Galler"de NATO zirvesine ev sahipliği yapan Cardiff"teyiz.
Bakü sıcaktı, buram buram terletiyordu. Galler serin. Bildiğin yayla havası. Biz iyi zamanına denk gelmişiz yağış yok ama ceketsiz gezilmiyor.
Zirve nedeniyle dünya liderleri Cardiff"te. Güvenlik önlemleri alınmış, Check Pointler kurulmuş ama şehirde öyle bir olağanüstülük yok.
Liderlerin onuruna verilecek yemek için Perşembe günü kaleyi kapatmışlardı onu dahi eleştirenler vardı.
Siz benim olağanüstülük yok dememe bakmayın ünlü İngiliz donanması limana demirlemişti. Her biri füze başlıkları taşıyan devasa yüzen savaş makinalarında.
Ayrıca zirvenin yapıldığı Celtic Manar Oteli"ne çıkan yollar uzak bir mesafeden kesilmişti.
Cardiff"in bir ucunda zirve şehir merkezinde ise eylemler vardı.
Celtic Otel"den NATO zirvesi şehir merkezinde NATO protestosu.
Biz Gezi"den beri şerbetli olduğumuz için nerede bir protesto görsek içine dalıyoruz. 1000 civarındaki protestocu Cardiff"in ana caddesinden NATO karşıtı sloganlar atıp yürüdüler. Her hangi bir taşkınlık ve tedirginlik yok. Mağazalar açık, kimi eylemcilere bakıyor kimi alışverişini yapıyor. O derece sıradan. Hele cam çerçeve indirmek söz konusu değil. Onu düşünen bile yok. Biz bir yandan eylemcileri takip ediyoruz diğer taraftan gaz yok, çöp yok bu iş bizi sıktı muhabbeti çeviriyoruz. Sosyalist gruplar yapıyor eylemi. Proleter gençlik yazıyor ama çoğunluk yine eski dinazorlar. Gazze ve Filistin konusundaki tutumundan dolayı NATO"yu kınayan pankartları görünce içimiz ısınıyor. Bir süre takip ediyoruz. Parkın bulunduğu şehir meydanına geliyoruz. Bir kısmı elindeki pankartları, dövizleri polisin bulunduğu noktaya bırakıyor, slogan atmaya devam ediyor. Sonra gelip pankartlarını alıyorlar. O sırada bazı göstericiler polis barikatını zorluyor. Müdahale başlıyor. Ama bizdeki gibi Allah ne verdiyse coplama yok. Direnen şahsı karga tulumba götürüyorlar. Eylemcilerden zincir oluşturup arkadaşımızı vermeyiz türünden bir direniş yok. Bizde olsa Kırkpınar Pehlivanları gibi karakucak dalıp, belinden yapışıp eylemci arkadaşını polise kaptırmaz.
Gösterici götürülürken bir noktada protesto doktorları müdahale ediyor. Protesto doktorları derken, oraya eylem için gelenleri değil. Bizim Hızır Acil servis gibi sağlık görevlileri ama belli ki bunların uzmanlık alanı bu. Sırtlarında protesto doktorları yazıyordu. İşlerini pek bir ciddiyetle yapıyorlar.
Akşam saatlerinde ise eylem bitiyor, şehrin sakin havasına geri dönüyor. En son New-York"ta BM zirvesini izlemiştim. Şehirde bir olağanüstülük hissediliyordu. Cardiff de biraz fazla sakin. Klasik İngiliz soğukkanlılığı mı desem. Demek ki şehri alt üst etmeden de zirve düzenlenebiliyormuş.
Şimdi gelelim zirveye.
İlk gün zirvenin düzenlendiği Celtic Manar Oteli"nde güvenlik önlemleri çok sıkıydı. Diplomatik misyon bile bunalmıştı. Kolay mı? Obama, Hollande, Erdoğan, Merkel gibi dünya liderlerinin aralarında yer aldığı bir zirveye ev sahipliği yapılıyor. Ama akşam saatlerinde ve ikinci gün gerginliği üzerlerinden atmış ev sahipleri.
NATO zirvesinde bir gündem maddesi Afganistan"dı. Hani şu ABD"nin müdahalesi ile içinden çıkılmaz hale getirilen Afganistan. Ama asıl gündem Ukrayna"ydı. Batı ile Rusya arasındaki bilek güreşinin sürdüğü yer. Zirveden gelen haberler Ukrayna konusunda soğuk savaş dönemi şartlarına yaklaşıldığı yönündeydi.
Bu da demek ki uzun bir süre ne Ukrayna ne de komşu coğrafyaya huzur yok.
Erdoğan şimdiye kadar Başbakan sıfatıyla katıldığı zirveye ilk kez Cumhurbaşkanı olarak iştirak etti. Fotoğraf çekilirken sıralamadaki yerimize de yansımıştı bu durum. Erdoğan dünya liderlerinin tanıdığı ve bir kısmıyla kişisel hukuk geliştirebilmiş bir lider. Yeni seçim kazanmış bir Cumhurbaşkanı olarak zirvenin ilgi odağı olan isimlerinden biriydi. Tebrikleri kabul etti, çok önemli ikili görüşmeler gerçekleştirdi. TV stüdyolarında ya da gazete köşelerinde Türkiye batıya sırtını döndü ya da batıdan dışlanıyoruz diye ahkam kesenlere Erdoğan"ın 2 gün içerisinde gerçekleştirdiği ikili görüşmelerden bazılarını hatırlatmak istiyorum.
Fransa Cumhurbaşkanı Hollande ile görüşme mi Batı"dan dışlanma?
Almanya Başbakanı Merkel"le görüşme mi Batıdan dışlanma?
İngiltere Başbakanı Cameron ile görüşme mi Batıdan dışlanma
Yoksa ABD Başkanı Obama ile görüşme mi Batıdan dışlanma?
Batı dünyasının liderleri denilince akla kim geliyor? Bu isimler.
Hem de 62 ülkenin temsil edildiği 48 saatlik NATO zirvesinde gerçekleştiriliyor bu görüşmeler. Zirve toplantıları, toplu yemek ve fotoğraf çekimi dışında liderlere ikili görüşmeler için ayrılmış az bir süre kalıyor. Erdoğan ile Obama 1 saati aşkın bir görüşme gerçekleştirdiler.
Neler konuştuklarının bir kısmı haberlere yansıyacak ama biz dönüş yolunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapacağımız soru- cevapta nelerin konuşulduğunu öğrenmeye çalışacağız.
Obama, Pensilvanya konusunda ne dedi?
Merkel dinlemeler için ne cevap verdi?
Sarkozy"den sonra dengeli bir profil çizen Hollande"nin öncelikleri neydi?
Bu soruların cevabını almak için Televizyoncular gibi az sonra demeyeceğim ama bir gün sonra... Yeni Şafak"ta.
Başlıklar :

