Hayat Atatürkün yazdığı film senaryosu

Atatürk'ün yazdığı film senaryosu

Atatürk, kendi hayatıyla ilgili bir film yaptırmaya karar vermiş. Filmin senaryosunu hazırlayan Münir Hayri Egeli, o dönem verdiği röportajda, "Bir inkılap filmi için karar verildiğini, senaryo hazırlandığı zaman Atatürk'ün duyduğunu ve senaryoyu iki defa tashih ettiğini" anlatıyor.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Diğer
Atatürkün yazdığı film senaryosu
Mustafa Kemal Atatük'ün hayatını konu alan ilk silmin senaryosunun 1936 yılında, Atatürk'ün bizzat kendisi tarafından tashih edildiği ortaya çıktı. Sinefesto yazarı Müjdat Arslan, Atatürk hakkında hazırlanan "Ben Bir İnkılap Çocuğuyum" filminin senaryosunun yazılış hikayesini anlattı. Kendisi hakkına bir film hazırlatmaya karar veren Atatürk, Münir Hayri Egeli'nin hazırladığı senaryodan haber alır ve bizzat senaryoyu tashih eder. General olan kahramanın öğretmen olmasını ister, bunun Münir Hayri'ye iletir. Ancak Atatürk'ün rahatsızlanmasıyla film çalışmaları hazırlık aşamasında kalır.

Yazıda şair M. Faruk Gürtunca tarafından çıkarılan Her Hafta Dergisi (Sayı.10) 1947 yılında “Atatürk Sevgisi" başlığı altında yer alan röportajın duyurusu aktarılıyor. Duyuru şöyle: "Atatürk Sevgisi, Atatürk'ün hayatında hazırlanmağa başlanmış fakat Şef'in fâni hayata vedası üzerine yarıda kalmış bir filmdir. Bu filmin ilk senaryosunu hazırlayan Münir Hayri Egeli, ilk senaryolarının bazı kısımlarını değiştirerek yeniden çevirmektedir. Bu yazı size Atatürk Sevgisi filmine nasıl ve niçin başladığını ve ne gibi safhalar geçirdiğini anlatmaktadır." Duyurudan sonra yazı devam ediyor: “… Bir muharririmiz, filmin senaryosunu hazırlayan ve rejisörlüğünü de bizzat yapmakta olan Münir Hayri Egeli'yi bulmuş ve ona henüz açıklanmamış bulunan bazı meçhuller hakkında sualler sormuştur. Kıymetli bir muharrir ve sanatkâr olan Münir Hayri Egeli, önce senaryonun hazırlanışını tarihçesi ile beraber anlattı." Münir Hayri, kendisinin Cumhuriyet Halk Partisi'nin umumî rejisörü, Parti Genel Sekreteri'nin Recep Peker ve o zaman Film Bürosu Şefi'nin daha sonra Dil Kurumu Sekreteri olan Hasan Reşit Tankut olduğunu söyleyerek söze başlıyor: “Partide zamanın modern imkanlarıyla bir film tesisatı meydana getiriliyordu. Önce ufak tefek bazı dokümanter filmler hazırladık. Bunlardan alınan neticeler cesaret verdi. Bir inkılap filmi çevirmek kararı verildi. Senaryo hazırlandığı zaman Atatürk duydu. Lütufkâr alâkasını gene esirgemedi. Elleriyle tashih ettiler ve üzerinde “Bay Münir Hayriye gönderilecek" yazılı bir zarfla başyaver Celâl Bey eliyle senaryoyu bana iade ettiler.

1947 yılında Her Hafta Dergisi'nde yer alan röportajdaki bu satırlara göre, 1954 yılında “Atatürk'ün Bilinmeyen Hatıraları" kitabında yazılan “…Atatürk, kendi hayatına ait bir film yaptırmaya karar vermiş ve bana esaslarını dikte ettikten sonra iki defa tashih etmişti." cümlesini nereye koyacağız? Senaryoyu Atatürk'ün duyduğunu ve ilgilendiğini söyleyen Münir Hayri, 1954 yılında Atatürk'ün kendi hayatına dair bir film yaptırmaya karar verdiğini ve senaryonun esaslarını kendisine dikte ettirdiğini söylüyor.

Aşk filmi mi aile filmi mi? Filmin içeriğiyle ilgili çelişkilere gelecek olursak, kitapta Atatürk ile aralarında geçen diyaloğu Münir Hayri şu şekilde aktarıyor: “Başka neler koymalıyız?" diye sordu. Biraz çekinerek, “Bir filmde kadın ve aşk unsuru da aranır. Ama bilmem nasıl emrederdiniz?" dedim. Atatürk derhal anladı. “Benim de başımdan aşk hikayeleri geçti" dedi ve dört hikaye nakletti…" Bu ifadelerin yer aldığı kitaptan 7 yıl önce yapılan röportaja bakalım içerikle ilgili Münir Hayri neler söylemiş?

Atatürk senaryoyu tashih etti

Muharrir soruyor: “Bu filmin mevzuu var mıdır ve mahiyeti nedir?" Münir Hayri cevap veriyor: “Film bildiğiniz gibi mevzulu bir filmdir. Ben Bir İnkılap Çocuğuyum isimli senaryoda vak'anın asıl kahramanı bir öğretmendir. Benim yazdığım müsveddede bir generaldi. Bu şahsiyeti öğretmen haline bizzat Atatürk yaptığı tashihlerde şu cümlelerle tahvil etti: 'İnkılabı gelecek nesillere götürecek kıvılcım öğretmenlerden fırlayacaktır. Tarık'ın bir öğretmen olması daha uygundur. Ona göre düzeltmeli.'" Münir Hayri, bu düzeltmeleri yaptıktan sonra Atatürk'ün sadece kendisine ait olan sahneleri ve sözleri tashih ettiğini ve “Düzeltmelerden sonra güzel bir film olur" notuyla kendisine geri verdiğini söylüyor ve sözlerini 1954'de yazılan kitapta anlattığı aşk hikayeleriyle hiç alakası olmayan “Böylelikle film bir öğretmen ailesinin çeyrek asırlık hikayesi oldu. Bu hikayenin içine yer yer Atatürk'ün hayatı, sözleri, fikirleri girmektedir. Aslında hikaye bir Türk ailesinin inkılap karşısındaki ömrünün basit bir resmidir" cümleleriyle sürdürüyor.

Münir Hayri daha sonra İpek Film Stüdyosu'nda ilk hazırlıkların başladığını, tam bu sırada Recep Peker'in C.H.P, Hasan Reşit'in de Dil Kurumu Genel Sekreterliği görevlerinden ayrıldığını, kendisinin de çekildiğini belirtiyor ve ekliyor: “Büyük Ata rahatsızlandı ve film fikri ilk hazırlıklarıyla kaldı." Röportajda bu senaryo ve film ile ilgili bir tarih geçmiyor. Recep Peker, Atatürk ile yaşadığı bir fikir ayrılığından dolayı 1936 yılında C.H.P Genel Sekreterliği görevinden alınır. Gelişmelerden anladığımıza göre film çalışmalarına 1936 yılında son verilir.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.