Kanser tedavisinin en önemli basamaklarından birisini oluşturan kemoterapi; yan etkileri nedeniyle birçok hastada korku yaratır. Ancak, hekimler bu korkuların yersiz olduğuna dikkat çekiyor.
Kemoterapi, kimyasal ya da biyolojik maddeleri vücuda vererek yapılan bir tedavi şekli. Amaç kanser hücrelerinin çoğalmasını engellemek. Kanser hücresinin DNA sentezi yapmasını ve mitoz bölünmesini durdurmak için bazı ajanlar kullanılıyor. Bunlar hem ağız yoluyla hem de damar yoluyla verilebiliyor. Kemoterapi basit bir şey değil. Tümörün bulunduğu yere göre, uygulamanın nasıl olacağı şekilleniyor. Prof.Dr. Haluk Onat, kemoterapi tedavisi ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı.
İleri evrede dahi, hastalık yayılmış olsa da bazı kanser türlerinde başarı sağlanabiliyor. Özellikle germ hücreli kanser olarak tanımlanan testis kanserlerinde. Bu tümörler akciğer ve karaciğere yayılmış dahi olsa kurtarma şansımız çok yüksek. Testis kanserleri, over kanserlerinin bazı türleri, lenf kanserleri, lösemilerde ve bazı sarkomlarda başarı sağlanıyor.
Kemoterapi her yaşta yapılabilmesine karşın çok yaşlı kişiler kırılgan yapılarından dolayı daha fazla etkileniyorlar. Ancak yaşlı hastalarda da kemoterapi yapmak mümkün. Hastanın kansere eşlik eden farklı hastalıklarının bulunması da ilaç uygulamasını kısıtlayıp sonucu etkiliyor.
Amacımızı en başından belirleriz. 'Hastanın yaşamını mı uzatacağız, yaşam kalitesini mi yükselteceğiz' planlamasını yaparız. Hastalığını değil, hastayı tedavi ediyoruz.
Kemoterapi sırasında kemik iliğinin baskılanması ile kemik iliğinde üretilen akyuvarların, alyuvarların, trombositlerin sayısı düşüyor. Bu da kişinin kendini çok daha yorgun hissetmesine neden oluyor. Lökositlerin belirli bir düzeyin altına inmesi de enfeksiyonlara karşı yatkınlığın oluşmasına neden oluyor. Kemoterapi alması gereken hastalarda en fazla karşılaştığımız sorunlardan birisi önyargılar. Her hastaya kullanılan ilaçlar ve bunların yan etkileri birbirinden farklıdır. Hastaları en fazla etkileyen çevreden duydukları kanser ilaçlarının saç döktüğüne dair söylemler oluyor. Evet, kanser ilaçlarının büyük bir kısmı saç döker ama bu saç da sonradan çıkar. Yine bir başka önyargı bulantı ve kusmada oluyor. Halbuki bu da yanlış bir yaklaşım ve bunu yenmek gerekiyor. Kemoterapiye bağlı bulantı ve kusmanın önemli bir kısmı da psikolojik oluyor. Önyargılar kemoterapiye verilen reaksiyonu artırıyor. Bu yüzden biz hastalara çevreden gelen duyumlara kapalı olmalarını öneriyoruz.






