
2024-2028 yıllarını kapsayacak Türkiye Yüzyılı'nın ilk Yargı Reformu Strateji Belgesi için vatandaşların görüş ve önerileri alınmaya başlandı. Yurt içi ve yurt dışından tüm vatandaşlar https://yargireformu.adalet.gov.tr/ adresinden görüş ve önerilerini sunabilmekte. Peki Yeni Yargı Reformu Strateji Belgesi nedir, içeriğinde neler var neyi kapsıyor maddeleri neler?

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 2024-2028 yıllarını kapsayacak Türkiye Yüzyılı'nın ilk Yargı Reformu Strateji Belgesi için vatandaşların görüş ve önerilerinin alınacağını dile getirdi.

Yeni Yargı Reformu Strateji Belgesi içeriğine nereden, nasıl oluşılacak?
Strateji Belgesi için tüm vatandaşların görüşlerinin önemli olduğunu dile getiren Bakan Tunç, "Vatandaşlarımız yargıyla ilgili karşılaştıkları problemleri, görüş ve önerilerini bizlere gönderebilirler. Bu anlamda yargı reformuyla ilgili biz Adalet Bakanlığının sayfasında ilgili bir web sayfası açtık, oradan görüşlerini ifade edebilirler.

Yurt içi ve yurt dışından, 85 milyon, tüm vatandaşlarımız https://yargireformu.adalet.gov.tr/ adresinden bizlere görüş ve önerilerini sunabilir" diye konuştu.
Yeni Yargı Reformu Strateji Belgesi görüş ve önerileri için tıklayın

Bakan Tunç, yeni Yargı Reformu Strateji Belgesi ile demokrasiyi, hak ve özgürlükleri daha çok geliştirmeyi ve genişletmeyi hedeflediklerini kaydetti.

Türkiye'de 24 bin 805 hakim ve Cumhuriyet savcısının yanı sıra 184 bin 223 adalet personelinin erişimine açık olan UYAP sistemine de entegre edildi. Böylece hakim, savcı ve adalet personelinin de görüş ve önerilerine açık bir platform oluşturuldu.

2009'da açıklanan 2015 ve 2019'da iki kez güncellenen Yargı Reformu Strateji Belgeleri ve 2014'te açıklanan 2021'de de güncellenen İnsan Hakları Eylem Planları çerçevesinde belirlenen hedefler doğrultusunda çok sayıda yargı paketi Türkiye Büyük Millet Meclisinde yasalaştı ve idari düzenlemeler hayata geçirildi.
İşte Yeni Yargı Reformu Strateji Belgesi içeriğine ilişkin Bakan Tunç'un açıklamalarının satır başları:

“9. Yargı Paketi, ekim ayına kaldı. Meclis’in çalışma takvimine yetiştiremedik. Taslak çalışmasına bakanlığımızda katkı sağladık. Adalet Komisyonu’nda görüşmeleri tamamlandı, Genel Kurul aşamasında sıra sayısı aldı. Meclis ara verme dönemi başladı, ekim ayında ilk işlerden biri olacak.
9. Yargı Paketi’nde önemli düzenlemeler var. Arabuluculuk sistemini daha da etkinleştirmeye yönelik, tecrübeli hukukçuların arabulucu olabilmesine yönelik düzenlemeler vardı. Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerini önemsiyoruz.

İstinaf dairelerindeki iş yoğunluğunu azaltmaya yönelik çalışmalarımız var. İstinafta ön incelemeye yönelik bir maddemiz var. İstinaf mahkemelerinde dosya daireye geldiğinde 1 ay içinde ön incelemeyi tamamlayıp görevli olup olmadığına karar vermesi lazım. 1 ay içerisinde istinaf hukuk dairesi ön incelemeyi yapacak, görevli mahkemeye gönderecek, görevli mahkeme de karar verecek. Dolayısıyla dosyanın aylarca sürüncemede kalması önlenecek.

Sosyal medya yoluyla hakaretler arttı. Bunu önlemeye yönelik çalışmalarımız var. Sosyal medya yoluyla işlenen hakaret suçlarını ön elemeye tabi kılmak istiyoruz. Orada da o suçların azaltılmasına yönelik düzenlemeler var.
Bu konu çok tartışıldı. Özellikle kadının soyadıyla ilgili AYM’nin iptal kararından sonra bir düzenleme yapmak gerekiyordu.

Medeni kanunumuzun ilk halinde kadın evlenmekle kocasının soyadını alır şeklindeki düzenleme sonraki yıllarda kızlık soyadıyla birlikte kocasının soyadını kullanabilir şeklinde değişiklik olmuştu. AYM, ‘Kendi soyadını kullanabilir’ şeklinde bir karara vardı. Buradaki karar TBMM’nin Medeni kanunumuzun o maddesi iptal edildiği için bir düzenleme gerekiyor.

Medeni kanunla ilgili, aile hukuku bahsiyle alakalı bir takım sorunlar var. Boşanma davalarının uzun sürmemesi lazım. Özellikle kadınların mağduriyeti söz konusu olabiliyor. Uzun süren davalar istemediğimiz durumlara varabiliyor. Boşanma davalarının uzun sürmeden sonuçlanması lazım.
‘Aile hukukunu yeniden gözden geçireceğiz’ demiştim. Bu hemen kamuoyunda ‘Adalet Bakanı medeni kanunu silbaştan yazacağız’ diyor şeklinde eleştiriler oldu. Hala bunu tekrar edenler var.

Medeni kanunumuz 2001 yılında baştan sona değişmişti. Dolayısıyla medeni kanunumuz bizim özellikle hem kişiler hem aile hukuku bakımından önemli bir temel kanunumuz. Yıllar içerisinde toplumun ihtiyaçları kapsamında elbette ki değişmesi gereken hususlar varsa TBMM’nin takdirinde olan bir husus. Beni morada söylediğim, aile hukuku sorunlarını ele alacak bir sempozyum yapıyoruz. Sempozyumun çıktıları doğrultusunda önerilerde bulunacağız dedim.

Kadının soyadında da böyle bir tartışma söz konusu ediliyor. AYM’nin gerekçesi ortada. Bu gerekçe doğrultusunda TBMM’de milletvekillerimiz en doğru kararı verecektir.
Reform süreci hiçbir zaman bitmez. Hukuk sürekli gelişir. Milletin taleplerine duyarlı olursanız o ihtiyaçları hissedersiniz. 22 yıldan bu yana önemli reformlar yaptık. Yargı birliğini sağlayan önemli reformları hayata geçirdik. Yargı alanında özellikle uygulamaya yönelik planlı bir reform sürecini 2009’dan itibaren başlatmıştık.

Önümüzdeki yargı reformu strateji belgesi hazılığı yapılırken, önceki belgelerde tutturulamayan hedefleri de dikkate alarak bir hazırlık yapıyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın ilk yargı reformunda vizyon olarak 3 ana konuyu ele alıyoruz. Hukukun üstünlüğünü esas alacak, öngörülebilir olacak ve gecikmeyen bir adalet sistemi olacak.
Hukuk mesleklerine giriş sınavı başlatıyoruz. Avukatlık stajına başlayabilmek için o sınavı kazanmak gerekecek. Savcı yardımcılığı için hukuk mesleklerine giriş sınavını kazanmak gerekecek. Eylül sonunda bu sınavları başlatıyoruz. Artık kürsüye çıkabilmek için 3 yıl boyunca hakim-savcı yardımcılığı yapmak gerekecek. Toplam 70 puanı alırlarsa HSK onları mesleğe kabul edebilecek."






