Avrupa sınırlarında 16 kilometrelik TIR kuyruğu: Sürücüler 7 güne varan bekleyişle karşı karşıya
11:36, 27/10/2026, Salı
Diğer

Uluslararası Nakliyeciler Derneği, basın toplantısı gerçekleştirdi.
Türkiye ile Avrupa arasındaki ticari taşımacılıkta sınır kapılarında yaşanan yoğunluk ve Schengen’in 90/180 gün kuralı yeniden gündemde. Bazı Avrupa sınırlarında TIR kuyruklarının 16 kilometreye, bekleme sürelerinin ise 6–7 güne ulaştığı belirtilirken Uluslararası Nakliyeciler Derneği, yaşanan gecikmelerin hem ihracatı hem de sürücülerin çalışma koşullarını olumsuz etkilediğine dikkat çekti.
Türkiye ile Avrupa arasındaki ticaretin önemli bir bölümünü sırtlayan karayolu taşımacılığı, sınır geçişlerinde yaşanan uzun beklemeler nedeniyle zor bir süreçten geçiyor. Uluslararası Nakliyeciler Derneği, 'Bazı Avrupa sınır kapılarında kilometrelerce uzayan TIR kuyrukları oluşurken sürücüler geçiş yapabilmek için günlerce beklemek zorunda kalıyor' açıklamasında bulundu.
Bekleme sürelerinin 6–7 güne kadar çıkması, yalnızca teslimat takvimlerini değil, uluslararası taşımacılık yapan sürücülerin Schengen bölgesinde kullanabildiği kalış süresini de gündeme taşıyor. Sektör temsilcileri, mevcut uygulamaların ticari taşımacılığın ihtiyaçları dikkate alınarak yeniden değerlendirilmesini istiyor.

90/180 gün kuralı sürücülerin hareket alanını daraltıyor
Schengen bölgesinde uygulanan 180 günlük dönem içinde en fazla 90 gün kalış kuralı, uluslararası taşımacılık yapan sürücüler açısından önemli bir sorun olarak gösteriliyor. Sınır kapılarında yaşanan gecikmeler ve yükleme-boşaltma süreçlerindeki aksamalar, sürücülerin sonraki seferlerinde kullanabilecekleri süreyi azaltabiliyor.
Sektör temsilcileri, sürücülerin Avrupa'ya turistik amaçlarla değil, ticari yükleri taşımak ve tedarik zincirinin devamlılığını sağlamak için gittiğini vurguluyor. Bu nedenle profesyonel sürücülerin mesleki faaliyetlerine uygun, öngörülebilir bir vize ve kalış düzenlemesine ihtiyaç duyulduğu ifade ediliyor.
Sınırdaki gecikme ihracat maliyetlerini artırıyor
TIR'ların sınır kapılarında günlerce beklemesi, taşınan yüklerin teslimat sürelerini de doğrudan etkiliyor. Üretimden çıkan ürünlerin zamanında alıcısına ulaşamaması, ihracatçıların planlamalarını zorlaştırırken lojistik maliyetlerinin yükselmesine de neden olabiliyor.
Sektör temsilcilerine göre, bir ihracat yükünün arkasında yalnızca taşınan ürün değil; üretim maliyeti, iş gücü, yatırım ve teslimat taahhüdü bulunuyor. Sınır geçişlerinde yaşanan aksamalar, bu zincirin her halkasında yeni sorunlar ortaya çıkarıyor.
Avrupa'daki üretim ve tedarik zinciri de etkileniyor
Türkiye ile Avrupa arasındaki ticaret karşılıklı bir tedarik ağına dayanıyor. Türkiye'den Avrupa'ya taşınan ürünlerin yanı sıra Avrupa'dan Türkiye'ye gelen yükler de fabrikaların, işletmelerin ve perakende sektörünün faaliyetleri açısından önem taşıyor.
Taşımacılıktaki gecikmelerin yalnızca Türk ihracatçısını değil, siparişlerini bekleyen Avrupalı alıcıları ve üretim planlarını da etkilediğine dikkat çekiliyor. Teslimatların aksaması, işletmelerin tedarik süreçlerinde ek maliyet ve zaman kaybı oluşturabiliyor.

Sürücülerin çalışma ve yaşam koşulları da gündemde
Uzun kuyruklarda beklemek, ticari kayıpların yanı sıra sürücülerin günlük yaşamını da zorlaştırıyor. Ailelerinden günlerce uzakta kalan sürücüler, araçlarında beklerken dinlenme, beslenme ve temel ihtiyaçlarını karşılama konusunda güçlük yaşayabiliyor.
Sektör temsilcileri, taşımacılığın devamlılığını sağlayan sürücülerin insani koşullarda çalışabilmesi gerektiğini belirterek sınır kapılarındaki bekleme alanlarının iyileştirilmesi çağrısında bulunuyor.

Avrupa Birliği'ne çözüm çağrısı
Sivil toplum kuruluşları, Türkiye ile Avrupa arasındaki ticari taşımacılıkta yaşanan sorunların giderilmesi için Avrupa Birliği kurumlarına ve üye ülkelere çağrıda bulundu.
Açıklamada, 90/180 gün kuralının ticari taşımacılık üzerindeki etkilerinin ele alınması, sınır kapılarındaki personel ve işlem kapasitesinin artırılması, kontrollerin daha koordineli yürütülmesi ve dijital sistemlerden daha etkin yararlanılması gerektiği belirtildi.
Sürücülerin güvenli ve uygun koşullarda bekleyebilmesi için gerekli altyapının oluşturulması da talepler arasında yer aldı.
Sektör temsilcileri, güvenlik kontrollerinin önemini kabul etmekle birlikte bu işlemlerin makul sürelerde tamamlanmasının da ticaretin sürdürülebilirliği açısından gerekli olduğunu vurguluyor. Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik ilişkilerin sağlıklı ilerleyebilmesi için sınır geçişlerinde kalıcı çözümler geliştirilmesi gerektiği ifade ediliyor.