Bıçak Sırtı"nda "Bağımsız bir Cumhuriyet": Fikret Kuşkan

00:0020/04/2008, Pazar
G: 2/09/2019, Pazartesi
Sema Karabıyık - Pazar

Bıçak Sırtı dizisinin oyuncu kadrosunu görenler şaşkınlık endişe duygularını aynı anda yaşadı sezon başında. Üçü bir arada kıvamında üç ''arıza'' oyuncu. Ortak arızaları dizilerin lastik gibi uzatılmasından rahatsız olduklarında bırakıp gitmeleriydi. Mehmet Günsür Beyaz Gelincik''e, Nejat İşler Aliye''ye erken veda etmişti bu sebeple. Fikret Kuşkan ise henüz başlamadan bırakanlardan. Ayşe Kulin''in romanından uyarlanan Köprü, TRT için çekilecek ve valiyi Fikret Kuşkan oynayacaktı. Yapımcının özel

Bıçak Sırtı dizisinin oyuncu kadrosunu görenler şaşkınlık endişe duygularını aynı anda yaşadı sezon başında. Üçü bir arada kıvamında üç ''arıza'' oyuncu. Ortak arızaları dizilerin lastik gibi uzatılmasından rahatsız olduklarında bırakıp gitmeleriydi. Mehmet Günsür Beyaz Gelincik''e, Nejat İşler Aliye''ye erken veda etmişti bu sebeple. Fikret Kuşkan ise henüz başlamadan bırakanlardan. Ayşe Kulin''in romanından uyarlanan Köprü, TRT için çekilecek ve valiyi Fikret Kuşkan oynayacaktı. Yapımcının özel kanalla anlaştığını duyan Kuşkan, dizi süresinin uzayacağını söyleyerek ayrıldı kadrodan. Zaten onun oyunculuk kariyeri gitmek üzerine inşa edilmişti.

Bıçak Sırtı başı sonu belli olan tek sezonluk bir proje. Hiçbir şartta uzatılmayacak 45 bölümde bitirilecekti. Fanatikleri çığ gibi büyürken bir türlü istediği reytingi yakalayamamasından dolayı, hızlandırılmış senaryoyla erken vedaya hazırlanıyor. Son yıllarda reytingi yüksek dizilere imza atan Erol Avcı, Binbir Gece''den kazandığı parayı Bıçak Sırtı''nda harcamaya son diyor bir bakıma.

''Yükselen karakterlerin'' oyuncusu Nejat İşler; yine kazanan, romantik, beyaz karakteri dizinin. Aliye''de olduğu gibi. Aliye''de bütün kötücüllüğe rağmen oyunculuğuyla Sinan karakterini yükselten Halit Ergenç vardı karşısında. Bu sefer Orhan Ertuğrul rolüyle devleşen Fikret Kuşkan. ''Bu adam kötü bunları da hak ediyor'' temasıyla elindekileri tek tek kaybederken, oyun gücüyle hikayenin sahiciliğini artıran Fikret Kuşkan. O kadar sahici ki kadrajın dışında olduğu zamanlarda bile acı çektiğini düşünüyor insan.

Konservatuarda Yıldız Kenter''in ''soylu bir halin var yalıda mı köşkte mi oturuyorsun'' diye sorduğu Fikret Kuşkan''ın üstüne, Orhan Ertuğrul rolü ısmarlama kostüm gibi oturur. Osmanlı hanedanına yakışan, babasının istediği gibi bir evlat olmaya çabalarken, acı çeken bir babaya dönüşen Orhan Ertuğrul. Duygusal sahnelerde gözünün seğirmesi, sesindeki titreşimli acı tınısı, hiç düşmeyen oyunculuğu ile zaman zaman gitmeyi hak ediyor Fikret Kuşkan. O kadar oynadığı karakter oluyor ki ancak giderek arınabilir o ruh halinden.

Kalfalık dönemini yaşadığına inanan Fikret Kuşkan, 1965 İstanbul doğumlu. İstinye sokaklarında geçer çocukluğu. 4 yaşında babası felç olur. İyileşmek için çaba sarf etmediği, tedaviyi reddettiği için kızar babasına ve yıllarca içten içe kavga eder. Babasının kahraman olmasını düşlediği yaşlarda ölüme teslim yaşaması fırtınalar koparır küçük yüreğinde. 13 yaşında babası ölenler kulübüne girer. Okulu bırakır tesisatçıda çalışmaya başlar. Bir yıl sonra işi öğrenmiştir ki Türkçe öğretmeni olan baba yarısı dediği büyük eniştesinin teklifiyle Tokat''a gider. Giderek hayatla hesaplaşmaya ilk o zaman başlar. Köy hayatına kolay adapte olsa da üç yıl sonra döndüğü şehir hayatına alışmakta zorlanır. Lise eğitimine devam ederken bir taraftan da marangozluk yapmaya başlar.

