Fransız çocuk hikayeleri yazarı Charles Perrault'un (1628-1703) en ünlü masallarından biri olan 'Çizmeli Kedi', yazarın diğer bütün yapıtlarının animasyon filmlerini yapan Hollywood şirketleri tarafından 'ahlâksızlığı yücelttiği' gerekçesiyle yıllar yılı reddedilmişti. O yüzden de bu lanetlenmiş masalı filmleştirmek yine anavatanındaki Fransız sinemacılara kaldı.
Bana sorarsanız, Disney yönetimi bu ahlâkî tercihinde dibine kadar haklı, çünkü “Çizmeli Kedi”, tıpkı bizim masal kültürümüzde de varolup (bana göre) zaman zaman son derece sevimsiz birine dönüşen aşırı uyanık “Keloğlan” karakteri gibi, hedefine ulaşabilmek için her türlü fırıldağı çevirmekten geri durmayan bir tip... Folklör ve edebiyat tarihinde, vaktiyle birilerinin yazıp çizdiği ya da dilden dile aktardığı her şeyin tastamam doğru olacağını kabul etmek zorundayız diye bir kural yok. Masallar ya da halk deyişleri de pekâlâ yanılabilir; ki ne kadar vahim düzeyde yanılabileceklerini kanıtlamak için bu yazının sonuna bir kaç ünlü atasözümüzü ekledim. Görün bakalım, bizde de yüzlerce yıldır dilden dile dolaşan atasözleri arasında ne kepaze örnekler var!
Teknik açıdan yüksek düzeyde bir zenaatkârlık içeren “Çizmeli Kedi”, Amerikalı sinemacıların vaktiyle özgün masalın kahramanlarında tek tek yakalayıp kıyasıya eleştirdikleri olumsuz kişilik özelliklerini de büyük ölçüde muhafaza ediyor. Bu bakımdan, çocuklarla birlikte gidildiğinde, onları hayatta başarılı olmanın yegâne yolunun “sahtekârlık ve çenebazlık olmadığı” yönünde peşinen uyarmakta yarar var. Onun dışında, gerek üç boyutlu animasyonları, gerekse müziklerinin kalitesiyle vasat üstü bir çizgi sinema örneği olarak göz dolduran bir yapım…










