Yahya Kemal ve Münir Nurettin; geleneği bozmadan, bununla birlikte müziğe ve şiire yeni bakış açıları getirmiş iki önemli sanatkâr. Bu güzel ortaklıktan bize kalan birçok eserlerden biri de, Âheste Çek Kürekleri...
Türk şiirini köküyle tekrar canlandıran, geleneğin güçlü halkasına bağlayan, şiiri daha da güçlendiren şairdir Yahya Kemal. Münir Nurettin ise, bunu müzikte yapmaya çalışmıştır. Şiirde Yahya Kemal neyse, müzikte de Münir Nurettin odur.
Bir rivayete göre, "Benim şiirlerimi Münir Nurettin'den başkası bestelemesin" demiştir Yahya Kemal. Onun şiirde yapmak istediğini, Münir Nurettin de şarkıda yapar çünkü. Birbirlerini tamamlamak için varlarmış gibi bir izlenim uyandırırlar.
Bu tanımlamalara en güzel örneklerden biri, "Âheste Çek Kürekleri"dir.
Güzel bir yaz akşamı, sandalda iki adam. Biri kürek çekerken, diğeri mehtabın ışığına, denizin aşkına kaptırmış kendini... Geçtiğimiz yüzyılın şirin, sakin, esrarengiz İstanbul'unda güzel bir yaz akşamı ve Yahya Kemal'in şiirleri yaşadıkça unutulmayacak bir şiiri, Âheste Çek Kürekleri.
Uykuda olan mehtabı andırır şarkının başlangıcı. Ağır ağır ilerler. Ardından hızlanır; denizde alçalıp yükselen dalgalar gibi ve yine kendi halinde devam eder. Sonunda, sükûnete kavuşur...