Kaptan Cousteau belgesellerini hayran hayran izlediği yıllar. Sualtı arkeolojisi okuyup Cousteau''nun asistanı olacağına inandırır kendini. Türkiye''de böyle bir bölüm olmadığını öğrenince Yunanistan''a kaçış planları yapar.

Annesi ''senin özün, mayan bal'' der. ''Bazıların ki gibi yoğurt değil. Korkma ne yaparsan yap kötü yapmayacaksın''. Bütün kalbiyle inanır annesine. Ne yaparsa yapsın en iyisini yapacaktır. Yıllar sonra herkes oyunculuğuna şapka çıkartırken, annesi, toplumu arkandan sürükleyecek bir adamdın kılık değiştirdin diyerek bilim adamı yerine oyuncu olmasını eleştirir. Fikret Kuşkan acı bir gülümseyişle ben annemi hep hayal kırıklığına uğrattım der.

30 Yaşında yanlış meslek seçtiğini anlayacak bilim adamı olsaydım daha mutlu olabilirimdim diye düşünecekti. Oyuncu olduğu için yaşamak zorunda kaldığı hayatı, sevmediğini itiraf edecekti. İzole bir hayat yaşamak isterken, yüzünde patlayan flaşlar, aktörün dilemması olacaktı bir ömür boyu. İşini yaptıktan sonra kaybolarak bu ikilemi en aza indirgemeye çabalayacaktı. Popüler olmama hakkını kullanmak, kaprisli ve kompleksi bir oyuncu olarak algılanmasına neden olacaktı.

Bir oyuncunun ne kadar tanınır ve yüzünü ne kadar eskitirse, saklanmayı korunmayı bilmezse oyunculuğundan o kadar taviz vereceğine inanıyor. Malzemesini tüketmek yerine gizlenerek malzeme biriktirmeyi tercih ediyor. Onun hedefi sadece iyi bir oyuncu olmak değil ''tarz'' olmak.

25 yaşında, henüz yolun başında, bir röportajda yönetmen seçtiğini söyleyince sinemanın asi çocuğu olarak adlandırılır. Müzmin muhalif olarak devam eder yoluna. Kırmaktan ve kırılmaktan korkan ''hassas ruh'' çareyi kaçışlarda bulduğu için ''huzursuz ruh''a dönüşür zamanla.

Kendi ifadesiyle aile çocuğu olarak sokaklarda büyür. Nerde durup durmayacağını çok sert bir şekilde sokaklarda öğrenir. Dönersen Islık Çal filmi ile birlikte de gece hayatı ile tanışır. Filmdeki fotoğraflarla hakkında marjinal dedikodular yapılsa da suskunluğunu korur Fikret Kuşkan. Bir oyuncunun duruşuyla, hayat hikayesiyle, dünya görüşüyle konuştuğunu yaşayarak acı bir şekilde tecrübe eder.

Kimseyi inandıramasa da 40 yaşından sonra para kazanacağına canı gönülden inanır. Oyuncunun derdi para olmamalı, biz büyüyeceğiz oyuncu olacağız para arkadan gelecek der. Eşkıya gibi şehre iner bir iki yıl yetecek kadar para kazanır ve gider.

Gitmek Fikret Kuşkan''ın var olma biçimi.

Defalarca kez bırakıp hayatına kaldığı yerden devam edebilen nadir oyunculardan o. Hesapsız bir insan değil. Bütün gidiş gelişlerinde ince bir hesap var. O 40 yaşında başlayan ve 50 yaşına kadar süreceğine inandığı kalfalık dönemini yaşıyor. Kalfalık döneminde böyleyse ustalık dönemini izlemek için sabırsızlanıyor insan.

Gitmek Fikret Kuşkan''ın özeleştiri biçimi.

Duruşu ile var olan, duruşunun arkasında kararlılıkla duran bir oyuncu Fikret Kuşkan. Oynadığı karakterlerin açmazlarını çok iyi özümseyen. Dahil olduğu projelerde ''bağımsız bir cumhuriyet'' gibi parlayan, duvarları olan ama sınırları olmayan bir oyuncu.