Avrupa ‘Trump Şoku’nu atlatabilecek mi?

Abdullah Muradoğlu
Abdullah MuradoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 02/03/2025, Pazar • Yeni Şafak Haber Merkezi
Avrupa ‘Trump Şoku’nu atlatabilecek mi?
ABD Başkanı
Donald Trump
, Başkan Yardımcısı
JD Vance
ile Ukrayna Cumhurbaşkanı
Volodimir Zelenksi
arasında Beyaz Saray’da yaşanan üçlü ağız dalaşı belki de Amerikan tarihinde ilk defa gerçekleşiyor. Trump, Zelenski ile Ukrayna’nın nadir toprak elementlerine ilişkin ballı kaymaklı bir anlaşma imzalamayı bekliyordu. Ortak basın toplantısının ve imza töreninin iptal edilmesinin ardından Zelenski’den Beyaz Saray’ı terk etmesi istenmiş.
Beyaz Saray’da yaşanan ağız dalaşında Trump, Zelenski’ye, “
Bu aptal başkan [Joe Biden] aracılığıyla size 350 milyar dolar verdik, askeri teçhizat verdik... Eğer askeri teçhizatımız olmasaydı bu savaş iki haftada biterdi
” diyordu. ABD desteği olmadan Ukrayna’nın savaşa devam edemeyeceği aşikar. Ancak ABD tarafından ayartılmamış olsaydı Ukrayna’nın Rusya ile bir anlaşmaya varması da mümkün idi. Hatta “2014” dahil, bu savaş hiç başlamayabilirdi de.

Mart 2022’de ülkemizin arabuluculuğuyla başlatılan müzakereler sonuca varmak üzereydi. ABD ve İngiltere’nin baskısı sonucunda Kiev masayı tek taraflı olarak terk etti. Kiev Yönetimi bu baskılara direnmiş olsaydı, belki de yüzbinlerce Ukraynalı hayatta kalacak ve değerli madenlerini de Trump’a peşkeş çekmek zorunda kalmayacaktı. Maalesef Ukraynalılar ABD tarafından ayartılmanın ve nihayetinde yüzüstü bırakılmanın acı sonuçlarıyla yüzleşiyorlar.

Trump devletlerarası her konuyu kendi istediği biçim ve koşullarda hızlıca halletmek istiyor. Uluslararası diplomasinin yerleşik kurallarına aldırış etmiyor. Trump Kiev’i ve Avrupa’nın meseleye dahil eksen ülkelerini dışarda bırakarak Rusya ile müzakere masası kurdu. ABD’nin Ukrayna ve Rusya politikasında yaşanan çarpıcı değişiklik eksen ülkeleri zor bir duruma soktu.

Aslında yaşananlar ABD’nin 1990’lardan bu yana Rusya’yı ötekileştirerek NATO’yu genişletme plânına Avrupa’nın eksen ülkelerinin hevesle iştirak etmelerinin bir sonucudur. Avrupalılar Amerikalılar tarafından dayatılan bir rolü fazlasıyla içselleştirdiler. Bu yüzden Avrupalılar Trump’ın Rusya ile bir “
büyük anlaşma
” peşinde koşmasının şokunu bir türlü atlatamıyorlar.
Oysa “
Trump şoku
”, Avrupa’nın “
Soğuk Savaş
” döneminden kalma “
Amerikan vesayeti
”nden kurtulması için bir şans olarak görülebilirdi. Avrupa’nın eksen ülkeleri ABD’nin sonlandırdığı bir rolü sürdürmek yerine kendi sorunlarına kendi öznel çözümlerini üreten, barış yapıcı, müzakereci, Rusya dahil hiçbir ülkeyi dışlamayan bir yeni Avrupa için kolları sıvayabilirlerdi. Ne ki Avrupalılar alışageldikleri rolden kendilerini sıyıracak gibi durmuyorlar.
Amerikalı yazar
Patrick Lawrence
Avrupa’nın son halini sahne sanatlarında kullanılan “
metot oyunculuğu
”nun dramatik sonuçlarıyla karşılaştırıyor. Lawrence “
Chihuahualar Dobermanlar Değil
” başlıklı yazısında
Tom Harrington’
dan bir alıntıya yer veriyordu: “
Eğer bir
şivava (
chihuahua
)
iseniz ve televizyonda yıllarca bir Doberman’ı oynarsanız
, şivava
olduğunuzu unutabilirsiniz
.
Bu durum, yönetmen prodüksiyonu iptal ettiğinde büyük bir yanılsamaya yol açabilir”.
Metot oyunculuğunun kurucu babası
Konstantin
Stanislavski’nin
Rus olması bu benzetmeyi daha da ilginç kılıyor. 20. Yüzyılın başlarında Stanislavski, oyunculuğun her yönünü bir sistem dahilinde ele alarak oyunculara hem zihinsel hem de fiziksel olarak sahneye nasıl hazırlanacaklarını ve karaktere nasıl derinlik katacaklarına dair bir teknik kuram geliştirmişti.
Stanislavski’nin kuramı, 1940’larda Yahudi asıllı
Lee Strasberg
tarafından ABD’ye taşındı. Eğitmenliğinin yanı sıra “
Godfather II
” dahil bir çok filmde de oynayan Strasberg,
Marlon Brando, Eli Wallach, Sidney Poitier, Paul Newman, Marilyn Monroe, Jane Fonda, Dustin Hoffman, Al Pacino ve Robert De Niro
gibi birçok ünlü oyuncuya koçluk ve danışmanlık yaptı.

Metot oyunculuğu kuramı oyuncunun rolü anlamak için karakterin motivasyonlarını, geçmişini ve ilişkilerini analiz etmesini ve bu bilgileri kullanarak rolü en gerçekçi şekilde canlandırmasını içeriyor. Strasberg’e göre metot oyunculuğu gerçekliği taklit etmekten çok, gerçeği yaratmakla ilgilidir. Kimi oyuncular derinlemesine oynadıkları rolü sahne dışında sürdürmek gibi bir tehlikeli durumla karşılaşabiliyorlar. Metot oyunculuğunda oyuncunun kendini kaybetme riski söz konusudur. Bu yüzden bu teknik eleştirilere de yol açmıştır.

Patrick Lawrence’in de vurguladığı gibi Trump’ın Ukrayna savaşını sona erdirmeye karar vermesi Avrupalıları nihayet kendi yollarına gitmeye zorladı. Ve tam olarak yanlış yöne doğru ilerliyorlar.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026