar hükmündedir.Buna ilişkin örnekleri hem

Haziran seçimi yaklaştıkça, muhaliflerin gerilim, sinir ve öfke kat sayıları da artmaya başladı.

Bu artış, asıl niyetleri kamufle eden siyasi şirinliğin ortadan kalması anlamında “siyaseten olumsuz” gibi görülse de doğal (hayati) seyr içinde şu hakikati pekiştiriyor: Her mizaç kendi gerçeğini ancak öfke halinde, hırs tutkusunda, şirretleşen ve şiddete evrilen ilenç dilinde ele verebilir; diğer bir söyleyişle öfke vb. haller mizaçların en iyi göründüğü aynalar hükmündedir.
Buna ilişkin örnekleri hem geçmişte hem bugünde mebzul miktarda bulabilirsiniz.

Örneğin Paralel Yapı liderinin mizacı bu yolla ortaya çıkmıştır. Dünyanın bilmem neresindeki saraydan bozma villasında “güya” sahabe mütevazılığı, derviş kanaatkarlığı, gariban muhibliğiyle alim alim yaşadığı söylenile gelen bu kişi ihale düşkünlüğünün, devlet imkanlarından yoksun bırakılacağının, örgütüne dini istismar yoluyla kaynak temin etmesine engel olunacağının somutlaşması üzerine ilenmenin zirvesine tırmanarak, “yakıştırılmış iyilik” müktesebatını yok etmekle kalmadı, ona “bile” tekrar erişmesini de imkansız hale getirdi.

O günden bu güne medyadaki elemanlarının onunla ilgili yıkama, yağlama ve cilalama konusundaki çabaları da yeni bir komedi teması olmaktan başka bir işe yaramadı, bundan sonra da yarayacak gibi görünmüyor.

Öfke, mizaç ve ayna ilişkisinin belirttiğimiz bağlamdaki güncel örnekleri için de kimi CHP yöneticilerinin hal ve beyanlarına bakmanız yeterli olacaktır.

Örneğin onlardan biri birkaç gün önce şunları söylüyordu: “Şimdi de Kılıçdaroğlu için yazıyorlar. Kılıçdaroğlu cam gibidir. (…) 8-9 Haziran’da ilk işimiz bu kirli gazetelerin tamamına el koymak olacaktır. Sadece el mi koyacağız, buna bulaşmış bütün iş adamlarından hesabını soracağız.”

Kılıçdaroğlu’nun cam gibi hatta ondan daha fazla kırılgan olduğu elbette tartışılamaz. Sorun da buradan çıkıyor zaten: çok kırılgan bir parti başkanından dirayetli bir riyaset beklenemeyeceği için, halk da dokuz seçimdir ona güven duymamıştır, halen duymamaktardır ve gelecekte de duymayacaktır Dolayısıyla bu durum, alıntıladığım sözlerin sahibini cinnetli bir psikolojiye iterek “el koyacağız, hesap soracağız” naralarını atmaya sevk eden şey olarak onun gerçek mizacının da aynası haline geliveriyor ki, zihniyet ve ahlak planında CHP’nin gerçek resmi de kurulduğundan bugüne böyledir zaten.

Bu vb. örnekler içinde, akıllarına yer eden malum öfke, hırs, şirretlik, şiddet… nedeniyle mümtaz bir müntehir olmaya teşneymiş gibi durduklarını belli eden kimi mizaçlar da var.

Çoğunluğu besleme durumundan Paralel olan bu tipler, sabah akşam iktidarı devirme hayalleri göre göre artık kendileri hayal aleminin bir parçası haline geldiklerinden, “olacaktı, olmalıydı” dilekleriyle yazıya döktükleri kurmaca kehanetleri de Kılıçdaroğlu örneğindeki gibi zamanından çok daha önce tuzla buz olarak, onları mizaçları nedeniyle intihara bitişik tutuyor. Çünkü adları kurgu kehanetlerinin boş seviyesiyle eşitlendiği için, kehanetlerinin boşluğu da adlarının boşluğa düşmesini zorunlu kılıyor.
Bu vesileyle, öfke planında şu farkın da altını çizmemiz gerekiyor: Dünyevi hırslar nedeniyle öfkeye yenik düşmek ne kadar olumsuz bir durum ise, halk tarafından yönetici seçilenin de onlarla ilgili işlerin doğru ifası namına öfkesiz olması o kadar olumsuz bir durumdur.

Çünkü halk tarafından seçilen bir yöneticinin dünyevi manada talep edeceği yeni makam, mansıp kalmamıştır; o arzulayabileceği nihai şeyin nihayetine erişmekle nefsinin kendisinden talep edeceği şeylerin de nihayetine erişmiştir. O halde artık ona düşen kendi nefsini aradan çıkarabilen olarak sadece halk nefsinin talebini “adalet içinde” gözetmek olacaktır.

Ayrıca kendi nefsi nedeniyle değil, Hakk ve halk sevgisi nedeniyle öfke duyabilenler için de öfke çok güzel bir süstür. Nitekim Malcolm X’in öfkesi böyle bir öfkeydi.

İdeal bir durumdan söz ettiğimin farkındayım. Ancak bu ideal durum, günümüzde halkı adına zorunlu olduğundan öfkeleri makul ve makbul olan yöneticileri, bu öfkeleri nedeniyle suçlayan kimi marazlı mizaçların varlıklarının görülmesine engel teşkil etmez.

Hele de öfke, yukarıda kimi somut örneklerini verdiğim o marazlı miraçların aynası olduğuna göre, halkı ve haklıyı şerlerinden koruyabilmemiz için onların her hallerine dikkat etmemiz gerekir.

Çünkü marazlı mizaçlar, Hakk’tan yana görünürler ancak nefislerine, karanlığa ve devillere hizmet ederler.

twitter.com/OmerLekesiz
#seçim
#mizaç
#öfke
#kılıçdaroğlu
#ak parti