
Denizli'de 'Yeraltı Pamukkale'si olarak bilinen ve yapılan düzenlemelerle 2002 yılında turizme açılan 2 milyon yıllık Kaklık Mağarası, yüzlerce metre derinlikten yüzeye çıkan kükürtlü ve yoğun karbonatlı jeotermal suyuyla, cilt hastalıklarına şifa arayanların uğrak yeri olmaya devam ediyor. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Kaklık Mağarası, turizm sezonunda meraklılarını bekliyor.


Çardak Havaalanına dönüşü Kaklık Mağarasını ziyaret ettiklerini anlatan Volkan Koç, “Bu mağarayı görmeye İstanbul’dan geliyoruz. Havaalanı dönüşünde buraya uğradık. Fakat çok daha önceden görülmesi gereken bir yer. Burada çok fazla tanıdığım mağara yok. Ama gördüğüm en güzel mağara olduğunu diyebilirim. Çünkü bu mağara diğerlerinden farklı bir mağaradır. Suyun berrak olması ve manzarası muhteşem. Pamukkale travertenlerin yer altısı gibi olmuş. Çok güzel bir yer ve herkesin görmesi lazım" ifadelerini kullandı.

Yerli turist Nurten Koç da, “Buraya İstanbul’dan geliyorum. Havaalanı en yakın yerlerden biri burası olduğu için geldik. Bence çok güzel bir yer. Travertenlerden daha beyaz bir görüntüsü var. Bence Denizli’ye gelindiği zaman ilk bu mağaraya daha sonra Pamukkale travertenlerine uğranmalı” şeklinde konuştu.

Hindistan’dan bir grup arkadaşlarıyla birlikte Türkiye turuna çıktıklarını, Denizli’ye de Pamukkale ve yer altı Pamukkale’si Kaklık Mağarasını görmek için geldiklerini anlatan turist Snehal Pachorkar ise “Burayı çok beğendik. Hindistan’da böyle güzel bir mağara yok. Çok iyi bir manzarası var. Hindistanlı ziyaretçiler için burası güzel yerler. Zaman geçirmek için avantajlı yerler. Çok güzel suyu var. Bizler buradan çok etkilendik” dedi.


Mağara Denizli Ankara karayolunda il merkezine 30 kilometre mesafede Honaz ilçesine bağlı Kaklık Mahallesinde bulunan Kaklık Mağarası; damlataşı, sarkıtları ve dikitleriyle Pamukkale’de bulunan travertenlere benzer, traverten basamaklarıyla eşine rastlanmaz güzelliğe sahip. Mağara içerisinde bol miktarda termal su bulunuyor. Berrak, renksiz ve kükürt kokulu olan bu su varlığı bazı cilt hastalıklarına iyi geldiği biliniyor.









