çağlayangil yanılıyor mu, yoksa şartlar mı değişti?

04:0012/09/2016, Pazartesi
G: 14/09/2019, Cumartesi
Osman Akkuşak

sevgili okuyucularım;



1990 lı yılların başında

“hariciyecilerle konuşmalar”

başlıklı bir mülâkat dizisi hazırlamıştım.. 10 hariciyeci ile gerçekleştirilen görüşmelerde söylenmiş bazı sözlerin bugünkü meselelere ışık tutabileceğini düşündüm..



1980 den önceki devrelerin dışişleri bakanı

ihsan sabri çağlıyangil'

in dilinden dökülen bazı cümleleri hatırlamakta beyin jimnastiği bakımından isabet bulunsa gerektir.. bu cümleler dolgun söz demetleridir.. birlikte takibedelim:



evvelâ

ihsan sabri çağlayangil

hakkında kısa bilgi verelim:



emniyet genel müdür muavini oldu.. yozgat, antalya, çanakkale, sivas, bursa valiliklerinde bulundu.. 1961 de bursa senatörü seçildi.. 20 şubat 1965 te kurulan suat hayri ürgüplü hükümetinde çalışma bakanı oldu.. 1965 te kurulan demirel hükümetinde yine dışişleri bakanı oldu.. ekim 1979 ara seçimlerinden sonra senato başkanı seçildi.. c.başkanı

fahri korutürk'

ün görev süresi bitince ona 6 ay müddetle vekâlet etti.. çünkü, siyasi partiler,

korutürk'

ten sonra seçilecek cumhurbaşkanı adayının tesbiti hususunda anlaşamıyorlardı.. yalova'nın çiftlik köyündeki yalısında görüştüğümüz rahmetli

çağlayangil'

in suallerime verdiği cevapları kaydediyorum..



yazının fazla yer kaplamaması için malumuilam olan bazı paragrafları kaldırdığımı söylemeliyim... şimdi soru ve cevaplara geçelim:



*


- tanıdığınız başarılı idarecilerden kimleri hatırlıyorsunuz?



- idarecilik akrobasiye benzer.. güçtür.. insanın doğuştan bazı şeyleri getirmesi lâzımdır.. balıkesir valisi bir fazlı bey vardı..



- fazlı güleç..



- evet fazlı güleç.. merhum iyi bir idareciydi.. hoşgörü ve idare sanatına vâkıftı.. herşeye bir fıkra uydurur, bir fıkra anlatırdı.. filozof bir adamdı..



- başka?..



- şahsiyata girmek istemem.. aksine de misaller vardır.. değer hükümlerini kendime saklamasını seviyorum..



- tarihe yardımcı olmak için..



- takdir ettiğim var.. takbih ettiğim var.. fakat umumi ifadeleri seviyorum..



- ecnebilerden..



- rus başbakanı kosigin var.. batı kafalı bir adamdı.. bir rus gibi hareket etmezdi.. kendi aleyhine bile olsa, uluslararası ölçülere göre, doğruluk ölçülerine göre hareket ederdi.. 1963 te rusyaya gittim..



kruçef dedi ki:



- “stalinin mezarını lenin'in yanından çıkaran benim.. stalin aleyhinde çok konuşmuşumdur.. fakat stalin'in yerinde ben olsaydım, ben de stalin gibi hareket ederdim..”



böyle konuşmasına rağmen kruçef, ilk yumuşama hareketini, insani düşünme üretimini sovyetlerde başlatan adamdır..



- israil – arap rekabetinde bizim nasıl bir tavır takınmamız icabeder sizce?



- dışişleri bakanı iken zaman zaman muhalefet lideri

ismet paşa'

ya giderdim bilgi vermek için.. inönü derdi ki: “ortadoğuda tarafsız olmak gerekir.. tarihi ve dini bağlarımız var diye araplara fazla yaklaşma.. yahudilik bir din değil bir ırktır.. onların şerrine düşen bir daha iflah etmez.. dışişlerinden sorumlu kişi sıfatıyle yahudilerin hasmı olma..



bu da ortadoğuda tarafsız olmakla sağlanabilir..

ismet paşa'

nın fikrini doğru buluyorum.. biz birleşmiş milletler kararlarına uymalıyız.. ve ortadoğuda taraf tutmamalıyız..



- israil'in geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz?



- amerika bâki kaldıkça israil yaşar.. amerika çözülürse israil de yok olur..



- saddam için ne diyeceksiniz?



- bir kere dünyanın tanıdığı bir devleti işgal etmiş.. birleşmiş milletler prensiblerini ihlâl etmiştir.. asıl önemlisi, dünyanın muhtaç olduğu petrolün kontrolünü eline geçirmek isteyip siyasi ve ekonomik dengeleri altüst etmiştir.. diğer petrol kaynaklarını da tehditeder hale gelmiştir.. dünya ortadoğu petrolleri üzerinde dönüyor.. amerikanın endişesi, petrol dağıtımını kontrol ihtiyacından doğuyor.. eğer ileride bir dünya savaşı çıkarsa, bu savaşın galibi; ortadoğu petrollerine hâkim olan süperpower olacaktır.. bugün batı ile münasebetleri ne kadar yumuşamış olursa olsun, rusya bir süper güç olarak devam ediyor.. iran şahı, tahtında otururken, umman denizinde her an 30 sovyet denizaltısı dolaşıyor, derdi.. ortadoğu petrollerine bütün kuvvet odaklarının alâka duyduğuna şüphe yoktur..



diyecek odur ki saddam, başından büyük işlere kalkışmış ve âkıbetini haketmiştir..



- doğu ile batı arasındaki yumuşamadan ve ortadoğudaki sarsıntıdan sonra, türkiye kendi güvenliğini sağlamak için nasıl bir strateji takibetmelidir?



- talihsizliğimiz, bizden kuvvetli bir kuzey komşumuzun bulunmasındadır.. bugüne kadar kuvvet açığımızı nato ittifakı ile kapattık.. bu ittifak hâlen yürürlüktedir.. ittifakı nazarı dikkate almasak bile, bize bir saldırı olursa, sonuna kadar dövüşürüz.. bu memleket son ferdine kadar çarpışmadan teslim olmaz.. bu noktanın bilinmesi de bir caydırıcılık unsurudur.. aslında milli savunma şahsi bir iştir.. ihale edilemez.. herhangi birine (ben evlenecektim, fakat mazeretim var, benim namıma evleniver) diyemezsiniz.. savunma da buna benzer..



devletler arasındaki savunma stratejisinin ana kuralı, (tehlike ne taraftan gelirse, onun kontr (karşı) bağıntısını bulmak lâzımdır) şeklinde anlatılabilir.. yani bir nevi, düşmanımın düşmanı ile dost olmak gibi bir formül.. daha umumi ifade ile, tehlikeyi önleyecek unsurları biraraya toplamak sistemi de diyebiliriz..



bu mülakatı

orhan eralp'

in bir sözünü kendisine naklederek noktaladığımı hatırlıyorum.. eralp, bir ankete verdiği cevapta en iyi dışişleri bakanı olarak,

fatin rüştü zorlu

ile

çağlayangil'

in isimlerini verdiğini bana bildirmişti..



çağlayangil:
iltifat etmişler diyerek konuyu geçiştirdi..


sevgili okuyucularım, çağlayangil'in dile getirdiği düşünceler mi ciddiyetini korumaktadır, yoksa 20-25 sene evvelki şartların değiştiğini mi dikkate almak icabetmektedir;



düşünmeye değer mi dersiniz!..


#İhsan Sabri Çağlıyangil
#Fatin Rüştü Zorlu
#Fahri korutürk