
Bir baykuş virane kuşu olduğunu bilmez.
Bir baykuş halkın damında öttüğü yerin bir viraneye dönüşeğine inandığını bilmez.
Dahası bir baykuş, baykuş olduğunu bilmez.
Çünkü onun hakikati buna engeldir; o düşünmez; tanımlamaz ve isimlendirmez.
Bizler ona "baykuş" dediğimiz için o baykuştur; bizler onu virane kuşu saydığımız ve viran oluşla ilişkilendirdiğimiz için o baykuştur.
Dolayısıyla bir baykuşu "baykuş" olarak isimlendirmemiz, doğru ya da yanlış ona kimi işlevler yüklememiz baykuşa yaptığımız bir iyiliktir.
Virane kuşu, felaket habercisi, ışık kaçkını, karanlık düşkünü... baykuş içimizdeki marazlı ruhlara, kibirleriyle zelil olanlara, enerjisi bitmiş oyuncak bebek gibi depoya atılanlara, sözünün kendisine bile bir tesiri olmayanlara örnekliği bakımından da artı bir değer yüklenir.
Örneğin milletin düşmanlarına yaslanıp, onu kendi çıkarları için sevk ve idareye heveslenmiş biri siyasi tuzaklarıyla, mahremiyetlere tecavüzleriyle, pornografi düşkünlüğüyle, özgürlüklere tasallutuyla, sistemin kılcal damarlarına kadar sızışıyla, sadaka sahiplerinin sadakalarına sarkıntılığıyla "bir baba baykuş" olarak tescillenir.
Tescillenmekle de kalmaz "Allah" dediği yerde şirk koşmalarıyla, "Peygamber" dediği yerde istismarıyla, tevazudan dem vurduğu yerde şımarıklığıyla, Müslümanları ithama kalkıştığı yalancı, münafık, müfsid vb. kelimeleri bir elbiseyi giyer gibi kendi üzerine giyişiyle nam salar.
Böyle biri geçmişte olmuştur, bugün de vardır yarın da olacaktır. Nesli tükenmediği sürece baykuş da ona örneklik etmeyi sürdürecektir.
Sanırsınız ki, baykuş olarak tescillendiği, melanetleriyle namlandığı için artık hicap duyar ve ortaya çıkmaz, gider çok sevdiği karanlıklara karışır. Öyle de yapar bir süre ama serde bir baba baykuşluk olunca duramaz, kendi haline uygun yeni bir çatı ucu, baca üstü bulunca baykuşluğu depreşir ve hemen çıkıp ötmeye başlar.
"Ben siyasetten kaçınanlardanım" diye başlar ötüşüne örneğin. Oysa ki karanlığından geçici olarak çıkışındaki etki tümüyle siyasidir. Ya bir seçim vardır, ya da bir toplumsal kararın arefesidir.
Ne ile namlanmışsa bir bir tekrarlar onları: Her kelimesi bir yalandır, sadece libasının rengi değişmiştir.
Tevriyeli kelimeleriyle şerli bir hedefi gösterir, muzır bir amacı belirtir. Ama herkesi kendisi gibi baykuş sandığından tevriye yoluyla gizlediklerinin anında açığa çıktığını, saklamaya çalıştıklarının aşikar olduğunu kendisi bilemez. Öte yandan aynı bağlamda ahlakçılık yapar, faziletçilik oynar ama ahlaksızlığın temsilcisi, faziletin düşmanı olarak bildiğini de bilemez baykuş.
Şimdi yine bir seçimin arefesindeyiz.
Bu millet şunca yüzyıldan sonra kendi devlet başkasını ilk defa kendisi belirleyecek.
Belirlenecek olan da belirlenmiştir zaten. Milletine sevdalı bir siyasetçinin ödeyebileceği her bedeli ödemiş ve başarabileceği birçok hizmeti başarmış olarak, alnı ak, yüzü ak, dili ak, aklı ak, milletinin ve devletinin meselesini kendisine mesele edinmiş adam gibi bir adam seçilmeye talip olmuş ve talebi daha sandığa gidilmeden milleti tarafından makbul ve makul bulunmuştur.
Bu durum o baykuşun hem karanlığı hem de karanlıktan başını çıkarıp can havliyle ötmeye başlamasının nedenidir.
O baykuş tıpkı temsil ettiği kuş baykuş gibi "Rabbena, hep bana" der, virane ister, insanların acısından zevk alır, taş üstüne taş konulmasından nefret eder, insanları müreffeh ve mutlu görmek onu çılgına çevirir.
Ey baykuş!
Senin bu son ötüşünü ciddiye alışımızdan öte bir değerin yoktur, senin amaçladığın son yıkımda yıkamadan yıkıldığının farkındayız ve bilesin ki sana itibar edişimizden değil, son cılız ötüşünle olsun hatırlanmak isteyişine tenezzül ederek senden bahsediyoruz.
Sakın ola bundan kendine bir varlık çıkarma; bitikliğinle bitikliğe, karanlığa olan sevdanla karanlığa terk edildiğini anla artık.
Bu millet başkanını seçecek. Bu millet ümmetiyle birlikte payidar olma arzusunu oylamayı seçecek. Ne sen ne de senin temsil ettiğin tabiatı kuşanan baykuşlar buna engel olamazsınız.
Sen benimsediğin vasıflara göre horlanmaya, tekmelenmeye, iğrenilmeye, kovulmaya, sürülmeye teşnesin. Ama bizler insanlığını bilenler olarak menfiliğin zikrinde de bir had gözetmek zorundayız.
O halde, hadi bakayım al voltanı, ikile; kendin günah bataklığında debeleniyorsun diye bizleri de oraya çekmeye kalkışma.
Bizler geleceğin umut dolu dünyasının kurulmasına bir katkı olarak kendi başkanımızı seçmeye gidiyoruz.
Sen de içinde yaşadığın malikanenin çatısına çık ve orada öt ey baba baykuş!
Sana din, kitap, hadis, kutsal, ümmet, millet, medeniyet, insanlık, huzur, asayiş, asalet, ahlak, haysiyet ve şeref ne gerek!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.