
Bilindiği üzere İşgalci İsrail ordusu, 7 Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği yoğun hava, kara ve deniz saldırılarıyla kadın, çocuk demeden sivillerin canlarını almaya devam ediyor. Saldırıların yoğunlaşmasıyla birlikte ise Filistin halkı, yanlarına alabildikleri eşyalarla birlikte güvenli olduğunu düşündükleri bölgelere göç etmeye başladı. Öte yandan İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlenen saldırılarda yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 50 bin 933'e yaralıların sayısı 116 bin 45'e yükseldi.

Öte yandan Gazze Şeridi'ndeki Filistin Hükümetinin Medya Ofisi, İsrail ordusunun, Gazze kentindeki El-Ehli Baptist Hastanesi'ni gece saatlerinde hava saldırısıyla hedef almasının ardından yaptığı yazılı açıklamada, "İsrail 7 Ekim 2023'ten bu yana en az 36 hastaneyi bombalandı, ateşe verdi veya kullanılamaz hale getirdi." ifadelerine yer verildi.

Hedef alınan 36 hastanenin isimlerine yer verilen açıklamada, söz konusu hastaneler arasında Gazze'nin en büyük sağlık merkezleri olan Şifa Tıp Kompleksi, Nasır Tıp Kompleksi, Endonezya Hastanesi, El-Ehli Baptist Hastanesi, Kudüs Hastanesi ve Türk-Filistin Dostluk Hastanesi de bulunuyor. İsrail'in bombaladığı hastanelerin bazıları tamamen yıkılırken, bazıları ise ciddi hasar gördüğü için hizmet dışı kaldı.

'Çevresel ve sağlık açısından bir felaketin eşiğindeyiz'
Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcülüğünden bugün yapılan açıklamada Gazze Şeridi'ndeki hastanelerin çoğunun hizmet dışı kaldığı belirtildi. "İsrail ordusu 80'den fazla sağlık merkezini ve 140'tan fazla ambulansı imha etti." bilgisine yer verilen açıklamada, İsrail'in sağlık sistemini kasıtlı ve sistematik bir şekilde tahrip ettiği vurgulandı.

Açıklamada, "İlaçların ve çocuk aşılarının girişinin engellenmesi nedeniyle çevresel ve sağlık açısından bir felaketin eşiğindeyiz." ifadelerine yer verildi.

'Kasıtlı bir yok etme stratejisi var'
Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığından yapılan bir diğer açıklamada, İsrail'in sağlık kurumlarını hedef almasının "kasıtlı bir yok etme stratejisi" olduğu vurgulandı.
Açıklamada, "Hasta ve yaralıların en temel haklarını dahi ihlal eden bu saldırılar, uluslararası hukuka ve savaş zamanında sağlık tesislerinin korunmasına dair anlaşmalara aykırıdır. Uluslararası toplumu acil şekilde müdahale etmeye çağırıyoruz." ifadelerine yer verildi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Gazze'deki sağlık sisteminin çöküşün eşiğinde olduğunu vurgulamış ve tüm taraflara sağlık tesislerine saygı gösterilmesi çağrısında bulunmuştu.

DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 10 Nisan'da yaptığı açıklamada, "Hastaneler hedef değil, sığınak olmalıdır. Tıbbi tesislere yapılan saldırılar savaş suçu teşkil eder" ifadelerini kullanmıştı.

Gazze'ye 2 Mart'tan bu yana tam bir abluka uygulandığını, tüm gıda ve ilaç girişinin engellendiğini hatırlatan Ghebreyesus, "Geçen hafta Gazze'deki BM misyonlarının yüzde 75'i reddedildi veya engellendi. Bu abluka aileleri aç ve yetersiz beslenmiş bırakıyor, temiz su, barınak ve yeterli sağlık hizmetine ulaşmalarını engelliyor. Bu durum hastalık ve ölüm riskini artırıyor." demişti.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de benzer şekilde, Gazze'deki sağlık altyapısının "benzeri görülmemiş bir şekilde tahrip edildiğini" belirtti.

BM Sözcüsü Stephane Dujarric 10 Nisan'da yaptığı açıklamada, "İnsani yardım çalışanları ve sağlık görevlilerinin korunması bir zorunluluktur. Hastane ve kliniklere yönelik saldırılar derhal durmalıdır." dedi.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nde 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkesin ardından 18 Mart sabahı şiddetli saldırılarına yeniden başladı. İsrail ordusunun saldırıları yeniden başlatmasından itibaren çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuk olmak üzere 1563 Filistinli hayatını kaybetti, 4 bin 4 kişi yaralandı.

İsrail'in Gazze Şeridi'ne 7 Ekim 2023'ten bu yana düzenlediği saldırılarda ise yaşamını yitiren Filistinlilerin sayısı 50 bin 933'e yaralıların sayısı 116 bin 45'e yükseldi.






