
Yurt dışına seyahat etmek isteyenlerin gündemindeki Schengen vizesi sorunu, bu kez yeni bir boyutuyla öne çıktı. Avrupa Birliği’nin devreye aldığı Giriş/Çıkış Sistemi (EES) ile Schengen bölgesine yönelik seyahatlerde denetimler sıkılaştırıldı. Bu gelişmeyle birlikte, vize başvurularında ret ihtimalinin artabileceğine dikkat çekiliyor.

Yurt dışına turistik amaçlı seyahat etmek isteyen vatandaşlardan iş insanlarına, öğrencilerden sanatçılara kadar geniş bir kesimin karşı karşıya kaldığı Schengen vizesi sorunu bu kez yeni bir boyutuyla gündeme geldi.

Asıl gitmek istedikleri ülkelerden randevu bulmakta zorlanan başvuru sahipleri, daha kolay randevu alabildikleri ülkeler üzerinden vize almaya yönelirken, 10 Nisan 2026 itibarıyla devreye giren Giriş/Çıkış Sistemi (EES) ile bu tercihler daha görünür hale geldi. Yeni sistem kapsamında, Schengen bölgesine yapılan ilk girişten en uzun süre kalınan ülkeye kadar tüm hareketler dijital olarak kayıt altına alınıyor.

Uzmanlar, söz konusu uygulamanın vize başvurularında değerlendirme kriterlerini daha da sıkılaştırdığına dikkat çekerek, planlanan seyahat ile gerçekleşen seyahat arasındaki uyumsuzlukların ret riskini artırabileceği uyarısında bulunuyor. Buna göre, vize alınan ülkeye sınırlı giriş yapılması, buna karşılık diğer Schengen ülkelerinde daha uzun süre kalınması sistem üzerinden açık şekilde izlenebiliyor.

Turizm sektörü temsilcileri, bu durumun sonraki başvurularda olumsuz etkiler doğurabileceğini belirterek, seyahatlerin vize alınan ülke ağırlıklı planlanması gerektiğini vurguluyor. Sektör yetkilileri, “Örneğin vize Polonya’dan alındı ancak seyahatlerin büyük bölümü Fransa ve İtalya’da gerçekleştiyse, bu durum bir sonraki başvuruda görülecek ve ret ihtimalini artıracaktır. Bu nedenle vize alınan ülkeye daha sık giriş-çıkış yapılması önem taşıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, yeni sistemle vize aldıkları ülkelerde kısa süreli olarak kalan ve vize süresinin büyük kısmını diğer Schengen ülkelerinde geçirenlerin bilgisinin çok daha net biçimde ortaya çıkacağına dikkat çekti.

"İhlal edildiğinde sistemde dijital bir kayıt olarak görülüyor"
Bağlıkaya, "Şu anda Almanya'ya turistik vize kapsamındaki başvurular için randevu bekleme süresi 1 yıla yaklaşmış durumda. Fransa ve İtalya için de vize randevusu bulmak da oldukça zor. Bu nedenle vatandaşlarımız Yunanistan'dan Schengen vizesi almaya yönelmiş durumda. Ancak şunu özellikle hatırlatmak istiyorum ki vizeyi veren ülkeye ilk giriş zorunluluğu kuralı, EES sistemiyle çok daha takip edilebilir bir kural haline geldi. Bu ihlal edildiğinde sistemde dijital bir kayıt olarak görülüyor" dedi.

Yeni sistemle parmak izi, biyometrik verileri ve vize bilgileri ortak bir veri tabanında işlendiğine işaret eden Bağlıkaya, bu sistemin sadece ilk giriş konusunda değil, daha çok vakit geçirilen ülke konusundaki bilgileri de tuttuğunun da altını çizdi.

Bağlıkaya, "EES sistemi ile Schengen bölgesi ülkeleri hangi ülkede daha çok vakit geçirildiği bilgisini de görebiliyor. Bu bilgilerin çok daha net biçimde ortaya çıkması sonraki vize başvuru süreçlerinde vatandaşlarımızın sorun yaşamasını da beraberinde getirebilir" değerlendirmesinde bulundu.

Schengen vizeleri AB’ye 1 milyar euronun üzerinde gelir sağladı
Giriş/Çıkış Sistemi (EES) ile birlikte Schengen vizesi başvuruları üzerinden elde edilen gelirler de yeniden tartışma konusu oldu. Avrupa Komisyonu verilerine göre, 2024 yılında dünya genelinde 11,7 milyonu aşan Schengen vizesi başvurusu, Avrupa Birliği ülkelerine doğrudan 1 milyar euronun üzerinde gelir sağladı.

Konsolosluklara 100 milyon euro ödendi
Türkiye’den yapılan başvurular kapsamında ise yalnızca konsolosluklara ödenen ücretlerin toplamı 100 milyon euroyu aştı. Bu rakam, vize süreçlerinin ekonomik boyutunu da gözler önüne serdi.

Türkiye Schengen başvurularında dünya ikincisi
Avrupa Birliği (AB) 2024 yılına ilişkin Schengen Vizesi istatistiklerine göre Schengen bölgesine en fazla vize başvurusu yapan ülke 1 milyon 779 bin 255 başvuruyla Çin oldu. Türkiye 1 milyon 173 bin 917 başvuru ile ikinci sıraya otururken Hindistan 1 milyon 108 bin 239 başvuruyla üçüncü sırada yer aldı. Türkiye'den 2022'de 778 bin 409, 2023'te ise 1 milyon 55 bin 885 Schengen başvurusu yapıldı.

"Ret oranlarında düşüş yaşandı"
Vize başvurularında artış görülürken, ret oranlarında ise görece bir düşüş yaşandı. Türkiye'den yapılan başvuruların yüzde 14.5'i reddedilirken, bu oran 2022'de yüzde 15.7, 2023'te ise yüzde 16.1 olarak kayıtlara geçmişti. 2024'te Avrupa genelindeki ortalama ret oranı ise yüzde 14.8 oldu.






