
Gezi"de toplanıp "ağaçları katletmeyin" diyen küçük bir grubun samimi tepkisini, "bahar başladı, devrimciler geliyor" narasıyla provoke ettiği kadar, partisinin böylesi olayları el oğuşturarak beklediğini, sinsi emellerine alet etmeye can attığını ifşa eden şirazesi kopuk Muharrem İnce"ye rağmen...
Devrim hevesleri bir değil bin kere kursaklarında kalmış, kırk gazeteden kovulmuş, küfretmek ve nifak çıkarmaktan başka dünyaya bir katkıları olmayan ama halkçılığı da kimseye kaptırmamaya çalışan tek gözlü, yarım akıllı komitacı müsveddelerinin, talebin yönünü ve boyutunu isyana döndürmek niyetiyle sosyal medyada yalan haber üretmelerine, başka olaylardan kanlı, parçalanmış beden fotoğraflarını yeniymiş gibi yayınlayarak psikolojik bir nifakı pompalamalarına rağmen....
"Arkadaşlar, sevgili dostlar, gün hesap yapma, siyasi rant, nefret günü değil... Türkiye yanıyor, onbinler sokakta" vb. sosyal medya mesajlarıyla ayran kabartarak, artık bu saatte olsun siyasette kendisine bir yer açılacağını sanarak kahkahasını üzüntü formunda gizlemeye çalışan Mehmet Bekaroğlu"na rağmen...
"Basını susturabilir, sosyal medyayı kötüleyebilir, hatta twitter"ı da kapatabilirsiniz peki bunları (...) Ne yapacaksınız!" şeklindeki ucuz kabadayı naralarıyla yangına uygun körükler imal etmeye uğraşan Cüneyt Özdemir"e rağmen...
Pazar"ı pazartesiye bağlayan gece saat 00.33"te sadece küfür etmek üzere Kordon"da toplanmış kalabalığı terbiyeli olmaları ve belli bir saatte dağılmaları konusunda ikna edemeyen polisin biber gazı kulanarak dağıtmasına karşı, meydanda tek başına kalıp "ulan nereye kaçıyorsunuz, alçaklar, siz her zaman satar mısınız arkadaşlarınızı" diyerek yırtınan mumdan mamül komik askerlere rağmen...
Devrimci antikapitalist gibi yeni zıpçıktı kavramlarla avladığı üç-beş saftiriğin aferinine kapılıp kendisini Ali Şeriati sanma gafletine düşen, çeyrek müfessir, yarım devrimci, mülkiyet düşmanı muhteremin, bırakınız dindarı en şedit bir dinsizin bile yazmaya edep edeceği küfürlerle, nifak ürünü kelimelerle olayın üstüne bir tüy ekleme gayretine rağmen...
Adı sanatçıya çıkmış ama sığlığın, körlüğün ve vandallığın sembolü haline gelen seçkin, tuzu kuru üç beş soytarının kazancına kazanç katmak, meydanda olmak, görünürlüklerini süreklileştirmek için yeşili, gençlerin en samimi hislerini bile istismar etmelerine rağmen...
"Yeşili seviyoruz, ciğerimizi koruyoruz" diyerek yola çıkanların yegane becerileri küfretmek, durak yıkmak, otobüs yakmak, pano parçalamak, vitrin camı indirmek, kaldırım taşı sökmek olanlar tarafından yutuldukları bir çılgınlığın üretilmesine rağmen....
Başörtülü öğrencileri belediye otobüslerinden dışarı atmayı eylemcilik sanan gözü dönmüş kaba kuvvetten, ayrımcılıktan başka yaşama sebepleri olmayan devrimci maçoların eylemin ipini ellerine almış olmalarına rağmen...
Evet tüm bunlara rağmen..
"Ben Atatürk"ü, İnönü"yü seviyorum. Ülkemin dirlik düzenlik içinde olmasını önemsiyorum. Bana sevgimden dolayı baskı uygulanmasını istemiyorum; ülkemi ve düzeni sevmemin hatırına benim sevgimin hakkı da gözetilsin" diyen samimi bir avuç insanı dinlememiz gerekir.
Yumurtası gelmiş tavuklar gibi sıradan faaliyetlerini bile azami gürültü içinde ille de göze sokmaya ve bundan grupları, cemaatleri adına bir yarar sağlamaya çalışanların şımarık, densiz, kibir ürünü, gündelik hayatın akışını bozan faaliyetlerine bir sınır getirilmesi ve dolayısıyla bunlar nedeniyle kendilerini baskılanmış sayan, bunalan, korku üreten insanların rahatlatılmaları gerekir.
Bu ülkede bunları en iyi anlayacak olan da herkesten önce sayın Başbakan"dır.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.