İstanbul’da yağmur afete döndü. Yollar nehir, meydanlar göl, trafik kilit.
Bodrum ve zemin katlarını su bastı, mazgallar tıkandı.
Arabalarını yürütemedikleri için olduğu yerde bırakıp evine gidenler oldu.
Terk edilmiş araçları çekmek, o araçlara parklarda yer bulmak da başlı başına mesele.
Yardıma gelen arama kurtarma ekiplerinin işleri bu defa “araba kurtarma” işine evrildi.
*
Şehrin altyapısı aşırı yağışı kaldırmıyor. Biriken suyun gidecek yeri yok.
Evvelce pek çok defa yoğun kar sebebiyle yollar kapanmış, okullar tatil edilmişti.
Yağmur sebebiyle yaşanan bu afet bildiğimiz kadarıyla bir ilk.
*
Açıkça görüyoruz ki tabiatın dengesi değişti, mevsimler eskisi gibi değil. Yağışlar aşırı, sıcaklar aşırı. Mevsimler de insanlara benzedi.
O yüzden gelecekte benzer yağışların gelme ihtimali yüksek.
İstanbul’un her tarafından çarpıcı manzaralar gördük.
*
Aynı sahneleri tekrar yaşamamak için kollar sıvanmalı. Aksi hâlde her yağışta sadece paçaları sıvamak zorunda kalacak İstanbul halkı.
Vakit kaybetmeden altyapının desteklenmesi, suların kolay tahliyesinin sağlanması gerek.
İstanbul’un ardından Kocaeli, Yalova, Sakarya ve Zonguldak’ta aşırı yağış sebebiyle eğitime ara verildi. Bursa’da öğrencilerin gözü havada.
İlk akla gelen şey okulların tatil edilmesi.
Bu tedbir elbette mecburiyetten kaynaklanıyor.
Fakat ondan daha önemlisi dere yataklarının dikkate alınmaması, üstünün örtülmesi.
Dere yataklarına yapılan evleri konuşmaktan yorulmadık. Evleri geçelim, siteler yapıldı.
YOK DEVENİN NALI
Evvelce Meksika Körfezi’nin adını Amerika Körfezi yapmıştı. Hemen ardından Kanada-ABD sınırındaki Ontario Gölü’nün adını Amerika Gölü olarak değiştiren bir başkanlık kararnamesi imzaladı.
Onun gözünden, kararname ile olacak iş gibi görünüyor.
Ontario kurtları durumdan habersiz tabii.
Şimdi de bir okyanusun adını Tramp yapmak niyetinde.
Amerika’nın doğusundaki okyanusu mu seçsin, batısındakini mi henüz karar verememiş.
Tennessee’deki mitingde bu fikrini açıkladı.
Yok devenin nalı desek, devenin de adını değiştirir.
*
Amerika kıtasının doğusunda Atlas Okyanusu, batısında Büyük Okyanus bulunuyor.
Bu ikisinin de birer ismi daha var. Atlas’ın diğer adı Atlantik, Büyük Okyanus’un diğer adı Pasifik.
Kuzeyindeki Kuzey Buz Denizi’nin diğer adı Arktik Okyanusu, güneyindeki Güney Okyanusu’nun diğer adı ise Antarktika Okyanusu.
Yani Amerika kıtasının etrafındaki okyanusların hiçbirinin isim sıkıntısı yok. Her biri literatürde ikişer ismiyle anılıyor.
Fakat Bay Başkan kafaya takmış bir defa.
O yüzden biriyle yetinmesin, doğudakinden başlayıp saat yönüyle dördünün de ismini Tramp yapsın.
Tramp 1 Okyanusu, Tramp 2 Okyanusu, Tramp 3 Okyanusu ve Tramp 4 Okyanusu.
Al sana çözüm.
MAKSAT NE?
Terörsüz Türkiye fikrine karşı çıkmak, terörün devam etmesini istemek anlamına gelse de kendini tutamayıp itiraz edenler çıktı.
Aklı başında görünen kişilerin bile terör örgütünün silah bırakmasını eleştirdiklerini gördük.
“Terör örgütü silahsız olur mu birader?”
“Nasıl silah bırakacaklar?
“Nereye silah bırakacaklar?”
Ne yapacaksın? Gidip sen mi alacaksın bırakılan silahları?
*
Silahları ateşe atıp yakmak sembolik bir hareketti.
Niyet beyanı anlamında başlangıç adımı.
Şimdi kamplar kapatılıyor, mağaralar boşaltılıyor. Buna da itiraz gelmesini bekliyoruz. Yoksa noksan kalır.

