Türk -Arap Araştırma ve Strateji Enstitüsü Başkanı Dr. Muhammed Adil, Arap Baharı'nı 'Türk Baharı 2002'de AK Parti'nin iktidara gelmesiyle başladı. Türk Baharı olmasaydı, Arap Baharı da olmazdı' sözleriyle yorumladı.
Türk -Arap Araştırma ve Strateji Enstitüsü Başkanı Muhammed Adil, ülkesi Tunus'ta, Arap Baharı ve Suriye'deki olaylarla ile ilgili Yeni Şafak'a değerlendirmelerde bulundu. AK Parti'nin 2002'de iktidara gelmesiyle Türkiye ile Arap dünyasına işbirliği sürecinin başladığını anlatan Adil, 'Türkiye'nin baharı erken, AK Parti'nin iktidara gelmesiyle geldi. O nedenle Türkiye'nin gerçek bir birikimi var' dedi.
'Türkiye'nin dış politikada, ekonomide ve gerçekleştirdiği reformlardaki başarısı Arap ülkelerine cesaret verdi' diyen Adil, 'Türkiye Arap ülkeleri için ilham kaynağı oldu. Türkiye'nin baharı olmasaydı Arap baharı olmazdı' şeklinde konuştu.
Adil, ülkesi Tunus'ta Türkçe'nin okullarda seçmeli ders olarak okutulmaya başlamasıyla ilgili olarak da şunları söyledi: 'Çok doğal. Çünkü Türkçe bizim için bir yabancı dil değil. Biz Tunus için 'Osmanlının unutulan vilayeti' diyoruz. 19 Mart 1956'ya kadar Tunus'ta Osmanlı bayrağı kullanılıyordu. Türkçe'nin seçmeli dil olarak okutulacak olması, Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak için verilen siyasi bir mesaj değil. Bu sadece kendi gerçek kimliğine dönmektir.'
Adil, Suriye'deki devrimin Tunus, Libya ve Mısır'daki devrimlerden hiçbir farkının olmadığını belirterek şöyle konuştu: 'Keşke uluslararası camia biraz daha hızlı davransaydı. Esed rejimiyle diyalog olmayacağını artık herkes gördü. Muhakkak bir müdahale olması gerekiyor. Suriye'de ve Arap dünyasında sokaklarda, Erdoğan'ı çağırıyorlar. Halk ölüyor. O nedenle Türkiye'nin bölgede çok önemli bir tarihi sorumluluğu var.'






