
Sahada yaşananlar ABD ve İsrail’in istediği gibi gitmiyor. Bir önceki savaşta (Haziran 2025) stratejik felç uygulayıp İran’ı şaşırtmış, istediklerini elde etmişlerdi. Bu kez daha yüksek bir kapasite ile saldırıyorlar ama İran onları şaşırtıyor. Çatışmayı bölgeye yayarak dünya kamuoyunu etkiliyor. İran, bu savaşı ABD-İsrail sorunu haline getirdi.
ABD-İsrail, İran’ın Venezuela gibi kolay bir lokma olacağını sanmış olamaz. Ama İran’da beklentilerine ulaşamıyorlar. Ne halk rejime karşı reaksiyon gösteriyor ne de İran devleti taleplerini kabul ediyor. İran’ın stratejisi savaşı uzatma yönünde (Yeni lider Mücteba Hamaney oldu. Çatışmalar askeri hedeflerden su depoları, petrol rafinerileri gibi yaşamsal altyapıya kaydı. İran’ın bu savaşı hedef önceliklendirmeyle minimum 5 ay sürdürebilecek düzeyde balistik füze & drone stoğu olduğu söyleniyor.)
Bunu sağlarsa ABD’ye hem iç hem de uluslararası baskının artacağını hesaplıyor. Aynı zamanda ABD-İsrail’in mühimmat sıkıntısı yaşayacağını düşünüyor. Ekonomik maliyet oluşturuyor. Körfez’deki müttefiklerin ABD’ye güvenini kırmaya çalışıyor (Çatışmanın bölge ülkelerine yayılmasını krizi derinleştirecek stratejik bir hata olarak görüyordum. Ancak amaç savaşı uzatmaksa maksat hasıl oluyor.) İran savaşı uzatmak için inat edecek. ABD de kısa sürede bitirmek için.
(ABD, bu kapsamda taktik nükleer silaha başvurabilir mi? Bu endişeyi sık duymaya başladım.) Savaş isteklerinizi kabul ettirebilmek için yapılır. Trump, İran’da başarılı olmazsa seçimler de zora girer. Bu savaş uzarsa başarısızlık algısı artar. Bunu kırmak için her şey gündeme gelebilir. Farklı kara operasyonlarına girişebilirler. Sahanın istedikleri gibi gitmemesi onları hırçınlaştırıyor. Üçüncü uçak gemisini gönderiyor Trump, çok masraflı ve kritik bir karar. Abraham Lincoln (uçak gemisi) ortalıkta görünmüyor, İran gerçekten zarar vermiş olabilir.
Savaş bir çok bilinmezlikle dolu. Ancak Türkiye için bazı fırsatlar çıkabilir. Dikkat etmemiz gereken yer Kıbrıs. Kıbrıs’a herkes şu anda bir bahane ile asker getiriyor. Bunun niyeti ne, sorgulanmalı. Geçici mi yoksa başka şeyler mi düşünülüyor? Teyakkuzda olmalıyız (Ankara, KKTC’ye altı adet F-16 ve hava savunma sistemleri konuşlandırdı.) Körfez ülkeleriyle de yakınlaşmamız lazım. Bu sürecin sonunda bize yönelebilirler. Körfez’in güvenliği bizim için önemli. O ülkeler dostumuz. Bu yüzden onlara destek olunuyor. Talepleri karşılanıyor (ABD’nin, kendi acil ihtiyaçları nedeniyle mühimmat stok sorunu yaşayan bazı Körfez ülkelerinin taleplerine yanıt veremediği konuşuluyor. Trump’ın savunma sanayii şirketleriyle acil kodlu toplantı yapmasını not edelim. Bu arada duyduğuma göre, yapılan görüşmelerde Körfez ülkeleri İran’ın saldırıları konusunda öfkelerini gizlemiyor. İlişkilerin tamiri kısa-orta vadede zor.)
(K. Irak’taki aktörler, Barzani-Talabani, ABD’nin talepleri konusunda frenli gidiyor. Talabani’nin “Savaşın mızrak ucu olmamalıyız” çıkışı pozitif ve yerinde.) Frenli gitmek zorundalar. Zaten öyle bir kapasiteleri yok. ABD-İsrail’in planı şuydu: Hamaney öldürülecek, devlette kaos çıkacak, içerden iç ayaklanma çıkarılacak. Bu başlayınca ayrılıkçı grupları sahneye süreceklerdi. Böylece rejimi değiştireceklerdi. Ama ne ayaklanma çıktı, ne başka bir şey oldu. İran’ın ayrılıkçı gruplara reaksiyonu da oldukça sert. Devrim muhafızlarının bu konuda daha sert tedbirler alacağını düşünüyorum.
(Trump, ayrılıkçı grupları kullanmaktan vaz geçtiğini ima etti. Ama bazı gruplar sınırda girme hazırlığı yapıyor.) Bunlar bir kaç bin kişi. Bir kapasiteleri yok. Suriye’deki gibi organize değiller. Suriye ve Irak’taki örgüt ve yapılardan bir destek gelir mi diye beklentileri vardı. Suriye ve Irak’tan geçmek isteyenler var ama İran’ın vuruşları onları engelliyor. Onun için kendi aralarında bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Barzani ve Talabani’den beklenti, Suriye-Irak’taki bazı Kürt grupların İran’a transferini sağlamalarıydı. Ama İran’ın tepkisi sert oldu. Irak ve Suriye’deki yapılar, sahada hareketlilik başlarsa İran’a geçmeye çalışır (Bir not: Barzani ve Talabani’nin şu an ciddi bir güvenlik sorunu var. İran saldırısı altında, ABD-İsrail taleplerine “Hayır” demeye çalışıyorlar. Türkiye’yi çatışmanın tarafı haline getirmeyecek bazı yöntemlerle ellerini güçlendirmeliyiz. Yalnız bırakmamalıyız. Ankara’nın bu konuda duyarlı olduğunu görüyorum.)
(Azerbaycan’ın İran’a verdiği tepki kamuoyunda tartışılıyor.) Şunu görmemiz lazım: Azerbaycan ciddi bir tehlike ile karşı karşıya. Rusya büyük bir baskı yapıyor. Eğer Ruslar, Ukrayna defterini bir şekilde kapatabilirse ilk hedef alacağı ülkelerden biri Azerbaycan olur. Düşürülen uçakla verilen mesajı hatırlayın. Bunun tansiyonu var. İran’la barışmayan yıldızları var. İran, Karabağ Savaşı’nda açıkça Ermenistan’ı destekledi. Bu iki güç arasında kalan Bakü, ABD’ye yakın durmak zorunda kalıyor. Azerbaycan’ı mazur görmek lazım. Onlarla da konuşuldu. “Sakin olun” telkinleri yapıldı. Daha sonra yumuşadılar. Azerbaycan’a çok destek olmak lazım.
Not: Daha önce analiz, bilgi ve tecrübelerinden çokça istifade ettiğim, beni hiç yanıltmayan isimlerle, İran izlenimlerini konuşuyordum. O kadar derli toplu bir sohbet oldu ki… Notlarımı köşeye koydum. Parantez içi ifadeler bana aittir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.