Tesettür kıyafeti satan mağazalar tek başına alışveriş yapmak isteyen çalışan kentli kadına ne yazık ki hitap etmiyor. Son yıllarda kadın tasarımcıların öne çıkması kıyafetleri az çok günlük hayata taşısa da mağaza dizaynları tesettüre uygun değil. Özellikle aynasız prova odalarında kıyafet denemek tam bir çile.
Tesettür mağazalarına en çok şikayet yine tesettürlü kesimden geliyor. Ağır kumaşlar, parıltılı aksesuarlar, ''ben buradayım'' diye çığlık atan renkler derken tesettür mağazasına girdiğinize pişman olup kendinizi dışarı zor atıyorsunuz. Yıllardır bu şikayetler devam ediyor. Ancak ne yazık ki değişen pek fazla bir şey yok. Kimi firma sahibi ''şikayet ediyorsunuz ama ürettiğimiz kıyafetler büyük ilgi görüyor'' diye kendini savunurken kimisi de '' tesettürlü kesim bu kıyafetleri istiyor biz de üretiyoruz'' diyor. Geçtiğimiz hafta İstanbul Fatih''teki tesettür mağazalarını gezdim ve bu mağazaların tesettürlü çalışan kesime hitap eden kıyafetlerde niye başarısız kaldığına dair küçük çaplı bir araştırma yaptım, notlar aldım. İşte tesettür mağazalarının içine düştüğü hezimetler:
Tesettür firmaları kıyafetlerde yıllardır parlak, gösterişli kumaşlar kullanıyor. Bu kumaşlar her yıl biraz daha azalsa da vazgeçilmiyor. Sade kıyafetlerde ise kullanılan boncuklar, demir parçacıkları o güzelim kıyafetin bütün zerafetini öldürüyor.
Tesettür firmalarında çalışan tasarımcılara biri şunu anlatmalı: Türk kadınının ortalama boyu 1.75 değil. Bel, omuz ve kalça ölçüleri de ne yazık ki Türk kadınını yansıtmıyor. Bu yüzden de giyilen kıyafetler normal standart bir vücutta bile bir ''garip'' duruyor. Bedenler ise pek çok markanın beden kalıplarına göre bir numara küçük. Doğal olarak 40 beden giyen bir kadın bir tesettür mağazasında 42 beden, 42 beden giyen bir kadın ise 44 beden kıyafeti denemek zorunda kalınca kimsede moral kalmıyor.
Tesettür mağazalarında alışveriş yapanlar bilir prova odalarında asla ayna olmaz ve mağaza sahipleri bunun sorun olduğunu bir türlü idrak edemez. Çünkü bu tesettür mağazalarında alış veriş yapan kemik kitleyi daha çok eşinin parasıyla alışveriş yapan ve alışverişe de eşiyle çıkan ev hanımları oluşturuyor. Bu yüzden tesettür mağazalarında diğer mağazalardan çok daha fazla erkek görürsünüz, çünkü erkek, kadının kendi parasını hangi kıyafete verdiğini merak eder ve prova odalarının karşısında hazır ve nazır bekler. İşte bu yüzden tek başına alışveriş yapmak isteyen tesettürlü kentli kadın bu mağazalarda kendi parasıyla özgürce alışveriş yapacak ortamı bulamaz. İçerde denediği kıyafeti görmek istese ayna yok, dışarıdaki aynanın olduğu tarafa çıksa erkekler meraklı gözlerle dizilmiş. Yani lafın kısası tesettür kıyafetlerini denerken tesettürün fütursuzca ihlal edildiği bu mağazaların artık iç dizaynlarının bu işten anlayan iç mimarlara teslim edilmesi şart!
Markalar değişse de tesettür firmalarının kataloglarındaki kadınlar yıllardır aynı. Mesela kataloglarda kıyafetlere değil kadının yüzüne ısrarla zoom yapılıyor. Yine ''katalog kızı'', akşam bir nişana, düğüne ya da özel bir toplantıya gidecek adeta bir Paris Hilton edasıyla tesettür kıyafetlerinin içinden bize bakıyor. Tesettür ruhunun olmadığı bu katalogların ne zaman miadı dolacak diye merakla beklemekteyiz.
Tesettür firmaları, kumaşta, beden kalıplarında ve markalaşmada Türkiye''nin önde gelen giyim markalarıyla yarışamıyor. Ama fiyat söz konusu olunca durum birden değişiyor. Oysa markalaşamadan, kaliteyi artırmadan ''etikete ne fiyat yazsam satıyor'' anlayışı bilinçli müşteri profilini bu mağazalardan uzak tutuyor.
Gelgelelim güzel olana. Seksenli yıllardan itibaren tesettürlü kadınları giydiren firmalar son birkaç yıldır büyük bir değişimin içinde. Artık firma sahibi ''erkek patron''ların zevkini yansıtan kıyafetler yerini, hemcinslerinin ne giymek istediğini bilen işin ehli kadın tasarımcıların hazırladıkları kıyafetlere bıraktı. Bu da mağazalardaki havayı yavaş yavaş değiştirmeye başladı. Ama bu değişim yeterli mi? Tabi ki değil!
Otuz yılı aşkındır tesettür giyimi üreten Kayra Giyim, geçtiğimiz hafta Ankara''daki üretim merkezlerinde bir grup gazeteciyle 2014-15 güz ve kış sezonunu tanıtmak için bir araya geldi. Hem sezon kıyafetleri tanıtıldı hem de tesettür dünyasındaki giyim-kuşamdaki sorunlar konuşuldu. Tesettür giyimdeki ezberi bozmak için yola çıkan Kayra Giyim''in güz ve kış kolaksiyonu çoğu tesettürlü tasarımcı kadınlar tarafından hazırlanmış. Sezon kıyafetlerini bu ekibin başında olan Serap Cebeci tanıttı. Özellikle kumaşların dokuları ve desenleri bir harika, modeller ise oldukça sade. Seksenli yıllardan itibaren kadınları giydiren erkekler görülen o ki artık bir adım geride ve yerlerini tasarımcı kadınlara bırakmış. Bir başka haber ise Kayra''nın önümüzdeki aylarda biri Ankara''da diğeri İstanbul''da olmak üzere iki mağaza açacak olması.







