CHP"de "iyi insan" çok var; bunlardan birini geçenlerde yazmıştım. AK Parti"nin Suriyeli mültecileri İzmir"e yerleştirerek İzmir"i "düşüreceğini " iddia etmişti hani.
Nasıl unutursunuz; "AKP"nin gücü yok, yüzde 47 illüzyondur. AKP, İzmir"i düşüremediği için kendini eksik hissediyor. İzmir düşmedikçe kendini iktidar hissedemeyecek ama Cumhuriyetin kalesi düşmeyecek.." demişti.
Gerçi siz unutsanız da hanımefendi kendini unutturmadı. "Türk ulusu ile Kürt milliyeti eşit değildir" dedi.
Haliyle kıyametler k optu.
O kadar ki, İsmet Berkan bile, "Türk sorunu tam da Birgül Ayman Güler"dir" başlıklı bir yazı dercetti.
Bence çok güzel hülasa etti, tebrik etmek lazım.
Hulasa etmekte onun kadar maharetli olsaydık, "Bir erkek olarak rastladığım her tesettürlü tarafından aslında hakarete uğradığımı da düşünmeden edemiyorum.." şeklinde başörtülü kadınlara yaptığı akıl almaz saygısızlığa, "Başörtüsü sorunu tam da İsmet Berkan"dır" derdik.
Diyemediğimizden olsa gerek beyefendi, başörtülü kadınlara bir özrü bile çok gördü.
Cumhuriyet Mitinglerini "Deniz mavi yer kırmızı", 411 eli "Korku cumhuriyeti" manşetleriyle karşıladığı halde, demokratlığına nasıl oldu da hiç halel gelmedi diye de sormadık.
Gel de şimdi sorma: Beyefendi araziye uyunca oluyor da Ertuğrul Beyciğim uyunca neden olmuyor?
Neyse geçelim, konumuz bu değil.
Malumunuz, CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler mahut sözü nedeniyle birden bire şöhret oldu ama fakire sorarsanız "yüzde 47 illüzyondur" dediği an meşhur olmayı "hak" etmişti.
Kıymet hükmümüz şudur: "Türk ulusu ile Kürt milliyeti eşit değildir" ifadesi, "yüzde 47 illüzyondur" şeklindeki yaklaşımın etnisite üzerinden dışavurumudur.
Hanımefendi biraz daha ileri gitseydi, "Kürt diye bir şey yoktur; Kürt kimliği illüzyondur" diyebilirdi.
Zira bu zihniyet fay hattı, bu "depremi" üretir.
Üstünlük vehmiyle malul halaskaran bir zihniyettir bu. Kendisi gibi olmayanı küçük gören, dışlayan, aşağılayan bir kafadır bu.
Bunların en iyileri kendini sürgit takdir makamında görür, varın gerisini siz hesap edin.
"Türk ulusu ile Kürt milliyeti eşit değildir" derken neyi ifade ediyorlarsa benim aldığım oy daha değerlidir derken de (mana itibariyle) aynı şeyi ifade ediyorlar demektir.
"Ak Parti"ye cahiller oy veriyor" veya "göbeğini kaşıyan adam" veya "bidon kafa" derken de, "kıro" derken de, "dinci" derken de aslında hep aynı şeyi dermeyan ediyorlar.
Darbesevicilik de aynı kafanın ürünüdür.
Değil mi ki halkın iradesini küçümsemek, halkın seçtiklerini alaşağı etmektir, böyledir.
27 Mayıs 1960 da kanlı bir şekilde bunu yapmışlardı.
Zaten bu "yeteneklerini" kaybettiklerinde Süheyl Batum gibilerin nezdinde, şappadak "kağıttan kaplan" oldular.
Hülasa edelim: "Türk ulusu ile Kürt milliyeti eşit değildir" sözü ne kadar kendini üstün görmenin ırkçılık şeklinde ifadesiyse, "darbsevicilik" de kendini üstün görmenin halkın iradesini hiçe saymak şeklinde ifadesidir.
CHP İstanbul İl Başkanı"nın "Sizin yapmanız gerekeni biz yapıyoruz" diye asker fişteklemesi de budur; Süheyl Batum"un Sayın Başbakan"a yaptığı saygısızlık da!
Yoksa…
Halkın tekme izleri popolarında dururken niye böyle konuşsun?
Başlıklar :

