Ergenekon soruşturmasına tepki

Aa
00:0016/04/2009, Perşembe
G: 16/04/2009, Perşembe
Yeni Şafak
Ergenekon soruşturmasına tepki
Ergenekon soruşturmasına tepki

“Ergenekon” soruşturması kapsamında yapılan son operasyonlar, Samsun, Sinop ve İzmir'de protesto edildi. Ondokuz Mayıs Üniversitesinin (OMÜ) çeşitli fakültelerinde görevli çok sayıda öğretim üyesi, Kurupelit Yerleşkesi'ndeki Atatürk Anıtı önünde toplandı. Daha sonra katılımcılar adına açıklama yapan OMÜ Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yıldız Pekşen, üniversite mensupları olarak kamuoyunda “Ergenekon Davası” adı ile anılan süreçte yaşananları kaygı ile izlediklerini söyledi.

“Ülkemizde yüksek öğretime özveri ile hizmet sunan değerli bilim insanlarının savcılığa davet edilerek bilgilerine başvurulmak yerine evlerinin, çalışma yerlerinin aranması, gözaltına alınmaları, gözaltı sürelerinin uzatılmaları yasalara saygı ve güveni olan bizleri son derece üzmüştür” diyen Prof. Dr. Pekşen, şunları kaydetti:

“Biz üniversite mensupları kamuoyunda (Ergenekon Davası) adı ile anılan süreçte yaşananları kaygı ile izlemekteyiz. Pazartesi günü gerçekleştirilen (12. dalga) olarak anılan ve içinde 8 yıl üniversitemizde rektörlük görevini başarı ile yürütmüş olan Prof. Dr. Ferit Bernay'ın da bulunduğu bilim insanlarına yönelik gözaltına alma eylemleri bizleri derinden etkilemiştir. Biz akademisyenler olarak suç ve suçlunun olduğu yerde adli süreçlerin başlatılması ve yürütülmesinin doğal olduğuna inanıyoruz. Hukukun üstünlüğüne saygı duyuyoruz. Evrensel hukuk kurallarına ve insan haklarına uygun olarak yapılacak her türlü soruşturma ve yargılama ile verilecek kararlara saygılıyız. Ülkemiz biliminin ve üniversitelerin gelişmesinde, binlerce öğrencinin yetişmesine yoğun emek ve katkıları olan bilim insanlarının kamuoyunda terörist gibi sunulmalarını kabul etmiyoruz.”

Öğretim üyelerinin cübbeleriyle katıldıkları ve yakalarına beyaz kurdele taktıkları eyleme, OMÜ öğrencileri de destek verdi.

SİNOP

Atatürkçü Düşünce Derneği Şubesinde basın açıklaması yapan Şube Başkanı Yalçın Oğuz, “Ergenekon' soruşturması kapsamında geçen pazartesi günü gerçekleştirilen gözaltılarda üniversite öğretim üyeleri ile çeşitli sosyal faaliyetlerle tanınan kişilerin gözaltına alındığını hatırlattı. “Elbette ki eğer birileri suç işlemiş ise bu suçun cezasını çekecektir” diyen Oğuz, şunları kaydetti:

“Ancak, son zamanlarda ne olduğunu pek de anlayamadığımız Ergenekon soruşturması, suçluların cezalandırılmasından çok, önce suçlu yaratıp sonra kişiler üzerinde baskılarla delil yaratmak durumuna gelmiştir. Anayasal haklar ayaklar altına alınarak, çağdaş hukuk kurallarına tamamen zıt usullerle insanlar gözaltına alınmakta, Türkiye'de bir korku imparatorluğu yaratılmak istenmektedir.”

Oğuz, her tür baskıcı rejime karşı olduklarını da belirterek, “Soruşturma boyunca her türlü hukuksuzluk yapılmaktadır. Gizlilik kararı verilmiş dosyalarda, avukatların bile tetkik etmek imkanı bulamadıkları, onlardan bile gizli olan belgeler ve ifadeler bazı yandaş basın yayın organlarında çarşaf çarşaf yayınlanmaktadır” diye konuştu.

