Sen de mi kendine jilet atmaya başladın?

Salih Tuna
Salih TunaYeni Şafak Gazete Yazarı
01:00, 05/02/2014, Çarşamba • Yeni Şafak Haber Merkezi
Sen de mi kendine jilet atmaya başladın?

Şayet "17 Aralık ihanet kalkışması" tıkırında gitseydi, 18 Aralık"tan itibaren "şok dalgalar" halinde devam edecekti.

Hiç aman verilmeyecekti.

Ne ki, hesapta olmayan bir aksilik (bahsi diğer) nedeniyle ikinci dalga 25 Aralık"a sarkınca, seçilmiş siyasi iktidar "darbe kalkışmasına" kısmi de olsa müdahale edebilecek fırsatı buldu.

Yoksa daha 18 Aralık"ta 25 Aralık"ta hedefe koyulan ATV - Sabah grubuna (Takvim"den A Haber"e kadar ne varsa) el koyulacak ve "paralel devletin" yayın organı haline getirilecekti.

Yani...

Doğan Medya, Cemaat Medyası ve ATV-Sabah Grubu senkronize biçimde seçilmiş siyasi iktidara saldıracaklardı.

Şükür ki şükür olmadı.

Ele geçiremedikleri ATV-Sabah Grubu, 17 Aralık darbe kalkışmasının deşifre edilmesinde çok önemli yayımcılık başarısı gösterdi.

Nasıl bir darbe kalkışmasıyla karşı karşıya olduğumuzu fehmetmek için (başka hiçbir delil olmasaydı bile) MİT"in inhisarındaki TIR"a Adana"da yapılan ihanet operasyonunun fotoğraflı öyküsünü okumak yeterliydi.

Hala anlayamayanlar için Oral Çalışlar"ın dünkü yazısındaki şu iki soru zihin açıcı olabilir: "1) 17 Aralık"ta, devlet içinde örgütlenmiş (ve "konspiratif" niteliği iyice netleşen) bir yapı, hükümeti devirmeyi ve Başbakan"ın eline kelepçe takmayı bir hedef olarak önüne koydu mu koymadı mı? 2) Seçilmiş bir iktidarı, önceden bilinçli olarak biriktirilmiş dosyalarla örgütlenmiş savcılarla ve mahkemelerle yıkmayı planlamak; bir "operasyonel proje" midir, değil midir? Bir merkeze bağlı olduğu bilinen, emniyet, yargı, bürokrasi içinde (gizlice) yapılanmış, her alanda "açık açık iktidarı kuşatmayı amaçlayan" bir "örgütlenme"den söz ediyor muyuz, etmiyor muyuz?..."

Peki...

"17 Aralık ihanet kalkışması" ya başarılı olsaydı?

İsterseniz yine Oral Çalışlar"a kulak verelim: "17 Aralık, hedefine ulaşmış olsaydı, bugün, siyasi alanda her şey altüst haldeydi. 28 Şubat"ta olduğu gibi, belli merkezlerde hazırlanmış "hükümet planları", devreye sokulacaktı. 28 Şubat"ı takip eden 2001 krizini, devletin nasıl yağmalandığını, unutmuş değiliz..."

Ve, 17 Aralık hedefine ulaşsaydı her şeyden evvel, "barış süreci"nin yerinde yeller esecekti. (Değil mi, "güneydeki sevilen ülkenin" sevgili Süleyman abisi?)

Erdoğan"a karşı ABD"yi, NATO"yu göreve çağıracak kadar pespayeleşen "ulusalcıların" barış süreci gibi bir dertleri yok elbette.

Malumunuz, 28 Şubat"a da ziyadesiyle meftunlar.

Çok tuhaflar gerçekten: Hem "ABD Erdoğan"ın üzerini çizdi" diyerek bayram ediyorlar, hem de "Kahrolsun ABD emperyalizmi" diye slogan atıyorlar!

Bunların "yandaşları" da ayrı bir alem!

Erdoğan düşmanlığı gözlerini öyle kör etmiş ki, tutukluluk süresinin 5 yıla indirilecek olmasından rahatsız oldular.

Tuncay Özkan falan "AKP"nin yasasıyla çıkmasın, dirensin" diyenler bile var içlerinde.

Bre dangalaklar, adam 5 yıldır içerde yetmedi mi? Kahramanlık ihtiyacınızı tatmin etmek için daha ne kadar mahpus damında yatmasını istiyorsunuz?

Nazlıcan adlı bir kız çocuğu yıllardır babasının yollarını gözler, sizde hiç vicdan yok mu?

Madem öyle gidin biraz da siz kahramanlık yapın, siz direnin, siz yatın içerde.

İşte bu kafadır ki hem yıllar yılı "F tipi polis - yargı" deyip durur, hem de "17 Aralık ihanet kalkışmasına" iman etmekte hiç bir sakınca görmez.

Ah küçük hokkabazlık ah!

Ulusalcısı böyle de "ulusolcusu" veya çakma liberali farklı mı ki?!

Cemal Hasan dünkü yazısında, "Kürtler, Tayyip Erdoğan"la anlaşıp Türkleri satacaklar mı?.." diyebiliyor hâlâ.

Türkler kim peki?

Sevgili Çandar, Coşkun Ahmet, Zaman"ın Alpay Şahin"i ve Cemal Hasan falan mı?

Ve, mezkur yazısında şöyle devam ediyor: "Öcalan, Erdoğan"la Kürtlerin hakları ve kendi geleceği ile ilgili olarak uzlaşmaya varıp, Türkleri demokrasi konusunda satışa getirebilir mi?.."

Nasıl, tam ibretlik değil mi?

Bu saatten sonra "Kürtlerin haklarından" ve "demokrasiden" neyi anladığını soracak değiliz.

Aslında bu kafa artık hiçbir soruyu hak etmiyor.

Kendilerini hapsettikleri alanda nasıl da gitgide birbirlerine benzemeye başladılar görüyor musunuz?

Etyen Mahçupyan"dan mülhem, Cemal Hasan"a, "Sen de mi kendine jilet atmaya başladın?" demek faydasız.

Hangi biri değil ki?

Öyle garabet haldeler ki, sanki dersin bir yerlerde ispirto içip toplu jilet atma ayinleri yapıyorlar.

Başlıklar :
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026