İZMİR

İzmir'de, Cumhuriyet Alanı'ndaki Atatürk Anıtı önünde toplanan ve ellerinde Atatürk posterli Türk bayrakları taşıyan çeşitli sivil toplum örgütlerinin üyeleri, “Mustafa Kemal'in askerleriyiz”, “Cumhuriyet değil, AKP yıkılacak” şeklinde sloganlar attı.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) İzmir Şube Başkanı Gönül Kaya, “Ergenekon” soruşturması kapsamında, ÇYDD Genel Başkanı Türkan Saylan ve Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Prof. Dr. Erol Manisalı ile 3'ü eski 5 rektörün evlerinin yanı sıra Kanal B'de de aramalar yapıldığını hatırlattı.

Bu uygulamaların hukuk devleti ile bağdaşmadığını, derneğin bütün işlerinin aksadığını ve bugün için 5 bin 500 öğrencinin burslarının verilememesine neden olduğunu ileri süren Kaya, şöyle devam etti:

“Amacı, Atatürk ilke ve devrimleriyle kazandığımız hakları korumak ve geliştirmek, çağdaş eğitim yolu ile çağdaş topluma ulaşmak olan ÇYDD, öncelikle eğitim alanında verdiği burslar, yaptırdığı yurtlar, okullar, ana sınıfları ve her türlü eğitim desteği ile Türkiye'nin en etkin, en şeffaf sivil toplum örgütüdür. Derneğimiz, hak etmediği bu uygulamadan 93 şubesi, 17 bin üyesi, eğitime destek verdiği binlerce öğrenci ve çok sayıda saygın destekçisiyle çok daha güçlenerek çıkacak ve ülkemiz gerçek bir hukuk devleti oluncaya kadar var gücüyle çalışacaktır.”

İzmir Barosu Başkan Vekili avukat Özdemir Sökmen ise “Bu operasyonlarda Atatürkçü kimlikleri ile tanınmış kişilerin gözaltına alınmasının toplumun geniş kesimlerinde ciddi endişeler uyandırdığını” söyledi. Sökmen, yaklaşık 2 yıldır süren Ergenekon davası ve soruşturmasında, hukuk devleti ve insan hakları açısından sakıncalı uygulamalar yapıldığını da savundu.

Topluluk, açıklamaların ardından dağıldı.

LEVENT ERSÖZ'ÜN YAŞAM HAKKI

Öte yandan, İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlumder) Genel Başkanı Ömer Faruk Gergerlioğlu, Ergenekon Soruşturması kapsamında tutuklanan ve hastanede tedavi gören emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün, bulaşması ilkel şartlarda mümkün olan “Nekrotizan Fassiitis virüsü” kapmasının düşündürücü olduğunu söyledi.

Gergerlioğlu, Derneğin Kocaeli Şubesinde düzenlediği basın toplantısında, sağlık problemleri dolayısıyla Gülhane Askeri Tıp Akademisinde tedavi altında tutulan Ersöz'ün, dava için önemli bir isim olduğunu, gerçeklerin gün yüzüne çıkması bakımından önem ve risk taşıdığını bildirdi. Eski İstihbarat Daire Başkanı olan Ersöz'ün yakalandığı günden beri çeşitli rahatsızlıklarla devamlı hastaneye kaldırıldığını ifade eden Gergerlioğlu, Ersöz'de, son olarak genellikle ilkel şartlarda bulaşan et yiyen bir bakterinin neden olduğu “nekrotizan fassiitis” hastalığı tespit edilmesinin kendilerinde tedirginlik yarattığını dile getirdi.

Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Ersöz'ün, terör örgütünü deşifre edecek ve çökertecek, hatta uzantılarını çıkartabilecek kritik bilgilere sahip olduğu iddia ediliyor. Hal böyleyken, tüm iddialar karşısında Levent Ersöz'ün bir yandan yaşam hakkının risk altında olduğuna dair duruma açıklık getirilmesi ve gerçekte böyle bir durum söz konusuysa acilen müdahale edilmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu.